Hukukçulardan son KHK’lere tepki: 'Bu bir darbe uygulamasıdır!'

Yayınlandığı günden itibaren tartışılan son Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili hukukçulardan tepkiler gelmeye devam ediyor.
Hukukçulardan son KHK’lere tepki: 'Bu bir darbe uygulamasıdır!'

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ, Ankara Baro Başkanı Hakan Canduran, İstanbul eski Baro Başkanı Turgut Kazan, insan hakları hukukçusu Kerem Altıparmak ve emekli yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun , 695 ve 696 sayılı KHK’lerle ilgili açıklamalarını aktardı.

'Tek tip kıyafet'

Hakan Canduran: “Bu ülkenin kolluk kuvvetleri var. Kolluk güçlerinin, bir olayın 15 Temmuz’dan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ayrımı yapmadan suç işleyenlere müdahale etmesi lazım. Sivil vatandaşa diyorsunuz ki bunu siz ayırt edin. 15 Temmuz’dan kaynaklı bir ayaklanmanın devamı ise ne yaparsanız yap diyorsunuz. Böyle bir şey hiçbir hukuk devletinde olmaz. Vatandaşın cezai sorumluluğunu kaldırıyorsunuz. Bu ülkenin kolluk gücüne de güvensizliktir. Yarın Gezi benzeri bir olay olduğunda, halkı halkın üzerine mi süreceksiniz? Bu halkın halkın üzerine sürülmesidir. Burada terör olayı olup olmadığına kim karar verecek? Hükümetin vereceği kararlarla sivil vatandaşlar olayların üzerine sürülemez. Belli bir kesim bu tür saldırılar için hazır bekliyor. Yarın, yasa bize izin veriyor diyip sokağa çıkarlar. Bu düzenleme, bu tür olaylara müdahale etmek için paramiliter güçlerin oluşmasına neden olur.”

Tek tip düzenlemesinin tehlikeli durum yaratacağını vurgulayan Canduran, buna ilişkin “Bir kere sanık hakkında ceza kararı verilene kadar masumdur. Tek tip kıyafet giydirerek onu toplumun önünde suçlu gösteremezsin. Sanık, aksi ispatlanana kadar mahkemece masumdur. Tek tip kıyafet giydirerek, onu giymezse ayrı bir ceza vererek AİHM ve uluslararası komuoyunda ülkemizi zor durumda bırakıyorsunuz” dedi.

Yargıtay ve Danıştay’ın üye sayısının artırılmasını eleştiren Canduran, “16. Ceza Dairesi sempatizanlıkla ilgili bir karar vermişti. Ankara Başsavcısı ‘Bizim için bu karar önemli değil ceza genel kurulunun vereceği karar önemlidir’ demişti. Şimdi KHK ile Ceza Genel Kurul üyeleri yeniden belirlenecek. Yargıtay’a 100 tane üye atayarak beğenmediğiniz ceza kararlarını değiştireceksiniz. Yargıtay’ın verdiği karar, idareye yakın üyeler tarafından bozularak hukuka aykırı kararların devam etmesi sağlanacak. Hukuk devletinde düşünülmeyecek kadar tehlikeli bir durum yaratıldı. Avukatın mazereti sebebiyle gelemediği duruşmaların yapılması ve karar verilmesi ceza usul kanununa aykıdır. Savunma hakkının açıkça kısıtlanmasıdır…” ifadelerini kullandı.

''Trump’ın Kudüs bombası neyse, şu an cezaevine getirilen tek tip de aynıdır''

Turgut Kazan: Eski İstanbul Barosu Başkanı, Avukat Turgut Kazan, KHK’deki en tehkileli düzenlemenin “sivillere cezasızlık” maddesi olduğunu kaydetti. “Hukuk devleti açısından çok tehlikeli bir gidişin son halkası sayılabilir” diyen Kazan, ilk kararname ile kamu görevlilerine getirilen bir sorumsuzluk kuralının sivilleri de içine alarak genişletildiğini söyledi. Kazan, “Bu madde ile Türkiye hukuk devleti olmaktan çıkıyor. Gelecekte işlenecek bu tür eyleme yönelik korkunç bir cezasızlık kuralı getiriyor. Cezasızlık zaten Türkiye’nin anlı şanlı karakteriydi. Bu ayrı bir korumaya alınıyor” dedi. Yargıtay ve Danıştay düzenlemesiyle yüksek yargının tam ele geçirilmek istendiğinin altını çizen Turgut Kazan, Yargıtay kararlarından duyulan rahatsızlığı gidermenin yolunun açıldığını kaydetti. Tek tip kıyafeti Türkiye’nin Kenan Evren ile birlikte yaşadığına dikkati çeken Kazan, “Büyük acılar yaşandı. Trump’ın Kudüs bombası neyse, şu an cezaevine getirilen tek tip de aynıdır. Kenan Evren’in dayattığı tek tipin uygulayıcıları bile utanç duymuştu” ifadesini kullandı.

'Şiddet meşrulaşacak'

Kerem Altıparmak: İnsan hakları hukukçusu Kerem Altıparmak, en önemli düzenlemeyi Yargıtay ve Danıştay’ın üye sayısının arttırılması olarak gördü ve bunu eleştirdi. Sivil vatandaşa getirilenin “dokunulmazlık” olduğunu kaydeden Altıparmak, “Şimdi sıradan vatandaş çıkıp, ben terörist sandığım için vurdum yaraladım diyecek. Birisine saldırı düzenleyecek. Böyle durumda bu kişiyi cezalandıramayacaksınız. Bu tür düzenlemeler, gerçekten linç ve benzeri faaliyetleri meşru kılacak” dedi. Maddede, sadece 15 Temmuz’la yetinmeyen, sonrasındaki terör eylemleri diye devam ettiğini anımsatan Altıparmak, “terör eyleminin ne olduğuna yargı bile doğru dürüst karar vermemişken, suç işleyen kişinin bunu nasıl saptadığını belirleyeceksiniz. Gezi türü eylemleri bir kenara bırakıp sıradan olayları nasıl engelleyeceksiniz” diye sordu. Akademisyen Kerem Altıparmak, Anayasa Mahkemesi’nin KHK’leri denetlemediği için bugün bu durumun yaşandığını kaydetti. Altıparmak, tek tip konusunda ise “Bu damgalama anlamına geliyor. Masumiyet karinesi için, insan onuru açısından problemli. ABD’de bunun olması Türkiye’de olmasını gerektirecek bir şey yok” dedi.

''Bu bir darbe uygulamasıdır!''

Ömer Faruk Eminağaoğlu: Emekli Yargıç, Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu, KHK ile getirilen cezasızlık düzenlemesinin, 12 Eylül darbecilerine af getiren anayasanın geçici 15. maddesiyle aynı olduğunu kaydetti. Eminağaoğlu, “Geçici 15. madde, konsey üyeleri ve kamu görevlilerini kapsıyordu. Bu madde 12 Eylül’ün geçici 15inci maddesini aratıyor. Geçici 15. madde geçici bir düzenleme iken, KHK ile getirilen hüküm kalıcı hale getirilmiştir. Bu bir darbe uygulamasıdır ve darbe yönetimine ayrıcalık sağlayan düzenlemedir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar