CHP'nin içindeki İrlandalılar

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerini geride bıraktığımız şu günlerde, her seçimin akabinde olduğu gibi yine görüyoruz önümüze kurulan giyotin tezgahını. Bir kesim seçimin mutlak galibini ortaya koyarken başka bir kesim ise yeni figüranlara koltuk teslim etme telaşında. Başka bir kesim var ki dumanlı havayı seven kurt misali, giyotin tezgahının başında ellerini ovuşturarak beklemekteler.

SEÇİME YÖN VERENLER

Tamamen antidemokratik bir sürecin cereyan ettiği seçim kampanyasına dair her şey söylendi. Tavan yapan eşitsizliğin gölgesinde yapılan seçimin ne kadar sandığa yansıyacağı ise hep endişe konusuydu. Özellikle iktidarın kritik seçimleri yaz aylarına getirmek gibi bir hobisi olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Bu ahval içinde sonuçlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucuna etki edenler ne %51,79 oy oranıyla Erdoğan’ı destekleyenler, nede %38,44 ve % 9,76 oy oranları ile diğer adaylardan yana rey kullananlardır. Malum seçimin kaderine doğrudan etki edenler o veya bu şekilde sandığa teşrif etmeyen % 26,28’lik kesim yani 14.416.897 kişidir.

CHP''NİN İÇİNDEKİ İRLANDALILAR

Kuşkusuz aday belirleme sürecinde en sancılı dönemi CHP yaşadı. Hem ülkenin kurucu partisi, hem de mevcut Ana muhalefet pastisi olma kimliği ile bütün gözler iktidar partisinden ziyade CHP’nin üzerinde idi. İsmi zikredilecek adayın hangi kriterlere sahip olması gerektiği toplumun çeşitli kesimlerince yazılıp çizilse de aslında bu kesimlerin yarışı önde göğüslemek gibi bir gayesi olmadığı da açıkça görünen tabloydu. Kimi, hala o dışlayan kucaklamaktan uzak siyasi ideolojisini yansıtan bir aday isterken kimi de Muhafazakar, İslamcı bir ismin iğreti yanlarını ortaya çıkarmak derdindeydi.

Aslında bu sürece CHP hiç de yabancı değil. Yakın bir seçimde yine aynı isyanı yaşamamış mıydı. 2014 Yerel seçimlerinde Ankara için Mansur Yavaş ismi netleştiğinde yine aynı figüranlar kazan kaldırmamış mıydı? Oysa Ankara da Mansur Yavaş kazanmış olduğu belediye başkanlığını çeşitli şaibe ve entrikalar neticesinde rakibine teslim etmek durumunda bıraktırılmıştı. Ankara da bir tek oyun bile kaybolmasını istemeyen beğenmeyip dışladıkları Mansur Yavaş olmuştu. Üsküdar da yine aynı mücadeleyi sergileyen İslamcı ve Muhafazakar bir isim olan İhsan Özkes olmuştu.

Oysa kendilerine ulusalcı kanat olarak yafta yapıştırılan bu isimler ne Mansur Yavaş kadar Ne de İhsan Özkes kadar CHP adına mücadele etmemişlerdir. Aksine seçim öncesi yapmış oldukları algı mücadelesi ile ya seçmeni sandıktan uzaklaştırmışlar veyahut başka noktalara eğilimlerine neden olmuşlardır. Bu gün %26,28 lik bir kesim sandığa gitmemiş ise bunda malum isimlerin yapmış oldukları siyasi kargaşanın rolü mutlaka vardır.

CHP’nin içinde yer alan karşımızda duran tabloyu özetlemek gerekirse söylenecekler şu şekilde biçimlenecektir.

  • CHP’nin içinde iki kesim vardır.
  • Birinci kesim; seçim zamanı canla başla çalışan, partinin oylarını artırmak için mücadele eden, gerçekten iktidarı düşünen.
  • İkinci kesim; seçim öncesi kazan kaldıran, seçim zamanı mücadeleden uzak kalan, seçim sonrası giyotinin başında ellerini ovuşturarak bekleyen.

Yorumlar