Selahattin Demirtaş Kimdir?

Selahattin Demirtaş

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Demirtaş siyaset öncesi serbest avukatlık ve İHD (İnsan Hakları Derneği) Diyarbakır şubesinde yöneticilik yapmıştır. Uluslararası Af Örgütü Diyarbakır Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucuları arasındadır.[3]

Abisi Nurettin Demirtaş'ın 2007'de Genel Başkanlık yaptığı DTP'de Grup Başkanvekilliği yaptıktan sonra DTP'nin kapatılması sürecinde yeni kurulan BDP (Barış ve Demokrasi Partisi)'ye geçerek partinin 1 Şubat 2010 tarihinde yapılan olağanüstü kongresinde Genel Başkan seçilmiştir. BDP'nin Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) katılması sürecinde Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP Eşbaşkanlığına seçilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi 23. dönem Diyarbakır milletvekili, 24. dönem Hakkari milletvekili ve 25. dönem İstanbul milletvekilidir.

Zaza kökenli olan Demirtaş,[] gençliğinde babası Tahir Demirtaş'a ait tesisatçı dükkanında çalışmıştır. 1990 yılında liseden mezun olduktan sonra 1991 yılı üniversite sınavında İzmir 9 Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi bölümünü kazanmış ancak 1993 yılında tekrar üniversite sınavına girmiş ve bu kez Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanmıştır. Hukuk okumaktaki motivasyonunun Diyarbakır'da kaybolan HEP İl Başkanı Vedat Aydın'ın 3 gün sonra cesedinin bulunması ertesinde çıkan olaylar ve bu süreç sonrasında Muğla'da üniversitede okuyan abisinin PKK'nın gençlik örgüt sorumlusu olarak gözaltına alınıp 22 yıl hapse mahkum edilmesi ve ailesinin içinde bulunduğu yoksulluk sebebi ile avukat dahi tutamamaktan oluşan sahipsizlik duygusu olduğunu belirtmiştir.

Hukuk fakültesinden mezuniyetinin ardından 2000 yılında Osman Baydemir'in Diyarbakır İHD başkanı olmasıyla İHD Diyarbakır yönetimine girdi. Bu dönemde pek çok insan hakları ihlali davasında çalıştı. O dönemde kendisini en çok etkileyen olayın Silopi HADEP İlçe Başkanı Serdar Tanış ve Yardımcısı Ebubekir Deniz’in kaybolması olduğunu belirtmiş, Silopi ve Şırnak'taki araştırmaların olumsuz sonuçlanması sonrası Diyarbakır'a dönüş yolunda yol kenarında cesetlerini bulma korkusuyla aracını yavaş sürdüğünü hatırladığını anlatmıştır.

2004 yılında Osman Baydemir'in belediye başkanı seçilmesiyle İHD Diyarbakır Şube Başkanı oldu.

2006 yılında yaptığı bir konuşmada Roj TV’de bir tartışma programına telefonla katılan Demirtaş, hapiste bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan için “Kürt sorununun çözümünde rolünün değerlendirilmesi gerekir” dediğinden ötürü hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlamasıyla soruşturma açıldı. 2010 yılında sonuçlanan davada kendisi 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak mahkeme ‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ karar vererek, Demirtaş’ın 5 yıl boyunca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasını kararlaştırdı.

2006 yılı sonunda kısa dönem askerlik yapan Selahattin Demirtaş askerlik dönüşü ailesinin desteğiyle bir avukatlık bürosu açtı fakat 2007 yılından alınan erken seçim kararı ve kapatılan DEP'in eski Milletvekili Hatip Dicle'nin siyasi yasağından dolayı milletvekili adaylığının kabul edilmemesi ile Selahattin Demirtaş çevresinin de telkini ile DTP ve EMEP, ÖDP ve SDP’nin katıldığı "Bin Umut Adayları" hareketinin desteklediği Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı oldu ve seçilerek meclise girdi.

