CHP'de sosyal medya savaşları; Şero'nun hesabı neden kapatıldı?

CHP Genel Merkezi’nin Twitter ve Facebook ağırlıklı olmak üzere, sosyal medyadaki etkinliği, Twitter üzerindeki CHP Retro hesabı ve Kedi Şero simgesi üzerinden yeniden tartışmaya açıldı.

Geçtiğimiz günlerde kapatılan ve çok tartışılan CHP Retro hesabı, CHP Muş Milletvekili Adayı olan ve daha önce Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak’ın basın danışmanlığı görevini yerine getiren Ali Haydar Fırat’ın koordinatörlüğünde yönetiliyordu.

“Gönüllülük esaslı” olarak gerçekleştirildiği ve resmi olmadığı belirtilen bu organizasyon CHP Genel Merkezi’nde çalışmalarını yürütürken, partinin resmi sosyal medya ekibi İstanbul’da çalışmaya devam ediyor.

Genel Merkez’in 13. katında Ali Haydar Fırat’ın koordinatörlüğünde yürütülen bu çalışmalar kapsamında Twitter üzerinden @CHPretro, @CHPSecim2015, @CHPTrendTopic ve @CHPKKonusuyor hesapları yönetiliyordu.

CHP Retro hesabından Şener Şen’in Vecihi karakteri ve siyasi görüşünün CHP’ye yakın olmadığı bilinen Kadir İnanır’ın Selvi Boylum Al Yazmalım filmindeki simgeleşen fotoğraflarının da paylaşılmasının üzerine Şener Şen; “Benden izin alınmadı” şeklinde bir açıklama yapılınca, konu CHP Lideri’ne sorulmuş, Kılıçdaroğlu da; “Bu sosyal medya üzerine olan bir çalışma, benim bir bilgim yok” demişti.

Retro hesabından yapılan paylaşımlar dikkat çekerek, basında yer bulduktan sonra, 30 Mart yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Şafak Tanrıverdi’nin seçim kampanyasında görev alan Ahmet Sungur, kendi tasarımlarının CHP Retro hesabı tarafından uyarlanarak, açık bir intihal gerçekleştirildiğini söyledi.

Konuya ilişkin olarak Ahmet Sungur ile görüştüğümde ortada bir “yavuz hırsızlık” durumu olduğunu ve CHP’den hiçbir resmi temsilcinin kendisi ile görüşmediğini söyleyerek, şu açıklamayı yaptı:

“Şafak Tanrıverdi'nin seçim kampanyasını araştırırsanız konsept olarak çok benzeyen bir içerik göreceksiniz. Zaten kampanya sloganı bile aynı: "Her yere retro." Dolayısıyla esinlenmeden de öte, bariz bir intihal var. Bildiğiniz üzere bu işin içindeki kişiye yazdım Twitter üzerinden. Tek bir yanıt gelmedi. "Her yere retro, Haziran'a bile" diyerek paylaştığı görsel de dün benim yaptığım bir afiş. Sanırım bir "yavuz hırsızlık" durumu ile karşı karşıyayız. Daha komik boyutu, bu arkadaşın profil fotoğrafında Haziran Hareketi'nin amblemi vardı en son. Ayıp şeyler bunlar. En nihayetinde insanın hatasını kabul edip özür dilemesi de bir edemdir. Zira CHP'den herhangi bir yetkili de konuyla ilgili benimle temasa geçmedi. Her şey ortada. Çok fazla konuşacak bir durum yok daha fazla. İlerici, demokrat olduğunu iddia eden herhangi bir kişi veya kuruma zarar vermek istemediğim için konuyu uzatmıyorum. Yapılan Zihni Sinir modeli işlerle ve böylesi bir duyarsızlıkla kendilerine yeterince zarar vermişlerdir zaten.”

Ben konuyu araştırırken, CHP Retro’nun ve o hesaptan paylaşılan görsellerle CHP’nin seçim kampanyası olarak algılanan Kedi Şero (@serochp) hesabının kapatıldığı bilgisine ulaştık.

Kedi Şero hesabı kapatılırken, editörleri tarafından yapılan açıklamada “Bu sihir bozuldu artık” şeklinde bir açıklama yer alınca sihrin peşine düşelim dedim.

Ahmet Sungur ile yaptığım görüşmeyi de cebime koyarak Ali Haydar Fırat’a “intihal var mı” diye sordum. İntihal iddiasına ilişkin olarak; “İntihal yok, taklit olmadı. Yaratıcılık vardı” dedi.

