Albay Fehmi Altınbilek'i vuran örgüt açıklama yaptı!

Seçim günü vurulan emekli Albay Fehmi Altınbilek hakkında Halkın Günlüğü” sitesinde yapılan açıklamada, eylem Maoist Komünist Parti / Partizan Halk Güçleri (MKP/PHG) tarafından üstlenildi.
Albay Fehmi Altınbilek'i vuran örgüt açıklama yaptı!

7 Haziran 2015 günü, orduevi önünde vurulan ve Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya'nın öldüren asker olarak tanınan emekli Albay Fehmi Altınbilek'le ilgili “Halkın Günlüğü” sitesinde bir açıklama yayınlandı. Açıklamada eylemin nasıl gerçekleştirildiğine dair ayrıntılar yer aldı ve eylem Maoist Komünist Parti / Partizan Halk Güçleri (MKP/PHG) tarafından üstlenildi. MKP/PHG imzalı açıklama özetle şöyle:

'İKİ YILDIR PEŞİNDEYİZ'

2 yıla yakın bir süredir alt birimlerimize ilgili unsura ilişkin yanıltıcı istihbari bilgi gelmekteydi. "x semtinde Rizeli biri ile müdürü, x semtinde bir temizlik firmasının sahibi" vb. vb. bir anda çeşitli kanallardan gelişen bu veri akışını düşmanın muhtemel bir yem atma hamlesi olarak gören örgütümüz konu üzerinde ciddiyetle durmuş birimlerimize ulaşma peşinde olan istihbarat elemanı unsurlardan biri olan S.D. gözaltına alınmıştır. Yapılan sorgulamada ilgili unsur MİT personeli olmadığı sadece istihbari çalışmalarda kullanıldığı ve bunun karşılığında da para aldığı bilgisini vermiş kendisine zarar vermememiz karşılığında Altınbilek'in tüm bilgilerini bize getireceği pazarlığına girişmiştir. Hayatını kurtarmak için yalan söyleme olasılığına karşın gerekli önlemler alındıktan sonra bu unsura 2 gün süre verilerek denetimli bir şekilde serbest bırakılmıştır. Bu süre sonunda kontra şefinin yeni kimlik bilgileri, Bursa, Erzincan ve Çanakkale'deki akrabalarının adresleri, Ortaköy'deki otel, Caddebostan ve Ataşehir'deki gayrimenkul detayları, oğlunun restoranının adresi, gelinin çalıştığı plaza, torununun gittiği okul, ABD'de ki kızı vb vb pek çok bilgi dosya halinde sunuldu. Yapılan sağlamada bilgilerin doğru olduğu görüldü ve bir harekat planı çıkarıldı.

'ALTINBİLEK KONTRGERİLLA ŞEFİ'

Fehmi Altınbilek derin devlet diye tabir edilen kontrgerilla örgütlenmesinin en tepesindeki şeflerdendir. Kara Harp okulunu bitirdikten sonra Özel Harp Dairesinde faaliyete başlamış. ABD'de CİA tarafından kontrgerilla eğitimi almıştır. ABD yoğun geçiş gidişleri göz önüne alındığında muhtemelen CİA ile ilişkileri hali hazırda da devam etmekteydi. Yetmişli yıllarda yükselen halk muhalefetinin öncü gücü THKP-C, THKO, ve partimiz MKP önceli TKP (ML)'nin önder kadro ve savaşçılarının imha edilmesini örgütlemiş ve fiilen görev almıştır. Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Ali Haydar Yıldız başta olmak üzere pek çok devrimcinin katilidir. 90'lı yıllarda Veli Küçük ve Cem Ersever ile birlikte JİTEM'i kurmuş, binlerce devrimci ve yurtseverinin katledilmesini örgütlemiştir. Bu halk düşmanı katilin suçlarını yazmaya sayfalar yetmez. Bizim faşist devlet güçlerine bu eylem özgülünde ki mesajımız sadece şudur; AVA GİDEN AVLANIR.

'PARLEMENTO DAİR TÜM ARAÇLAR'

Bizler diyalektik materyalizmi hayatı yorumlama ve değiştirmede yöntem edinmiş komünistleriz. Diyalektik bize 'HER ŞEY DEĞİŞİR' der. Bu geçmişin inkarı değil onun üzerinde, ondan güç alarak daha yukarı sıçrama pratiğidir. Bu iddia bizi eskiye, çürüyene alternatif kılar. Kendi içinde demokrasiyi inşa edemeyenlerin, farklı fikirleri tartışma zeminini yaratamayanların demokratik bir devrim yapma iddiası hayaldir. Kongre, konferans, demokratik merkeziyetçilik, demokratik danışma mekanizmalarını rafa kaldırmış bir solun kendini yeniden üretmesi, hatalarından ders çıkarması mümkün değildir. Biz Maoistler her zeminde ısrarla "Yüz Çiçek Açsın, Yüz Fikir Karşılaşsın" diyeceğiz. Sistemi sistemin araçları ile değiştiremeyeceğimizi bilecek kadar uzun süredir siyaset sahnesindeyiz. Egemenler cephesinde ki yönetememe krizini derinleştirme noktasında parlamento da dahil tüm araçları kullanmada ilkesel bir aykırılık görmüyoruz. Bizler hiçbir mücadele aracını tümden ve kesinkes reddetmeyiz. Bu yelpaze intihar saldırılarından parlamento seçimlerine kadar uzanır. Kaypakkaya yoldaş bize "en gerici sendikalarda bile örgütlenmeliyiz" derken bir yönüyle buna dikkat çekiyordu. Burada önemli olan yoldaş Lenin'in de dediği gibi "Dün erkendi, yarın geç, bugün tam zamanı" noktasını yakalayabilmektir. Komünistler reformlar için verilen mücadeleye değil, bunu mücadelenin ana hattı haline getiren reformizme karşıdır. Emekçi sınıfların burjuvaziye attırdığı her geri adım onun soluk borularından birinin tıkanması demektir. Güne dair her meseleyi "devrimle çözeceğiz" yaklaşımı özünde siyasetsizlik ve iktidar perspektifi taşımamaktır. Sözüm ona keskin solcu, ultra ihtilalci bir avuç lafazana diyeceğimiz tek şey laf yaptığınız kadar işte yapın. Elinizi kolunuzu bağlamıyoruz ya?

'DEVRİMCİ KİŞİLİĞİ YARATMAK'

Neo- Osmanlıcı diktatörlüğün Ortadoğu ve Türkiye - Kuzey Kürdistan'a ilişkin planları Gezi Ayaklanması ile çatırdamaya başlamış, Kobané direnişi ile iflas etmiştir. Önümüzde ki dönem sosyalizm ve devrim arayışına girme dinamiklerini fazlasıyla taşır. Türkiye - Kuzey Kürdistan komünistleri olarak yeni dönemin şartlarına uygun devrimci kişiliği yaratmak zorundayız.

Yorumlar