Meclis o çocuklar için derhal harekete geçmeli!

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, korunmaya muhtaç çocukların durumuna ilişkin Meclis araştırma önergesi verdi
Meclis o çocuklar için derhal harekete geçmeli!

CHP İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Eren Erdem, korunmaya muhtaç çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

ÇOCUKLARIMIZ İÇİN BİR ŞEYLER YAPMAK ZORUNDAYIZ

Siyasetin neden olduğu savaş, yoksulluk, göç gibi trajedilerin acısını en çok çocukların yaşadığını belirten Erdem, “Bu hafta 23 Nisan Haftası. Cumhuriyet kuranlar, daha o zamanlarda, çocukların toplumun geleceğini oluşturduğu bilinciyle etkili politikalar uyguladılar. Bugün geldiğimiz noktada, çocuklarımız savaşların, yoksulluğun, istismarların gölgesinde, eğitim ve sağlık gibi en temel alanlarda bile politik tutarsızlıklar arasında boğulmuş, geleceksizlik kaygısıyla eşitsiz ve adil olmayan bir dünya algısıyla büyüyorlar. Korunmaya muhtaç çocukların durumu ise içler acısı. Ülkemizde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın verilerine göre on binlerce çocuk beslenme yetersizliği, açlık ve barınma gibi sorunlarla yüzleşiyor. Eğitim alması gereken yaşta, kaçak işlerde, sokaklarda çalışmak zorunda kaldıkları için toplumla sağlıklı bir ilişki de kuramıyorlar. Bakanlığın açıkladığı verilerin ‘resmi’ veriler olduğu, gayriresmi durumun daha vahim olduğunu dikkate aldığımızda, siyaset kurumunun acil bir çözüm üretmesi gerektiği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Diğer taraftan, ülkemizde yine yardıma muhtaç mülteci çocuklar var. Onların acılarını anlatacak bir dil henüz keşfedilmedi. Savaştan kaçıp sokaklarda dilenciliğe terkedilen yavruların aklında nasıl bir dünya tahayyülü oluştuğunu hayal bile edemeyiz. Bu savaş, yoksulluk, yoksunluk ve açlığın sorumlusu siyaset kurumudur. Acilen bir çözüm üretip en azından geleceğimizi oluşturan çocuklar için bir şeyler yapmalıyız.” dedi.

SOSYAL YARDIM İSTEYEN ÇOCUKLARIN SAYISI 101 BİNE ÇIKTI

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıkladığı verilere değinilen araştırma önergesinde şu ifadeler yer aldı:

“Temel gereksinimlerini karşılayamayan ve yaşamlarını sürdürmekte güçlük çektiği için sosyal yardım kurumlarına adına başvurulan çocuk sayısı 19 binden 101 bine yükselmiştir. Korunmaya muhtaç çocuk sayısının son 10 yılda yüzde 500 artması ve bu rakama bir de göçmen çocukların eklenmiş olması, ülkemizin sosyal devlet niteliğinin gittikçe zayıfladığının göstergesi olarak yorumlanmaktadır. Sosyal ve ekonomik yoksunluk hali, çocukları eğitimden uzaklaştırarak sokakta korunmaya muhtaç bir yaşama mahkûm etmektedir.

ÇOCUKLAR SOKAKTA SÖMÜRÜLÜYORLAR

Yoksulluk ve yoksunluk hali, ailenin çocuğunu çalışmaya zorlamasına ve bu böylece çocukların sokakta çalışmaya veya kaçak olarak istihdam edilip sömürülmesine neden olmaktadır. Eğitim alması gereken yaşta, sokakta çalışmak zorunda kalan çocuklar ise, ya suça itilmekte ya da madde bağımlısı olup geleceğini tümüyle karartmaktadır. Küçük yaşlarda yaşadığı beslenme yetersizliği, açlık, eğitim ve sağlık sıkıntısı veya kaçak çalışma gibi nedenlerden dolayı çocuklar, toplumsal hayata dâhil olamamaktadır.

DOĞAR DOĞMAZ KÖTÜ ŞARTLARA MARUZ KALIYORLAR

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yayınladığı verilerdeki durum, toplumun geleceği olan çocukların, daha hayatının ilk yıllarından itibaren en kötü şartlara maruz kalarak yetiştiği için, topluma bakış açılarında eşitsizliğin, adaletsizliğin ve karamsarlığın içselleştirilmesine de neden olmaktadır. Aynı şekilde, hayatın her alanında korunmaya muhtaç çocukları gören diğer çocuklar da insanların dâhil olduğu bu sınıfsal ilişkileri fark ederek toplumsal katmanlaşmayı özümsemektedir.

"EN AZ ÜÇ ÇOCUK" YOKSULLAŞTIRMA SÜRECİNİN PARÇASI

Diğer yandan, en fazla sığınmacı barındıran ülke olarak yaklaşık 2 milyon 700 bin Suriyeli misafirlere kapılarını açan ülkemizde, kimsesiz kalan 53 bin Suriyeli çocuk bulunmaktadır. Ailesi olan göçmen çocukların bile içinde bulunduğu zor koşullar dikkate alındığında, 53 bin çocuğun toplumsal yaşamla kurduğu ilişkinin ne derece sağlıklı olacağı da anlaşılacaktır. Aynı şekilde, ‘en az 3 çocuk’ politik söyleminin ülkemizin ekonomik geleceği çerçevesinde sonuçlarının yoksullaşma sürecinin bir parçası olacağı açıktır.”

Yorumlar