SOL DUYU

Yıllardır her seçim süreci öne atılan rivayetlerden biridir solda ittifak söylemleri.  Özellikle Sol seçmenin zaman zaman bunu gönülden talep etmesine rağmen partilerin denemiş oldukları ittifak girişimleri, kısmi dönemler haricinde genellikle sonuçsuz kalmıştır. 2015 seçimlerine sayılı günler kala siyasetin moda konusu ise 12 Eylül eseri olan yüzde on seçim barajını aşmak isteyen HDP’nin tek çıkar yolu CHP’den oy devşirmekte görmesidir.

Tarihin akışı içinde İki partinin birbirlerine karşı tutumlarını göz önüne almak gerekirse, yakın tarihten aklımıza ilk gelen 1991 seçimleri, öncesi ve sonrası olacaktır. 1987 yılı yerel seçimlerinde o dönemin iktidarı ANAP’a 7 puan fark atarak seçimlerin galibi olan SHP, 1991 genel seçimleri için iktidara göz kırpıyordu. Sonrasında SHP lideri Erdal İnönü, partisinin doğu ve güney doğu Anadolu bölgelerindeki oyunu artırmak, ulusal birlikteliği sağlamak ve Kürt siyasetçilerinde TBMM çatısı altında yerlerini almasını sağlamak için büyük bir idealizmin peşine düşüyor, bu gün ki HDP’nin atası sayılabilecek HEP ile ittifak yaparak 1991 seçimlerine girme kararı alıyordu.   Fakat 1987 seçimlerine oranla      dört puanlık oy kaybı ve yaklaşık bir milyon seçmenin desteğini kaybederek beklenmedik bir sonuçla karşılaşıyor ve seçimlerden üçüncü parti olarak çıkıyordu. Doğu bölgesinde istenen başarı elde edilmiş olsa da Marmara ve Ege bölgesinin yapılan bu ittifaka destek çıkmadığı görülüyordu.

Seçimlerden sonra TBMM açılışında Kürt kökenli milletvekillerinin Kürtçe yemin etmeye kalkışmaları Erdal İnönü’nün mücadelesine vurulmuş bir darbeydi ve 1992 Nevruz bayramında çıkan olaylar sonrası SHP içindeki HEP kökenli millet vekilleri partiden istifa ederek kendi gruplarını oluşturmuşlardı. Bu ittifak SHP ye kan kaybettirmiş ve sonraki seçimlerde partinin oylarının erimesine ve Doğu bölgelerden tamamen silinmesine neden olmuştu. Yani Erdal İnönü’nün ilmek ilmek dokuduğu ulusal birliktelik temalı projesi ne yazık ki etnik milliyetçilik travması ve parti içim muhalefet nedeniyle hüsrana uğramıştı. Nitekim bu kan kaybına daha fazla dayanamayan SHP, kendi içinden ayrılmış olan CHP ile birleşiyor fakat 1995 genel seçimlerde yüzde on seçim barajını kıl payı geçiyordu.

Hal böyle olunca, öncelikli olarak bu gün yüzde on seçim barajını aşmak için CHP içinden oy devşirme peşinde olan partiye sormak gerekiyor. Dönemin HEP milletvekillerini TBMM çatısı altına sokmak için her türlü bedeli ödemeye hazır olan Erdal İnönü ve partisine 1991 seçimleri sonrasında hangi desteği verdiniz. SHP nin oyları gün be gün erirken hangi tarafta saf tuttunuz. Ve ikinci olarak CHP seçmeni, bu partinin kimseye borç verecek, tek bir oyunun olmadığını iyice özümsemiş olmalıdır.

Yorumlar