İşte Ferit'in katilleri

Yağmur yağıyor.

Bir kadın ellerini göğe uzatıyor, isyanını kucaklarcasına..

Oğluna sarılır gibi kuşanıyor yağmuru...

Ölümü mezardan ayrılırken bilirmiş insan,

Bilemedi henüz Ferit’in düştüğünü.

Dalından kopardıkları fidanı sularken gökyüzü,

O yemyeşil fidana toprağı çok gören

Ne yazık ki insanın kendisi.

Ne çok ölüyoruz.

Yaşamak düşlüyoruz oysa.

İnsanlığımıza yaraşan cinsinden.

İki metre Amerikan bezini reva görüyoruz birbirimize ve.

Susarak suça ortak oluyoruz.

Düşünüyorum da..

Kaç anne evladını gömmek ister ki?

İlk Berfo Ana geliyor aklıma.

Cemilinin kemiklerini görüyordu düşünde,

Başucunda ağlayabileceği bir mezar kuruyordu elleriyle.

Vuslat toprağa nasip oldu yine.

Sonra Ferit’in anası..

Kaç anne evladını gömmek ister ki?

Kaç anne evladını toprağa vermeyi ister,

Böylesi insanı deli eden bir arzuyla.

Düştüğü yerde bayraklaşır yiğit.

Ölüme meydan okuyan ve direnerek son nefesini veren,

İsyanı örgütleyen bir yiğitti Ferit.

Bil bunu

Bil ve unutma;

Deniz’i,

Yusuf’u ve

Hüseyin’i yan yana gömmeye korkanlar,

Ferit’e son bir vedayı çok görenlerdir.

Ferit’in kanlı gömleğini yok edip,

Yüreğinin taştığı göğsüne doğrulttukları namluyu

Denize atanlardır.

Sinan’ı Nurhaklar’da toprağa düşürüp,

Taylan’ı bir yaşında babasız bırakanlardır.

Deniz’i,

Yusuf’u ve

Hüseyin’i yan yana gömmeye korkanlar,

Korkmakta çok haklılar.

Ulaş’ın dediği gibi çünkü;

“Bize ölüm yok”...

 

Yorumlar