CHP'li vekillere açık mektubumdur

Son on yıl içerisinde, ABD’nin Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren projesinin bir parçası olan AKP’nin dış politikası ile üzerine mermi ve bomba yağarak hayatını kaybeden masum insanların son nefeslerini çalan canilerle ortak hareket eden bir ülke haline geldik maalesef.

Ülkenin sınırlarının devletsizleştirilmesi ile sokakta ÖSO’lu silahlı gençlerin özgürce dolaşıp, öğretmenlerin mermi yağmuru altında okullarına ulaşmaya çalıştığı, çocukların tepelerin üzerine çıkarak savaşı izleyip, mermi koleksiyonu yaptığı sınır ilçelerine sahibiz artık, malumunuz.

Mazlumun dinini, ırkını, kültürel kodlarını, sosyo-ekonomik durumunu ve yaşam biçimini ayırmadan, her zaman ezilenin yanında olan tavrıyla Çağdaş Ses ailesi olarak, insaların başını çevirerek hayatını devam ettirdiği Ceylanpınar’ı görmezden gelemezdik.

Açtığımız Ceylanpınar dosyası ile huzurun varlığını kaybettiği sınır ilçemizde yaşanan acıları muhabirimiz Mahsun Fidan gözler önüne seriyor. Dosyanın ilk bölümünü buradan okuyabilirsiniz:

 


Değerli vekillerim;

AKP’nin üzerimize her türlü baskıyı uygulayarak, seslerini duyurmamızı istemedikleri Ceylanpınarlılar sizleri evlerine, işyerlerine, okullarına, kahvelerine davet ediyor. Geceleri bomba seslerinden uyuyamıyor, çocuklarını okula güven içinde gönderemiyor, insani olan ihtiyaçların hepsini lüks gözüyle görüyor bizim insanlarımız.

AKP’nin huzurlarını çaldığı bu zulme uğrayan insanlar, ÖSO’lu isyancıların yanında devlet eliyle ikinci sınıf insan muamelesine maruz bırakılırken, CHP’li milletvekillerinin ilçelerini ziyaret etmesini ve devletin unuttuğu bu ilçenin sıkıntılarını Meclis gündemine taşımalarını bekliyorlar.

Biz üzerimize düşeni yapmanın peşindeyiz. İnanıyorum ki, siz Cumhuriyet Halk Partili vekiller, parti olarak milletvekili çıkaramadığınız Şanlıurfa’nın Ceylanpınarı ilçesinde sizlere doğru dönen yüzlerin yardım çığlıklarını görmezden gelmeyeceksiniz.

10 çocuk babası, 45 yaşındaki Ramazan Zeybel, altı gün önce bayram alışverişine gittiği çarşıda, Suriye tarafındaki Resulayn’da süren çatışmalardan seken kurşunların dördüncü kurbanı oldu.

On güzel çocuk..

Ne yapsın artık babasının bir daha hiç olmayacağı bayramlarda giyineceği bayramlıkları? Başucumuza koyardık biz de onlar kadarken; babamızın elinden tutarak vardığımız çarşıdan bize aldığı elbiseleri, ayakkabıları. Şimdi anlıyorum ki, en değerlisi koklamaktı bayram sabahı cami dönüşünden babamın ellerini. Ayrıntıydı papuçlar..

Oysa..

On güzel çocuk..

Babalarını çaldılar ON’ların, devlet eliyle çaldılar.

Bizler gibi dönemediler o çarşıdan evlerine, annelerinin açtığı baklavalardan yiyemediler, varmadı elleri tertemiz papuçlara.

Evlatlarınız için, geçirdiğiniz onlarca güzel bayramın hatırına..

Duymazdan gelmeyeceksiniz, biliyorum onlarca çocuğun çığlığını.

Biliyorum, çünkü Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ‘Nerede bir mağdur var, biz orada olacağız’ diye söz verdi.

Sözünden dönmeyecek.

Saygılarımla.

- See more at: http://arsiv.cagdasses.com/yazar/3670-ece-s-ozturk-chp39li-vekillere-acik-mektubumdur.html#sthash.Gg5YKwrD.dpuf

Yorumlar