Yandaş yazar Yusuf Kaplan'dan skandal laiklik çıkışları!

Yandaş Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, bugünkü yazısında laikliği hedef alarak 'Laiklik, dışardan ve tepeden dayatıldı bu topluma. Laiklik, zihnimize giydirilmiş bir deli gömleğiydi. Hayatımıza vurulmuş bir pranga' diye yazdı...
Yandaş yazar Yusuf Kaplan'dan skandal laiklik çıkışları!

Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, laikliği hedef alarak “Bu toplumun tuhaf bir sorunu var: Laiklik. Hiçbir şekilde tartışılamayan, kritik zamanlarda, sopa olarak kullanılan bir pranga bu” ifadelerini kullandı.

Yusuf Kaplan, “Laiklik dogması ve sopası…” başlıklı yazısında laiklik “Toplumu germek için kullanılan bir maşa!” tanımlamasında bulunarak şunları yazdı:

“Son haftalarda, Atatürk heykellerine yapılan saçma sapan saldırılarla, insanların giyim-kuşamlarına türlü tuhaf müdahalelerle yeniden hortlatılmaya çalışılıyor laiklik…

Yeter, diyorum.

Bu yazıyı, linç edileceğimi bile bile yazıyorum. Hiç kimsenin, söyleneni anlamak ve üzerinde düşünmek gibi bir derdi yok. ‘Vurun abalıya!’ ilkelliği tek geçer akçe hâlâ! Ama bu yazı yazılmalı.”

“LAİKLİK, ZİHNİMİZE GİYDİRİLMİŞ BİR DELİ GÖMLEĞİYDİ”

“Altını çizerek söylüyorum: Türkiye’de laikliğin tabiî bir tarihi olmadı, olamazdı: Laikliği zorunlu kılacak Kilise çağlarında yaşanan sorunlar yaşanmadı bu toplumda” diyen Yusuf Kaplan, laikliği şu sözlerle hedef aldı:

“Laiklik, dışardan ve tepeden dayatıldı bu topluma. Laiklik, zihnimize giydirilmiş bir deli gömleğiydi. Hayatımıza vurulmuş bir pranga. Bu topraklarda, laik bir toplum icat etmek ve İslâm, toplumun hayatından uzaklaştırılmak istendi. Laikliğin gerekçesi, şuydu: ‘Bu toplum geri kaldı. İslâm, bizi geri bıraktırdı. Dolayısıyla Türkiye çağdaşlaşmalıydı. Çağdaşlaşmanın tek yolu, laikleşmekti.’ (!) Bu gerekçe, bizim zihnimizle de, tarihî gerçeklerle de alay eden sığ ve ürpertici bir gerekçeydi. Oysa bir toplum, kendini inkâr ederek yeni bir atılım gerçekleştiremezdi. Kendini inkârın kaçınılmaz neticesi, intihar olabilirdi ancak. Nitekim öyle de oldu, ne yazık ki.”

“LAİKLİK BİZİ BOZAR! BOZUYOR DA NİTEKİM… VESSELÂM”

Yusuf Kaplan, “Kimsenin laikliği tartışmaya ne mecali ne de entellektüel birikimi var. Sığlık diz boyu hem laik kesimlerde hem de İslâmî kesimlerde. Temel sorunumuz sığlık bu ülkede” eleştirisinde bulundu.  

“Laiklik tartışılamaz bir dogma. Oysa bu, tastamam zihnin donması” iddiasını ortaya atan Yusuf Kaplan yazısını şöyle sonlandırdı:

“Laikliğin dogma hâline getirilmesi, zekâmızla alay edilmesi anlamına geliyor. Düşünsenize, laiklik, ‘değiştirilmesi bile teklif edilemez’ bir madde olarak yer alıyor bu ülkenin anayasasında. Sadece bu ülkenin anayasasında şu koskoca dünyada! İyi de, neden peki?

Laikliğin anavatanı, dünyanın en laik ülkelerinde bile laikliğin tartışılmaz olması, dogma katına yükseltilmesi, laikliği tartışanların aforoz edilmesi gibi absürdlükler düşünülemez bile.

Ama burası Türkiye!

Celladına âşık tasmalı çekirgeler, gulyabanîler ülkesi!

(…)

Yeter ama!

Şunu aslâ unutmayacaksınız: Bu toplum, tam altı asır, 72 millete, dine, ırka mensup toplumu bir arada yaşama tecrübesi üretebilmiş tek toplumdur. Bunu da laiklik üzerinden değil,

İslâm üzerinden başarabilmiştir.

Laiklik bizi bozar! Bozuyor da nitekim…Vesselâm.”

Yorumlar