Basın Konseyi Başkanı Türenç: Gökmen Ulu sadece gazetecilik yaptı!

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, tutuklı Sözcü gazetesi muhabiri Gökmen Ulu'yu cezaevinde ziyaret etti.
Basın Konseyi Başkanı Türenç: Gökmen Ulu sadece gazetecilik yaptı!

Tutuklı Sözcü gazetesi muhabiri Gökmen Ulu'yu cezaevinde ziyaret eden Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç; “Gökmen aslan yürekli bir gazeteci Atatürk ilkelerini savunan Sözcü’ye ‘FETÖ’ çamuru tutmaz, izi bile kalmaz. Ortada suç yok, delil yok” dedi.

Sözcü'den Yüksel Şengül'e konuşan Türenç'in açıklamaları şöyle;

"Basın Konseyi'nde dört yıldır başkan olarak görev yapıyorsunuz. Basınla ilgili yaşanan onca sıkıntılar arasında sanırım koltuğunuzda rahat oturamıyorsunuz…
Türkiye'de basının yaşadığı bu en zor dönemlerde Basın Konseyi Başkanlık görevini yapmak hiç kolay değil. Çok sayıda gazetecinin gözaltına alındığı, tutuklandığı sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Elbette bu görevi alırken bunun bilincindeydim. Çünkü Türkiye 2006'dan itibaren özellikle gazetecilerin içinde bulunduğu bu zor süreci zaten yaşıyordu. Ne var ki, iddialar, gözaltılar, tutuklamalar sonunda tavan yaptı.

KAPKARA BİR İKLİM İÇİNDEYİZ!

- Türk basını bundan önce de böyle sıkıntılı bir süreç yaşamış mıydı?
1974'ten beri medyanın içindeyim. 80 ihtilali ve muhtıralar dahil Türkiye'de basın asla bu kadar büyük sıkıntılar yaşamadı. Uzun zamandır Türk basını üzerinde yokmuş gibi kabul edilen kırılmaz dev bir cam tavan var. Baskı altındayız, özgür değiliz.

- Şu anda hapiste kaç gazeteci var?
Ne yazık ki 174 gazeteci hapiste. Dünyada hapisteki gazeteci sayısı en fazla olan ülkeyiz. Kapkara bir iklim içindeyiz.

- Basın Konseyi Başkanı olarak gazetecileri cezaevinde ziyaret ediyorsunuz.
İki yıl Adalet Bakanlığı'na gazetecileri ziyaret etmek istediğimi bildirdim. Cevap bile vermediler. Beklemediğimiz bir anda Adalet Bakanlığı telefonla aradı, “Yarın ziyarete gidebilirsiniz” dediler. Bugüne kadar niye izin vermediniz diye sordum, “Çünkü bakan değişti” dediler. Şaştım kaldım.

Hapisteki gazetecileri ziyaret etmenin duygusal boyutları çok farklı olmalı…
“Pınar Türenç geldiğine göre bir umut var galiba” diye düşünüyorlar. Onlara umut taşıdığım için mutlu oluyorum ama her biriyle konuşurken yüreğim kabarıyor.

O ZİYARET UYKULARIMI KAÇIRDI!

- Sizi en çok kim etkiledi?
Beni en çok etkileyen Gökmen (Ulu) oldu. Günlerce etkisinde kaldım, uykularım kaçtı. Gökmen'in astım atakları yaşadığını bildiğim için bu durumu konuştum. Hastaneye gidiyor musun diye sorunca “Hayır, artık gitmeyi düşünmüyorum Pınar Hanım. Çünkü en son koridorlarda bileklerimde kelepçeyle dolaştırdılar. Ben mesleğini şerefiyle yapan Atatürkçü bir gazeteciyim. Katil değilim, hırsız değilim. Ölsem bile hastaneye gitmem bir daha” dedi. Gökmen aslan yürekli bir gazeteci. Sadece gazetecilik mesleğini yaptığı için hapse atıldı. En yakın zamanda tahliye edileceğine inanıyorum.

Sayın başkan, elinizi vicdanınıza koyup cevap verin lütfen, Sözcü ile FETÖ arasında ilişki olur mu, olabilir mi?
(Gülüyor) Sözcü Gazetesi ile FETÖ arasında ilişki olması mümkün değildir. Atatürk ilkelerini savunan, FETÖ'ye karşı en büyük mücadeleyi veren Sözcü'ye atılan bu çamur tutmaz, izi bile kalmaz.

BASKILARA VE HAKSIZLIKLARA KARŞI SESSİZ KALMAYACAĞIZ
- Sözcü'yle ilgili iddianameyi okudunuz mu?
Burak Akbay hakkında 30 yıl, Gökmen Ulu, Mediha Olgun ve Yonca Yücekaleli hakkında ise 15'er yıl hapis isteniyor. Ancak ortada suç yok, delil yok, kanıt yok, belge yok. Davanın ilk duruşması 7 Kasım'da başlıyor. Bana göre SÖZCÜ'ye açılan dava çökmüştür, iddiaların hepsi tutarsızdır. Yıllardır gazeteciden suçlu çıkarmaya çalışıyorlar. Burak Akbay'ın üstüne gidiliyor. Çünkü gazetesi güçlü muhalefet yapıyor. Halkın ilgi gösterdiği, okuduğu, güvendiği bir gazete. Halk gerçeği öğrenmek için bu gazeteyi okuyor. SÖZCÜ'nün üstüne bu yüzden gidiliyor.

Casusluk suçlamasıyla verilen 25 yıl hapis cezası bozulan Enis Berberoğlu'nu da ziyaret ettiniz…
Hakkındaki 25 yıl ceza kararı bozulduğu için Enis Berberoğlu'nun hapisten çıkarılması gerekiyordu. Kaçma şüphesiyle bırakılmadı. İnanılmaz bir düşünce. Adam kendi gelip teslim olmuş, bütün duruşmalara katılmış, hâlâ kaçma şüphesi deniliyor. Bana göre bütün bu davalar çöktü.

Röportajın tamamı için tıklayınız!

Yorumlar