Sarıgül'ün hafızası çabuk şaştı

Sarıgül, “Ben artık Deniz Baykal lafını duymak istemiyorum. Yeter. Böyle bir şey olmuş. Yirmi beş sene Baykal, hala Baykal konuşuyoruz” dedi.

Bir siyasetçi için bunca zaman ismini konuşturmak önemli ve gurur vericidir muhakkak. Sarıgül’ün de diğer tüm siyasiler gibi bu hayalin peşinde koştuğu hepimizin malumu. Fakat ‘ajansı aç da, ne olup bitmiş dünyada öğrenelim’ diyerek televizyonunun karşısına oturan vatandaşın gündemini “Sarıgül İstanbul için aday olacaktı, oluyordu, yanından geçti, berisinden kıvırdı, yan yattı, çamura battı” haberleri ile oyalayan basının temcit pilavından da, tıpkı Sarıgül’ün Baykal’ın adını duymaktan sıkılığı gibi bıktığını belirtelim.

CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Aday Adayı olup olamayacağı sorusuna belki milyonuncu kez yanıt ‘veremeyen’ Sarıgül, “Aday olmak önemli değil, kazanmak önemli. İstanbul'da mutlaka demokratik bir birliktelik oluşturmak lazım” diye konuştu.

SARIGÜL TOPLUMUN ‘HAFIZASINA’ GÜVENEREK FARKLI AÇIKLAMALAR YAPIYOR

CHP’den atıldığı dönemden söz eden Sarıgül, Baykal döneminde partiden 7 bin kişinin ihraç edildiğini söyleyerek, “İhraç edilenlerden biri de benim. Ben bu 7 bin arkadaşın ihracının kaldırılmasını söyledim. Şimdi de diyorlar ki ‘Sarıgül üç beş bin kişi ile geliyorsa gelsin.’ Öyle şey yok. Bir yerlere Türkiye Değişim Hareketi’ni üç beş bin kişiye bağlayamazsın. Biz milyonların gönlünde taht kurduk” değerlendirmelerinde bulundu.

SARIGÜL KENDİ KENDİNE ÜYE PAZARLIĞI MI YAPIYOR?

Daha önce ‘Baykal döneminde partiden atılan 8 bin kişiyle ancak partiye dönerim’ diyen Sarıgül’ün, Işık Üniversitesi’nde ‘Sarıgül üç beş bin kişiyle geliyorsa gelsin’ diyorlar derken kimden bahsettiği merakımı cezbetti.

Sarıgül’ün Genel Başkan ve Örgüt ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’nın sözlerinin üzerinde tuttuğu CHP’li yöneticiyi merak etmemek nasıl mümkün olsun?

Zira konu daha önce Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na sorulduğunda, ‘Bizim kapımız herkese açık’ demiş, CHP Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin ise, ‘8 değil, isterse 50 bin kişi ile gelsin’ diye konuşmuştu.

SARIGÜL’ÜN ÖNCEDEN BAHSETTİĞİ ‘BİN ÜYE’ NEREYE KAYBOLDU?

Toplumun tavadaki balığa rahmet okutan hafızasına karşın; önce 8 bin ihraç deyip, sonra 7 bin kişiye inen Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e ‘Olmaz, 7 ya da 8 bin kişi çok, 2 – 3 bin kişi ancak alabiliriz’ diyen CHP’li yöneticileri merak etmekteyim. Zira hiçbir CHP’li yöneticinin basına yansıyan öyle bir açıklaması olmamıştı.

Bu durum nezdinde Sarıgül, aynı sözleri tekrarlamaktan sıkıldığından laf çevirmede kapasitesinin oldukça aşağısına düştü diye düşünüyorum.

Yine merak ettiğim diğer husus ise, bir anda ortadan kaybolan ‘Baykal mağduru bin kişi’nin nereye gittiği. Merakımın giderileceğine ise hiç ama hiç ihtimal vermiyorum.

Ayrıca ‘demokratik birliktelik’ gibi süslü kavramları boşa kullanmayacağını bildiğim, Fethullah Gülen’e hürmette, Başbakan Erdoğan’a saygıda, Kadir Topbaş’a sevgide hiç kusurda bulunmayan Sarıgül’ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı’na soyunmayacağını sizler gibi ben de iyi biliyorum.

Baykal’ın konuşulmasını istemediğini ifade etmekten çekinmeyen Sarıgül’ün ismini konuşturmak için seçimlerden sonra ‘parti kuruyorum, kuracağım, vazgeçtim, ya kurarsam, kuramam mı sandınız, kurar gibi ruh halindeyim’ açıklamaları ile gündemde kalma çabasını ‘kurabilirite’ çıkmazına yeniden sokmak zorunda kalacak olması televizyon karşısındaki vatandaşın ‘can sıkıntısı’ derdinden başka bir şey olmayacak gibi görünüyor.

 

Yorumlar