Çağdaş Ses'imizi susturamazsınız!

Çağdaş Ses tüm baskıların karşısında, okurlarına söz verdiği gibi doğru bildiği değerlerden şaşmadan, emin adımlarla ilerliyor.

CagdasSes.com ailesi olarak, sitemize gerçekleştirilen aşağılık saldırının karşısında bizlere destek olan ve sabırla mücadelemize omuz veren okurlarımıza teşekkürü borç bildiğimi belirterek başlamak istiyorum sözlerime.

Emek – sermaye çekişmesinde tavrını her zaman emek ve emekçiden yana koyan CagdasSes.com, taviz vermeyen duruşu sebebi ile bir kez daha siber saldırıya uğradı.

Yayın politikası sebebiyle erk odaklarının hedef tahtasına oturttuğu ve toplumda sesi susturulmaya çalışan, hak mağduru, ezilen, yalnız bırakılan ve yok sayılan her kesimin çağdaş sesi olmak amacıyla; yola çıktığı ilk günden beri çeşitli güç odaklarının rahatsızlık sebebi olan CagdasSes.com; haberleri, köşe yazarları ve analizleri ile okurlarına Kadıköy’deki bürosundan, dünyaya açılan öteki pencereyi sunmak için gece gündüz emekçi çalışanları ve gönüllüleri ile mücadele verdi.

Gerçeklerin halklara ulaşmasının önünde en büyük engel olan emperyalizmin Türkiye’deki maşalarının kalemşörleri, dik duran her türlü kalemin celladı olabilmek için birbiri ile yarıştığı bu dönemde, yaptığı haberler ile ‘hükümetin canını sıkmayan’ televizyon, gazete, dergi, internet haber portalları gibi pek çok yayın organından ayrılan CagdasSes.com’a her türlü platform üzerinden istedikleri kadar, diledikleri yöntemleri ile saldırmaya devam edebilirler.

Bilmezler ki, CagdasSes.com’u susturacak olan kimliksiz siber saldırılar değil; “yeryüzündeki tüm haksızlıkların bitmesi, ezilenlerin ezen karşısında galip gelmesi, çocukların açlık gibi insanlık onurunu ayaklar altına seren ya da dünyanın herhangi bir yerinde ‘kapitalizmin yağlı kaymağı’ büyük ilaç şirketlerinin yasadışı deneylerinde vahşice ölememesi, kaçak maden ocaklarında çalışan emekçi babaların, evlerinden geri dönememe korkusuyla çıkmaması ve altında kaldıkları göçüklerde Bakanların dedikleri gibi ‘adet adet güzel ölmemesi’, Şafak Öğretmen’in öğrencilerine sarılamadan hayata gözlerini yummaması, okuluna varabilmek için küçücük ayaklarındaki terlikle kilometrelerce karda yürüyen sabinin ayaklarının nasır tutmaması, HES’lerin, nükleer santrallerin karşısında direnen köylülerin ‘üretebilmesi’, ayağına pranga vurulan gazetecilerin; yazarların, çizerlerin, sanatçıların ve söz sahiplerinin ifade ve basın hürriyetine kavuşması, kendi bedeni üzerinde söz sahibi olamayan kadınların ‘var olma’ mücadelesini kazanması, tecavüzcünün devlet eliyle korunmasının ve yasaklanan kitapların, filmlerin, afişlerin, faili meçhul kalan cinayetlerin son bulması” olacaktır.

Dahası haberlerimizde ve köşe yazılarımızda işlenmiş olan tüm bu yaşananlar karşısında sessiz yığınların çağdaş sesi olduk ve bu duruşumuz, eşkıyanın dünyaya hükümdarlığının son bulacağı güne kadar onurlu mücadelemizin en önemli parçası olacak.

Yaşama dair hiçbir güzelliğin yasaklanmayacağı bir dünyaya emanet ettiğimiz, ‘motorların güneşli maviliklere sürüldüğü’ o kutlu günde çocuklarımıza kalan; CagdasSes.com gönüllülerinin, sitelerine saldıran kimliksizlerin karşısında kazandığı en büyük değer olacak; ‘emek’...

Stadyumları dolduran çok diktatör gördü dünya halkları...

Çok zorba, çok despot, çok zalim...

Ama onların adları yok artık.

Tarih hep direnenleri yazdı, yine direnenleri yazacak.

 

Yorumlar