Soma darda, kadın isyanda!

Eşlerini madenci katliamında yitiren madenci eşleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde herkesi 13 Mayıs’ta Soma’ya çağırdı
Soma darda, kadın isyanda!

ÇAĞDAŞ SES / SOMA - Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilen 8 Mart’ta kadınlar bütün gün boyunca sokaklarda eylem ve etkinlikler gerçekleştirdiler.

Şiddetin, cinsel tacizin, tecavüzün ve kadın cinayetlerinin artarak sürdüğü ülkemizde ise sokağa çıkan yüzbinlerce kadın, yaşanan insanlıkdışı saldırı ve uygulamalara karşı sokaklarda tepkilerini gösterdiler.

Geçtiğimiz 13 Mayıs’ta 301 maden işçisinin iş kazası adıyla katledildiği Soma’da ise, katliamda yaşamını yitiren işçilerin eşleri, anaları, çocuklarıyla yakınlarının katıldığı yürüyüşle kutlandı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü… Madenci eşlerinin, SHD üyelerinin, CHP temsilcilerinin ve Alevi Derneklerinin katıldığı yürüyüş, saat: 16:00’da Beşyol’da bulunan Madenci Heykeli önünde buluşmayla başladı.

“YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” pankartının en önde yeraldığı yürüyüş kortejinde, “YASTA DEĞİL İSYANDAYIZ. KADIN CİNAYETLERİNE SON – MUTFAKLARI TERKETTİK SOKAKLARDAYIZ – SOMA DARDA, KADIN İSYANDA” pankartları taşınırken çok sayıda kadınların taleplerini dile getiren ve tepkilerini yansıtan dövizleri de taşındı. Kapalı, her an yağmurun beklenildiği bir havada sokağa çıkan kadın ve çocuklar, madenci katliamında yaşamını yitirdikleri eş ve babalarının adlarının yazılı olduğu baretler giyerek yürüdüler.

Yürüyüş kortejinin Hükümet Meydanına ulaşmasıyla birlikte burada düzenleme kurulu adına, “Soma’lı Emekçi Kadınlar” imzalı ortak açıklamayı Ayşegül ERSOY okudu.

ERSOY tarafından okunan açıklamanın tamamı şöyle:

“YAŞASIN 8 MART  DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

8 Mart 1857 tarihinde  New York ‘ta 40.000 dokuma işçisi kadının “10 saatlik iş günü, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ,eşit işe eşit ücret “gibi taleplerle gittiği greve polisin  saldırması sonucu fabrikaya kilitlenen ve dışarı çıkamayan 129 kadın işçi çıkan yangında  hayatını kaybetti.

1910 yılında 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Clara Zetkin’ in önerisi ile yaşamını yitiren  kadın işçiler anısına 8 Mart “Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü” olarak kabul edildi.

Her 8 Mart kadınların başkaldırısını simgeledi, birlikte güç olmanın, dayanışmanın anlamı bugünlere taşındı.

158 yılda pek çok şey değişti. Ama hala, neo-liberalizmin, ekonomik ve siyasi istikrarsızlıkların neden olduğu ne varsa en ağır biçimiyle biz kadınlar yaşıyoruz.

Eşitsizliğiniz fıtratınızdan diyenlere,

Sokaklarda yürümemizi ve kahkaha atmamızı iffetsizlik addedenlere,

Uğradığımız taciz ve tecavüzü etek boyumuzla meşru kılmak isteyenlere,

En az üç çocuk doğurmamızı buyuranlara,

Cinsel yönelimlerimize ve kimliğimize göre bize ölümü reva görenlere,

Tecavüzde rıza arayanlara,

Her gün akıllara zarar açıklamalar yaparak kadın katliamlarının, nefret cinayetlerinin, tacizin, tecavüzün ve kadına yönelik her türlü şiddetin sürmesini sağlayanlara karşı her gün büyüyen isyanımızla buradayız ve haykırıyoruz;

YASTA DEĞİL İSYANDAYIZ! KADINA YÖNELİK ŞİDDET SON BULANA KADAR ALANLARDAYIZ!

Her gün 5 kadının öldürülmesine, onlarcasının tacize tecavüze uğramasına tahammülümüz yok. Adeta bir  kadın mezarlığına dönen bu ülkede 2015 yılının ilk iki ayında 52 kadın katledildi, 12 yılda  kadın cinayetleri %1400 artış gösterdi.Son 4 yılda çocuk gelin sayısı 181 bin dir. Kadın katliamına, kadına yönelik şiddete ilişkin açılan davalar el çabukluğuyla kapatıldı, şikâyetçi kadınlar evlerine yollandı, tecavüze uğrayan kız çocuklarına kendileri istediler diyebilen sisteme karşı her yerde sesimizi yükseltiyoruz.

Kaç çocuk doğuracağımızdan , nasıl doğum yapacağımıza ,ne giyeceğimizden kimle nerede nasıl yaşayacağımıza karışan ”Doğum kontrol ihanettir. ”Kürtaj Cinayettir. ”Hamile Kadın Sokağa Çıkmaz.” diyen sisteme karşı gün geçtikçe biriken bir öfke duyuyoruz. Kadınların bedenleri üzerindeki denetimini arttıran erkek egemenliğine itiraz ediyoruz.

Bir yandan kadınları kamusal alanda ve ücretli emek gücünde annelik görevinin belirlediği çizgilerle var etmeye çalışan, diğer yandan sermayenin ana yönelimi olan esnek güvencesiz çalışmayı kadınlardan başlatarak temel çalışma biçimine dönüştüren İKTİDARIN AİLE VE DİNAMİK NÜFUSUN KORUNMASI PROGRAMINA İTİRAZ EDİYORUZ.

