Kanlı mizah

Rivayet odur ki Orhan Gazi zamanında Bursa da bir cami inşaatı devam etmektedir. Ne var ki inşaatın başlamasının üzerinden epeyce bir zaman geçmesine karşın pek bir ilerleme göze çarpmamaktadır. Bu durum üzerine Orhan Gazi, cami inşaatını yöneten mimara “cami vaktinde bitmezse kelleni alırım” diye uyarıda bulunur. İnşaat devam etmektedir etmesine ama işçiler arasında öyle iki kişi vardır ki kendileri çalışmamasına karşılık birde diğer işçilerin çalışmasını engellemektedirler. Oturup karşılıklı birbirleriyle atışan bu ikilinin muzip halleri bütün işçileri kahkahaya boğmakta dikkatleri üzerlerine toplamaktadır. Kellesinin gideceğini anlayan mimar, tek çıkar yolu bu iki kişiyi işi yavaşlattıkları gerekçesiyle şikayet etmekte bulur. Bunun üzerine bizim muzip ikilinin başları kesilerek idam edilir. Rivayette geçen ve bir caminin inşaatının tamamlana bilmesi için  kellesi alınan bu iki kişi hepinizin çok yakından tanıdığı, gölge oyunundan da anımsayacağınız gibi Hacivat ve Karagöz’den başkası değil.

Müslüman topraklarından biri olan Anadolu da bunlar yaşanırken asırlar sonra Paris’te Charlie Hebdo dergisine yapılan ve 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısının arkasından kendine Müslüman tanımlamasını yapan kişilerin çıkması, sözüm ona Müslümanların mizah karşısındaki tavır ve davranışlarının ne olacağı şekilde bize bilgi vermekte. Oysa İslamiyet hangi hal ve durumda olunursa olunsun insanı yaşatmak, insan odaklı bir inanç yapısına sahiptir. Bunun dışına çıkanlar ve farklı dil kullanarak kan dökmeyi, kutsallarına yapılan bir saldırının karşılığı olarak meşrulaştıranların hak olan İslami inançla uzaktan yakından katiyetle alakaları yoktur.

Bilindiği üzere saldırıya uğrayan ve 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan Charlie Hebdo dergisinin olay sonrası ilk sayısına sayfalarında yer vermişti Cumhuriyet gazetesi. Akabinde gazete önünde toplananlar ve protesto edenler görülmeye başladılar. Vay efendim sen nasıl gazetende dinimizi aşağılayan derginin karikatürlerine yer verirsin. İlk olarak orada toplananların mizahtan falan anladıkları yoktur, ikincisi oradaki karikatürlerde İslam aşağılanmamıştır. Peygamberin resmedilmesi İslam kültürü açısından alışılmadık bir durumdur mutlaka, fakat bu kimseye bir başkasını öldürme veyahut göz dağı verme hakkını vermez. 

Hal böyle olunca insan bazı sualleri sormadan edemiyor. Bugün Cumhuriyet gazetesi önünde toplanıp İslamiyet’e ve Peygambere sahip çıkanlara sormak lazım:

Egemen bağış Bakara suresini Makara yaptığında,
AKP Düzce Milletvekili İbrahim “Hz. İbrahim tabi ki benim. Hz. Muhammed ise en küçük kardeşim” diye matrak geçtiğinde,
2014 Temmuz ayında Caferilere ait Esenyurt’ta ki Muhammediye Camisi yakıldığında,
Boko Haram Nijerya da 2000 kişiyi yakarak katledildiğinde,
Irak ta, Mısır da, Suriye de, Tunus ta, Libya da Müslüman halklar katledildiğinde, üzerlerine Hıristiyan bombaları düştüğünde, kadınlara, kızlara tecavüz edildiğinde..

Aynı duyarlılığı gösterdin mi?

Bugün Cumhuriyet gazetesinin önündesin de, dün bu olup bitenler gerçekleşirken neredeydin?

Yorumlar