Kongrelerdeki hukuksuzluk CHP Adana'ya da sıçradı!

CHP’de kongre süreci devam ederken, yaşadığınız hukuksuzluklara köşemin açık olduğunu Diyarbakır İl Kongresi’ni anlattığım yazımda belirtmiştim, biliyorsunuz.

Son yazımdan beri gazeteye sayısız telefon ve mail geldi CHP’li okurlarımızdan. Masa başında delege yazıldığının, AKP’lilere oy kullandırıldığının, partililerden kaçırılan sandıkların, demokrasinin ayaklar altına alınışının hikayesini anlattılar uzun uzun.

“Lütfen yazın bunları, başka sesimizi duyurabileceğimiz bir alan kalmadı” diyorlardı partililer.

Soruşturarak hepsini yazıyorum; yazacağım, hiç merak etmeyin.

Ne kadar acı değil mi?

Demokrasi vaadedip, antikdemokrasinin kalesi olan AKP’yi geride bırakacak uygulamalara imza atmak...

Bu kez de Adana’yı konuşacağız.

Adana’nın Çukurova ilçesindeki mahalle kongrelerinden bahsedeceğim size.

Bu kez korkulan olmadı, binlerce üye sandığa gitti ve kendi mahalle delegelerini seçtiler.

Seçimden sonra ilginç olaylar yaşandı ama onu birazdan anlatacağım. Öncelikle yarışan gruplardan biraz bahsedeyim.

Çukurova’da mahalle kongrelerinde gruplar arasında uzlaşma ve tek listeyle kongreye gitme arayışları vardı.

İlk süreçte uzlaşma olur gibi görünse de, her mahallede iki listeyle sandığa gidildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, her mahallede bir listeyi destekledi ve desteklediği tüm listeler kaybetti.

Yani Sayın Bingöl’ün “arkadaşları” delege seçilemediler.

Buraya kadar her şey normal.

Süreç tam da sonrasında ilginçleşiyor...

Kongrenin hemen ardından tüm mahalle kongreleri için itirazda bulunuyor Sayın Bingöl’ün arkadaşları.

Gerekçeleri de çok ilginç; “Seçimin 2. günü üyelerin %40’ının katılımı sağlanmadı kongrelere, o yüzden iptal edilmeli” diyorlar.

Oysa partililer çok iyi bilirler ki, nisaplı ve nisapsız yapılan seçimlerde, ikincü gün sadece 3’te 1 çoğunluk aranır kongrelerde. O çoğunluk toplanınca da kongre yapılır.

Çukurova’nın tüm mahallelerinde yapılan kongrelerde 1/3 çoğunluk sağlanmış zaten. Sağlanmadı diye İlçe Başkanlığına itiraz edilse dahi, oy kullanan partililerin imza sayısına, sandıkta kullanılan oy sayısına, vs. bakılır ve süresi içinde karar verilir.

Tabii ki böyle itirazlar olabilir ve yasal süreç gerektiği şekilde işletilir.

Mahalle kongrelerinde itirazların nasıl olacağı Parti Tüzüğünün 51. Maddesinde açık bir şekilde ifade ediliyor:

Yani itirazların ilk olarak 3 gün içinde İlçe Başkanlığına yapılması zorunluluğunu getiriyor Tüzük.

Adana’da kopan kıyametin en büyük sebebini de bu oluşturuyor.

İtiraz edenler, kongrenin iptal edilmesi için İlçe Başkanlığını da atlayıp, İl Başkanlığına başvuruyorlar.

Bazı İl Yöneticileri; “Tekin Bingöl bize genelge gönderdi. Genelgede kongreleri hızlı yapmamız istendi. O yüzden bugün itirazları inceleyeceğiz ve Çukurova’daki mahalle kongrelerini iptal edeceğiz” diyorlar.

İptal edeceklermiş yani, sonuç şimdiden belli; “garip ve gaip genelgeyle birlikte talimat da geldi sanıyorum, böyle konuşabildiklerine göre” diyorum ve başlıyorum soruşturmaya.

İl Yöneticisi Zeki Eren’in üstün çabalarıyla, kongrelerin iptaline yönelik “karar almak” için İl Yönetimini olağanüstü toplamaya çalışıyor bu bazı il yöneticisi “arkadaşlar”.

Pek çok İl Yöneticisi toplantıya girmeyi reddediyor ve bir yedek bulunarak ilginç bir şekilde toplantı için çoğunluk sağlanıyor.

Dün akşam saatlerinde bu olağanüstü gelişmeler yaşanırken, yaklaşık 200 partili, partinin önüne gelerek; “Kongrelelerde hiçbir sıkıntı yaşanmadı, İlçe Başkanlığına itiraz yapılmadan İl Başkanlığınca kongreleri iptal kararı alamazsınız” diyor.

Kargaşanın yaşandığı sırada Adana Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da orada olduğu bilgisini alınca görüşüyorum kendisiyle. Sayın Karalar diyor ki:

“Kongreler çok demokratik bir havada geçti. İptal edilmesi Adana’da büyük bir infial yaratır. Partili dostlarımıza da haklı olduklarını ve sükunetlerini korumaları gerektiğini anlattım az önce. 5 bine yakın insan oy kullanmış Çukurova’nın mahallelerinde, iptal için gerekçe de yok hani! Olsa bile itiraz önce ilçeye yapılır, ile yapılmaz. İlk gün çoğunluk sağlanamadı, ikinci gün sağlandı ve tüm mahallelerde kongreler yapıldı. İlçeye itiraz süresi bile dolmadan İl Başkanlığına itiraz gerçekleştirilince, art niyet aramamak mümkün değil ne yazık ki.”

