CHP'li Emir 'Erdoğan'a soru sorma yasağı'na tepki gösterdi!

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili milletvekillerinin soru önergesi soramayacağına ilişkin yasağa tepki göstererek Başbakan'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu.
CHP'li Emir 'Erdoğan'a soru sorma yasağı'na tepki gösterdi!

CHP'li Emir Başbakan Binali Yıldırım’a, “Millet adına görev yapan milletvekilleri, hukuki dayanağı TBMM İçtüzüğü’nde yer alan TBMM Başkanlığı üzerinden cumhurbaşkanlığının iş ve işlemlerine ilişkin sorularına kimden yanıt isteyecektir? Yanıt verecek kurum ve kişiler Başbakan ve ilgili bakanlar değilse, sorularımızı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakınlarına mı yönelteceğiz? Bu yakınlar arasında, birçok olayda ‘en yakınlarından biri olduğu’ ortaya çıkan enişte Ziya İlgen de var mıdır?” diye sordu.

CHP’li Murat Emir, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, Cumhurbaşkanlığının faaliyetleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili milletvekillerinin soru önergelerine, TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddesini gerekçe göstererek, ‘cumhurbaşkanı ile ilgili soru sorulamayacağı’ şeklindeki açıklaması üzerine TBMM Başkanlığı’na yeni bir soru önergesi verdi. Cumhurbaşkanlığının, devlet yapılanmasının tepesinde yer alan bir kamu kurumu olduğunu vurgulayarak, bu kapsamda TBMM İçtüzüğü’nün cumhurbaşkanlığı ile ilgili soruların sorulmasına da imkân verdiğini kaydeden CHP’li Emir, daha önceki cumhurbaşkanlarına ilişkin sorulara yanıt verildiğini anımsattı.

“’Hukuk devleti’nde hiçbir kurum ve kişi, denetim dışına çıkamaz, çıkarılamaz.”

Cumhurbaşkanlığı ile ilgili soru yasağının ‘hukuk devleti’ ilkelerine aykırı olduğuna dikkat çeken CHP’li Emir, soru önergesinin gerekçesinde şöyle dedi:

“Cumhurbaşkanlığı, anayasa ve yasalarımızda, devletin tepesinde yer alan bir makamdır. Bunun gerekçesi, cumhurbaşkanlığı makamının, başta ideolojik görüşler olmak üzere her türlü etnik ve dini anlayışlara tarafsız kalma zorunluluğudur. Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle adeta bu ilke rafa kaldırılmış, hatta uygulama ve kararlarında ‘belli görüş ve siyasi düşüncelerin’ tarafı haline gelmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın uygulamalarıyla varlık nedenleri çatışmalı hale sokulan cumhurbaşkanlığı makamı, bir yandan da sorgulanamaz, soru sorulamaz konuma getirilmek istenmektedir. Cumhurbaşkanlığı makamıyla ilgili aralarında şahsımın da olmak üzere farklı partilere mensup milletvekillerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) denetim mekanizmalarından soru önergesi yoluyla yönelttiği sorular yanıtsız bırakılmaktadır. Cumhurbaşkanlığının iş ve işlemlerine ilişkin verdiğimiz sorulara karşılık, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ tarafından, TBMM İçtüzüğü’nün ‘soru önergesi’ni düzenleyen 96 ncı maddesine gönderme yapılarak, ‘cumhurbaşkanı ile ilgili konularda soru sorulamayacağı’ yazısı iletilmektedir. Bu durum, Cumhurbaşkanlığı makamını, milli iradenin temsil edildiği TBMM’nin üstünde görme anlayışının tezahürüdür.

Bilindiği üzere ‘hukuk devleti’nde, yapılan her türlü iş hukuki temele dayanır ve yetkili organlar tarafından her kurum denetlenir. Ki geçmiş cumhurbaşkanları döneminde milletvekillerinin sorduğu sorulara ilgili kurumlardan yanıtlar verilmiştir. Dolayısıyla, ‘hukuk devleti’nde hiçbir kurum ve kişi, hukukun ve denetimin dışına çıkamaz, çıkarılamaz.”

"Enişte Ziya İlgen’e mi soralım!"

CHP’li Emir, yasak nedeniyle cumhurbaşkanlığı ile ilgili soruların hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde muhatapsız kaldığını ifade ederek, Başbakan Yıldırım’a şu soruları yöneltti:

 “-Milletvekillerinin, Meclis Başkanlığı aracılığıyla Başbakan ve ilgili bakanlara sorular yöneltilebilmesini öngören TBMM İçtüzüğü’nün ‘Denetim Yolları’ başlıklı altıncı bölümde yer verilen ‘soru önergesi’nin tanımında, cumhurbaşkanlığı, soru önergesi kapsamı dışında tutulan bir kurum olarak ifade edilmemiştir. Ki geçmiş dönemde cumhurbaşkanlarına ilişkin sorulara yanıtlar da verilmiştir. Buna karşın Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, ‘cumhurbaşkanı ile ilgili sorular sorulamayacağı’ şeklindeki yazısının hukuki dayanağı nedir?

-Cumhurbaşkanlığı ile ilgili sorulara yanıt verilmemesi, bu kurumun devlet organizasyonunun dışına çıkarıldığı; TBMM İçtüzüğü ile milletvekillerine verilen hukuki denetimin, cumhurbaşkanlığı ile ilgili konularda işletilemeyeceği anlamına mı gelmektedir?

-Millet adına görev yapan milletvekilleri, hukuki dayanağı TBMM İçtüzüğü’nde yer alan TBMM Başkanlığı üzerinden cumhurbaşkanlığının iş ve işlemlerine ilişkin sorularına kimden yanıt isteyecektir? Yanıt verecek kurum ve kişiler Başbakan ve ilgili bakanlar değilse, sorularımızı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakınlarına mı yönelteceğiz? Bu yakınlar arasında, birçok olayda ‘en yakınlarından biri olduğu’ ortaya çıkan enişte Ziya İlgen de var mıdır?”

Yorumlar