2004 yılında hapisten çıkan kardeşi Nurettin Demirtaş'ın hızla yükselerek 2007 Şubat'ında önce genel başkan yardımcılığına ve daha sonra genel başkanlığa yükseldiği DTP'de Selahattin Demirtaş henüz daha 34 yaşında iken Grup Başkanvekilliği'ne getirildi. Abisi sahte çürük raporu alarak askerden kaçmaya çalıştığı iddiasıyla başlayan soruşturma neticesinde gözaltına alındı ve daha sonrasında 2008 yılının Nisan ayında uzun dönem askerliğini yapmak üzere birliğine teslim oldu[10]. Boşalan DTP genel başkanlığına Mayıs 2008'de Emine Ayna getirildi. Anayasa Mahkemesinin 2009 yılında DTP'yi "eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği" gerekçesi ile kapatmasının[11] ardından bu davanın sürdüğü süreçte kurulan BDP'ye katıldı.

Barış ve Demokrasi Partisi dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]
DTP'nin kurucuları ve önde gelen isimlerine uygulanan 5 yıllık siyaset yasağının da etkisi ile BDP'ye geçtikten sonra yapılan ilk olağanüstü genel kurulda 289 oyun 288'ini alarak 1 Şubat 2010'da genel başkanlığa seçildi.[12] BDP'de Genel Başkan olarak DTP'ye göre daha aktif bir siyaset izleyen Selahattin Demirtaş, başlangıcı 2009 yılı Oslo görüşmeleriolarak kabul edilen Çözüm Süreci'nde en başından itibaren aktif rol aldı. Uludere Olayı ve KCK davalarına aktif şekilde katıldı. Kürtçe savunmanın serbest bırakılması, uzun tutukluluk sürelerinin kısaltılması gibi konularda KCK davalarının sürdüğü 5 yıl boyunca önde gelen seslerden oldu. 2011 seçimlerinde partisi ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku tarafından desteklenen bağımsız aday olarak Hakkari'den aday oldu ve milletvekili seçildi.[9]

Halkların Demokratik Partisi dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]
2012 yılında daha geniş tabalı bir siyasi oluşum amacını güden HDP'ye geçen BDP kadroları ile birlikte hareket etti. 22 Haziran 2014'te Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP eşbaşkanlığına seçildi. HDP eşbaşkanı iken Cumhurbaşkanlığı için partisi tarafından aday gösterildi. 7 Haziran 2015 Türkiye Genel Seçimleri için partisi tarafından İstanbul milletvekili adayı gösterildi.

2014 yılı Ağustos ayında ilk defa referandum yoluyla yapılan 2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ne katılan 3 adaydan biri olan Selahattin Demirtaş %9.76 oy alarak 3. sırada kaldı.

Seçim kampanyası süresinde devlet kanalı olan TRT'nin kendisine yeterli süre ayırmadığı yönünde eleştiriler yönelten Demirtaş bu konuda seçim kampanyasının sürdüğü dönemde TRT Haber , TRT 1, TRT Türk, TRT Avaz ve TRT ile RTÜK hakkında suç duyurusunda bulundu.[13]

Seçim kampanyası süresince TRT'nin adaylara ayırdığı süreye ilişkin eleştirisini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "TRT senin kölendir, gece gündüz çalışsın" sözüyle ifade etti ve kendisi ile TV'de canlı yayına çıkma önerisine cevap vermeyen Başbakan'a bu konuda "Sen daha bizimle el sıkışmayı, bizimle selamlaşmayı zulüm sayıyorsan, sen herkesin Cumhurbaşkanı nasıl olacaksın?" eleştirisinde bulundu.[14]

Seçim boyunca kadın nüfusun daha etkin rol oynaması üzerine yaptığı ve yüzde 50 kadın oyunun tümünü hedeflediği yöndeki açıklamalarından özellikle "Seçmenlerin yarısı kadın. Yüzde 50 artı 1 alan kazanacak. 1 erkeğe ihtiyacımız var. Ben de kendime oy veririm." cümlesi kampanyasının en ünlü sözlerinden oldu.

Selahattin Demirtaş Haberleri