Bu CHP neden başarısız ve neden overloka benziyor?

Giriş

Overlok kelimesi böyle belirsiz, karaktersiz, kifayetsiz bir kelimedir; söyleyene, duyana bir algılayış, bir kavrayış vermez kelimenin seslendirilişi. Overi neresi, loku neresi belli değildir zira. (*1)

Tüzüğüne göre Atatürkçü sosyal demokrat olarak tanımlanan CHP de overlok gibidir. Neresi sosyal, neresi demokrat, neresi Atatürkçü belli değildir.

Ya, kamalizm? Tüzüğüne göre Atatürkçü sosyal demokrat olarak tanımlanan CHP oldukça uzun süredir kamalist değildir.

Bu durumda, ağızda dalavere tadı bırakan tanımlayamadığımız his var. Keşke bir Atatürkçü sosyal demokrat CHP’li karşımda olsa da sorsam şimdi:

Bir… Bu partinin tüzüğünde ne yazıyor? Atatürkçü sosyal demokrat, değil mi? 

İki… Bu partinin en baskın görüntüsü ne? Kurucu parti, Atatürkçülük olarak adlandırılan altıok beraberinde sosyal demokrasi ve seçim meydanlarında "Ama, biz Atatürk’ün partisiyiz" söylemi, değil mi?

Üç… Neden böyle overlok gibi bir söylem? Neden "Atatürkçülük olarak adlandırılan altıok"?

Gelişme

Aslında görüntü ortada; bizden kaçırılmaya çalışılan, görülmesi istenmeyen, anlaşılmaması için her tür uzaktan yakından alakalı gerçeğin gizlendiği büyük resim bal gibi de karşımızda duruyor.

Zira… Bir kısım çok bilen solcu ve liberal aydınımız(!) dahil olmak üzere, ister kabul etsinler ister kabul etmesinler, 1927 ve 1935'te kamalizm denmiş mi? Denmiş. Bu partinin 35 kurultayında kamalizmin programı yazılmış mı? Yazılmış! "Ama, biz Atatürk’ün partisiyiz" oy tuzağına alet edilen altıok neyin simgesi peki? Kamalizmin! Peki, 1927'de, 1935'te, sol siyaset icat olunmamış mı? O zamanlar sosyal demokrasi yok muymuş? Aksine, bal gibi de var. Hem sol, hem de sosyal demokrasi kamalizmden gayet de yaşlı.

Peki, Atatürkçülük ne? Hadi neymiş, şuymuş buymuş geçelim, sözcük olarak ne zaman ortaya çıkmış? 1950'ler; önce İsmet İnönü, ardından Adnan Menderes tarafından kamalizm yok edilince ortaya çıkan karşı devrim sürecinde kamalizm kelimesini önce ikame sonra tasfiye etmek üzere uydurulmuş bir sözcük. Kamal Atatürk yaşarken Atatürkçülük gibi bir sözcük yok, kamalizm var. Kamal Atatürk yaşarken, “bir ideoloji olmayan ama dünya görüşü olan” Atatürkçülük yok, bizzat Kamal Atatürk’ün eliyle yazdığı, Harbiye’den Suriye’ye, Balkanlar’dan Trablusgarp’a, Çanakkale’den Afyon’a, cumhuriyetten Türk abecesine, Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan altıoka, tebaadan yurttaşa, Sevr’den Lozan’a ilmek ilmek yarattığı kamalizm var.

Giydirme

CHP’ye çöreklenmiş ve Atatürkçülük’ün arkasına saklanmış solcu, sosyal demokrat, demokratik solcu, sosyalist profesyonel siyasetçiye sormak lazım o zaman: “Partinin adı hala aynı, logo kamalizmin simgesi, bir de yetmiyor aslında sosyalist, sosyal demokrat, demokratik solcu, anadolu solcusu, ortanın solu, merkez solcu şu bu olup sen hangi yüzle hala bu partiye vampir gibi çöküp "Ama, biz Atatürk’ün partisiyiz" diyerek ve Kamal Atatürk'ün siyasetinden bambaşka bir siyaset üreterek bu partiye sahip çıkıyorsun?”

Tut ki, demiyorsun... Senin ne işin var o zaman bu partide? Gidip sosyalist, sosyal demokrat, demokratik solcu, anadolu solcusu, ortanın solu, merkez solcu şu bu partisi kursana. Sen kamalizmi reddediyorsun ya, sen Kamal Atatürk'ten daha iyi biliyorsun ya... Adamın koyduğu ismiyle, adamın çizdiği logosuyla bu partide senin ne işin var bir mirasyedi gibi?

Bir de utanmadan, “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.” diyen ve bu uğurda en büyük eseri kamalizmin programının yazıldığı CHP olan parti için hangi yüzle “Ama, biz Atatürk’ün partisiyiz.” diyerek Atatürkçü sosyal demokrasi siyasetine oy tahvil ediyorsun?

Sonuç

Hani AKPliler, ABD, AB dümen suyundaki liberaller bunlar halktan kopuk, bunların elle tutulur bir siyaseti yok dediklerinde moralimiz bozuluyor ya; aslında moralimiz bozulmamalı, zira mevcut görüntüde AKPliler de liberaller de haklı. Çünkü, Kamal Atatürk’ün eseri kamalist CHP’nin üzerine çöken bu siyasi vampirler bir yandan millete yalan söylüyor, bir yandan da milleti aptal yerine koyuyorlar bu tavırlarıyla.

Peki, millet bu garabeti anlamıyor mu? Millet bu garabeti hissetmiyor mu? Millet bu ikiyüzlülüğü bilmiyor mu?

Merak edilmesin… Bundan sonra bu siyasi vampirlerin yaptıklarını bu millet satır satır bilecek. Bu çirkin tezgah, bu ikiyüzlü mirasyedi tavır, bu tartışılması dahi teklif edilmeyen mirasa ihanet süreci konuşulacak, dillendirilecek, tartışılacak. Her gün bu memleketin farklı yerlerinden bu tezgaha karşı seslerin yükseldiğini duyacaksınız artık. Kamal Atatürk’ün kurduğu kamalist CHP’yi bu siyasi vampirler ya terk edecek ya da terk edecek. Siyasi vampirler bu partiyi terk etmezlerse de, o ismi de logoyu da geri alasıya kadar gerçeğin peşini bırakmayacak sayıda kamalist bu topraklarda elbet vardır.

(*1) Bir “Kaybedenler Kulübü” repliğidir.

Yorumlar