En temel yaşamsal haklarımız gerici, kadın düşmanı  iktidar  tarafından tehdit altında . Biz kadınlar yıllarca eşitlik için mücadele ederken iktidar doğrudan kendisinin yönettiği sözde kadın örgütleri ile “Eşitlik yok Adalet var “diyor. Eşitlik olmadan adalet olmaz.

Yanıbaşımızda süren savaşta cihatçı çeteler Ortadoğu da milyonlarca insanın yaşamını tehdit ediyor. Savaştan en çok etkilenen kadınlar için cihat nikahı fetvaları veriliyor. Bizler, IŞİD vahşetiyle katledilen, tecavüze uğrayan, köle pazarlarında satılan ve yerinden edilen Kürt, Ezidi, Türkmen, Arap ve son olarak Süryani kadınların uğradığı zulme karşı, şiddetin her türlüsüne ve savaşa karşı, barışın safında yer alacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.

Soma’da 301 madencimizin yaşamını yitirdiği katliamın ardından geride kalan madenci eşi kadınlar bugün ağır bedeller ödemektedirler. Onların yanında olduğumuzu haykırıyoruz.
Yine Soma’mızın Yırca köyünde hukuksuz bir şekilde 6 bin zeytin ağacının kesilmesi sonucu  üretimden koparılıp evlerine mahkum edilen Yırca’lı kadınların şanlı direnişine selam olsun.

Bizler 8 Mart'ta erkek egemen sistemin emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki tahakkümüne karşı alanlarda isyanımızı büyütüyor;

-Kadın erkek eşitliğini sağlamak üzere Anayasa dâhil tüm yasal düzenlemelerde kadınları koruyacak politikalar ve pozitif ayrımcılık ilkesinin hayata geçirilmesi için,

-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yerine kadın bakanlığı kurulması için,

-Tüm kadınlar için 8 Mart ‘ın  resmi  tatil ilan edilmesi için,

-Kadın istihdamında tek seçenekmiş gibi yeniden ısıtılarak  önümüze sürülen esnek, güvencesiz, kayıt dışı çalışma yerine güvenceli iş güvenli gelecek için,

-Sendikalaşma ve örgütlenme önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması için,

-Devletin tüm kadınlara çalışma süresine ve prime bağlı olmayan işsizlik maaşı ve prim ödemesiz sağlık güvencesi sağlaması için,

-7/24 açık, erişilebilir, ücretsiz ve anadilde kreşler açılması için,

-İş yerinde baskı, şiddet ve mobbingin son bulması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için,

-Başta İstanbul sözleşmesi olmak üzere ,kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair imzalanan uluslararası sözleşmelerin gereğinin yerine getirilmesi için,

-Sokaklarda katledilmemize neden olacak iç güvenlik paketinin geri çekilmesi için,

-Savaşa karşı barışı örgütlemek için

Alanlarda olacağız. Örgütlü kadınla özgür bir toplum yaratmak için sokaklardayız.

Yaşasın 8 Mart ,Yaşasın Kadın Dayanışması.”

ERSOY’un açıklamasından sonra kitle içinde basına konuşan yaşamını iş cinayetinde yitiren madenci eşleri ve yakınları, AKP hükümetinin insan yaşamını hiçe sayan politikalarına tepki gösterdiler. Bunlar arasında; iki çocuklu Naciye KAYA, kucağında minnacık oğlu Hakan ile Sibel UÇKUN ve onlarcası vardı.

Soma’da linyit ocaklarında 13 Mayıs madenci katliamında yaşamını yitiren işçilerin eşleri yaptıkları konuşmalarda, katliamın yıldönümünde Türkiye’de ki tüm işçi ve emekçileri Soma’ya davet ettiklerini belirttiler. 13 Mayıs büyük buluşmasına şimdiden hazırlanmaya başlayan kadınlar, madenci patronlarına ve onlara kol kanat geren AKP iktidarına karşı öfkelerini çeşitli sözlerle sürdürdüler.

8 Mart programını tamamlayan kadınlardan bir grup kadın, buradan Kasım ayı sonunda işten atılan 2831 işçi arasında bir grup işçinin kıdem tazminatlarının ödenmesi için 5 gündür Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne Bağlı Ege Linyit İşletme (ELİ) önünde devam eden eylemlerini ziyaret etti. Ağırlıklı olarak 301 işçinin yaşamını yitirdiği Eynez linyit ocağında çalışan işçiler kadınların bu ziyaretinden çok memnun kaldılar. Burada yapılan konuşmalar ve bir kadının Soma madenci katliamında yaşamını yitiren işçiler için yazdığı şiiri okumasının ardından ziyaret son buldu.

Soma’da kadınların saat: 16:00’da başlayan 8 Mart Eylem ve etkinlikleri  saat : 18:00’de son buldu.             

8 Mart eylem ve etkinliğine katılan kadınlarla yaptığımız görüşmelerde, bu yıl gerçekleşen eylemin geçen yıllara göre çok daha fazla kitlesellik taşıdığını, bunda AKP hükümetinin başta madenciler olmak üzere, işçi ve emekçilere dönük uyguladıkları politikalara dikkat çektiler. Soma’da kadın cinayetlerinden, kadına dönük baskı ve tacizden ziyade madencilere reva görülen insanlıkdışı baskı ve ölümlerin daha çok gündemini koruduğunu belirten kadınlar, ülkede kadınlara dönük uygulanan şiddete, tacize, tecavüz ve cinayetlere karşı da sessiz kalmayacaklarını bildirdiler.

Yorumlar