Görsellerin Şafak Tanrıverdi’nin tasarımları ile gözle görülen bir benzerlik olduğunu belirttiğimde; “Bu çalışmaları yaparken hiçbir taklit unsuru var diye bakmadık, tamamen arkadaşlarımızın yaratıcılığı, bütün partililer bunu şu anda bir biçimde kullanıyorlar. Ben çok sonradan gördüm çalışmaları, önceden bir bilgim yoktu. Ama bizim yaptığımız çalışmaların çok daha özgün, farklı olduğunu, başka ve nitelikli içeriklerin hazırlandığını biliyorum. Bizim farkımız çok net, oturalım da birini taklit edelim şeklinde geliştirilen bir proje değildidedi.

Retro hesabının kapatılması talimatını Genel Başkan mı verdi diye sorduğumda, “Genel Başkan Retro kapatılsın diye talimat vermedi. Twitter’a partinin içeriğini taklit eden tüm hesaplar kapatılsın diye başvurduk ama isim vermemiştik. Twitter resmi ise ve benzerlik gösteriyorsa kendisi kapatıyor. Bakalım Twitter açarsa tekrar devam edeceğiz” dedi.

Resmi sosyal medya çalışmalarını yürüten İstanbul ekibinin ortalama 450 bin takipçisi olan CHP Online gibi hesapları kapattığını, hesapların tekelden yürütülmesi gerektiğine ilişkin bir karar alarak hareket ettiklerini bildiğimi söylediğimde; “O Genel Başkan’ın talimatıydı. CHP Online’ı istediler, vermediler. Hem Enis Berberoğlu ile hem de Mehmet Bekaroğlu ile toplantılar alındı ve ciddi bir dağınıklık olduğunu söylediler. Böyle bir karar alındı, İstanbul ekibi de Erdal Aksünger ile yazışmalar yaptı, yan hesaplar kapatıldı” dedi.

Yeni açılan @CHPCool hesabını sorduğumda; “Mecra sonsuz bir medya, biz mücadelemize devam edeceğiz. Onu yeni açtık” dedi.

Şero’nun hesabının kapatılmasına ilişkin de “Editörler ilgilenemiyorlardı, kapatalım dediler. Ben de doğru yapmadınız, açın seçimden sonra bir çözüm bulalım dedim. O yüzden açılacak” dedi. Sihrin bozulması açıklamasına ilişkin olarak, CHP Retro’nun kapatılmasına misilleme mi var diye sorduğumda, öyle olmadığını, editörlerin kendi aralarındaki ilişki sebebiyle kapattıklarını belirtti.

CHP’nin resmi hesabı olan @herkesicinCHP’yi yöneten ekibin, yan hesaplar ile uğraşmak yerine tek bir kanaldan iletişimin akmasını tercih ettikleri için geçtiğimiz günlerde pek çok hesabın kapatılmasını sağladıklarını biliyorum.

O ekipten yöneticilerle konuşmak istediğimde, açıklama yapamayacaklarını belirttiler.

Fakat ben İstanbul’da yürütülen çalışmalara ilişkin kulislerde duyduğum tartışmaları paylaşayım yine de. Retro hesabının resmi hesapmış gibi basında lanse edilmesinden rahatsızlık duyan İstanbul ekibi, Genel Merkez’de bu çalışmaların yürütülüyor olmasından memnun değiller. Hesapların kapatılması için gerekli başvuruları da onlar yapıyorlar, yani Retro’yu kapattıran da o ekip. CHP Retro’nun yaptığı iletişimin kendi yaptıkları iletişimi baltaladığını düşünüyorlar ve hiçbir şekilde tasvip etmiyorlar.

Ali Taran’ın CHP’nin sosyal medyasına bulaşmadığını, “milletçe alkışlıyoruz” sloganının da ilk olarak Mehmet Bekaroğlu tarafından fikirsel bazda ortaya atıldığını öğrendiğim seçim kampanyası çalışmalarında sosyal medyada aktif olma gayretinde olan CHP’nin içine düştüğü sıkıntı seçime kadar toparlanır umalım.

Ali Taran demişken, CHP’nin internet sitesinin değiştirilmesinde ve 6 okun net bir şekilde algılandığı kurumsal logosunun yeniden kullanılmasında ısrarcı olması hakikaten olumlu bir tutum.

Google dahi logosunun bir harfinde milimlik bir oynama yapmak istediğinde binlerce analiz ve anketler neticesinde adım atabiliyorken, 90 yıllık partinin kurumsal logosunda çınar ağacı kullanmak ve ana simgeyi görünmeyecek kadar küçük kılmak gibi anlamsızca bir olaya girişmek hatasından dönülmüş olması sevindirici.

Yorumlar