CHP’li Karalar’ın ardından görüştüğüm bir Adana İl Yöneticisi, Tekin Bingöl’ün desteklediği listelerdeki isimlerin delege çıkamaması sebebiyle kongreleri iptal ettirmek istediğini şu sözlerle anlatıyor:

Adana Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Tekin Bingöl’ün listelerini destekledi mahallelerde. O listeye destek vermeyen ve halihazırda Çukurova Belediyesi çalışanı olan 4 partiliyi işten çıkarttı. İnsanın ekmeğiyle oynanır mı Ece Hanım? Tekin Bingöl’ün listesi hiçbir mahallede kazanamadı. Şimdi de hukuksuz bir itirazla kongreleri iptal ettirerek, hakim olmayı başaramadıkları delege listesini masa başında yazmak istiyorlar. Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Bey ve Adana milletvekilimiz Zülfikar Bey de itiraz ettiler bu hukuksuzluğa. Biz de İl Yöneticileri olarak bu toplantıya girmeme kararı aldık.”

Bir başka İl Yöneticisi’ne, Çukurova İlçe Başkanlığının itiraza ilişkin olarak neden saf dışı bırakılmak istendiğini soruyorum. O da sorduğuma şöyle ilginç bir yanıt veriyor:

“Genel Merkez, 10 gün önce Çukurova İlçe Yönetimi’ni görevden almamız için biz İl Yöneticilerine korkunç bir baskı yapıyordu. Biz görevden almadık. Sayın Genel Başkan Yardımcımız İl Başkanımıza görevden alması için baskı kurunca, İl Başkanımız da “Çok istiyorsanız alayım ama hemen ardından istifa ederim” diyerek tavır koydu ve görevden alma gerçekleşmedi.”

Seyhan’da İlçe Başkanı’nın önce istifa edip, sonra da istifasını yönetimin ricasıyla geri alması meselesini sorduğumda da yaşanan baskının sebebini şöyle anlatıyor İl Yöneticisi:

“Seyhan İlçe Başkanı’na da aynı baskı yapılıyor. Tekin Bingöl Çukurova’da delegeleri belirleyemeyince, Seyhan’a hakim olarak denge kurmaya çalıştı. Seyhan İlçe Başkanı 2 gündür hastanede.”

Tekin Bingöl’den geldiği söylenen garip genelgeyi soruşturuyorum ardından ve oldukça ilginç bir bilgiyle karşılaşıyorum.

Genelge yok, telefon var.

Dün CHP Adana bu tartışmalarla kaynarken, Genel Merkez’den Adana İl Başkanlığına bir telefon geliyor.

Telefonu açan Yazı İşlerindeki hanımefendi (CHP Genel Merkezi’nden maaş alan bir çalışan olduğu için ismi bende saklı) Adana İl Sekreterine, İl Sekreterinin de İl Başkanına iletmesi için Sayın Genel Başkan Yardımcısından gelen şu mesajı veriyor:

“Adana İl Kongresini 20 Aralık’a kadar bitireceksiniz. Elinizi çabuk tutacaksınız.”

İl Kongresinin 20 Aralık’a kadar bitirilmesi yasal olarak mümkün değil, itiraz süreleri ortada çünkü. İlçe Kongrelerini ne zaman yapacaklar? Bunu bildikleri için yazılı olarak iletemiyorlar talebi zaten. Mahalle kongrelerinin iptal edilmesi için ilçeye değil de ile başvuranlar da bu telefonu (ortada genelge olarak dolaşan konu) mesnet alıyorlar; “Bir an önce bitirmemiz gerekiyor, o yüzden ilçeyle oyalanamayız” denilerek garip bir taleple geliyorlar.

Rezillik, ötesi yok.

Yargıtay’a yapılan başvuru neticesinde CHP Genel Merkezi’nin verdiği cevapta, Olağan Kurultayı Aralık ayına kadar yapacaklarını yazdıklarını ortaya çıkarmıştık, biliyorsunuz.

Ancak Haluk Koç, kamuoyuna yaptığı açıklamada Olağan Kurultay’ın Ocak ayının ilk 15 günü içinde yapılacağını söylemişti.

“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye sormuştuk hani.

Yasal olarak hiçbir şekilde İl kongrelerini Aralık içerisinde biterek, o ay kurultay yapamayacak olan CHP Genel Merkez yönetimi belli ki; “hem benim listelerim delege yazılsın –bize oy verecek partililer delege yazılmadılarsa iptal ettirelim- hem de yasal süreyi filan ciddiye almayalım, bir an önce il kongrelerini tamamlayalım” telaşına kapılmış durumda.

Yoksa, bana açıklama yapmayan Bülent Tezcan, Yeni Asır’dan Yağmur Uygur Baydemir’e yaptığı açıklamadaTüzüğe ya da Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı bir durum yok.İddiaların gerçeklikle hiç bir ilgisi yok. Sadece parti içinde gereksiz tartışma yaratmaya dönük şeyler. 20 Haziran'da her şey usulüne uygun şekilde kurultay takvimini başlattık. Süresi içinde en geç Aralık ayı sonunda süreç tamamlanacak. Kurultay en fazla Ocak ayının ilk haftasına sarkabilir. Hedefimiz de bu” der miydi?

Adana Çukurova’da devreye giren milletvekillerinin ve belediye başkanları ile İl Yöneticilerinin yoğun direnişi sayesinde tamamlanan mahalle kongreleri hukuksuz bir şekilde iptal edilemedi.

Bunun daha ilçe kongreleri, il kongreleri, Kurultay’ı var.

Bakalım daha neler göreceğiz?

Yazımda ismi geçen tüm yöneticiler, konuya ilişkin açıklama yapmak isterse köşem onlara da açıktır.

Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim.

Yorumlar