Soma'da tazminatların neden ödenmediğini anlatayım size...

Aylarca Soma’yı yazdım. İşçilerin kanına ekmek doğrayan ve bu kanlı ekmeği yeniden işçilerin önüne koyan sistemi gözler önüne sermek istedim. Bu düzen değişsin istedim.

Olmadı.

13 Mayıs 2014 sabahı düzen nasıl sağlam işliyorsa, bu sabah da aynı kararlılıkla ve güçlü bir şekilde yürüyor. Hem de çarkın dişlililerinin arasında işçilerin kollarını, bacaklarını sıkıştırarak!

Unutanlara kısa bir hatırlatma yapayım…

4 Aralık Dünya Madenciler gününde gözler, 13 Mayıs 2014 tarihinde hayatını kaybeden Soma’daki 301 madencinin ardından geriye kalanlara çevrildi.

Soma’da 301 madencinin hayatını kaybetmesinin ardından 570 gün geçti. İşten çıkarılan 2831 madenciye tazminatları ödenmediği gibi, iş güvenliğine dair elle tutulan hiçbir yasal düzenleme yapılmadı.

Soma’daki işçi soykırımı yaşandığı sırada, Enerji Bakanı Taner Yıldız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ti. Somalı ailelere ve madencilere haklarında iyileştirilmeye ve iş güvenliğindeki eksiklikleri gidermeye yönelik yasal düzenlemeler yapılacağı konuşulurken, Meclis’e Soma denilerek getirilen torba yasada, iş güvenliğine ilişkin hiçbir iyileştirici mevzuata yer verilmemiş, torbaya “tüp bebek” yasası bile koyulmuştu.

Dönemin Çalışma Bakanı Faruk Çelik, işçi soykırımında sorumluluğu bulunan bakanlık bürokratlarının soruşturulmasına izin vermemiş, bu durum Danıştay’dan dönse de, soruşturmanın başlatılıp başlatılmadığına ilişkin kamuoyuna bir bilgi yansımamıştı.

TBMM’de Soma’yı araştırmak için bir araştırma komisyonu kuruldu. Komisyon ocağa girdi, akademisyenlerle görüştü, aylarca teknik bir araştırma sürdürdü. Araştırmanın neticesinde, muhalefet partisi üyelerinin şerhleriyle birlikte binlerce sayfadan oluşan bir rapor hazırlandı. Ancak Meclis komisyonun raporunu görüşmedi bile.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de çalışan 2831 madenci, soykırımın ardından bir telefon mesajı ile işten çıkarmış, tazminatları ödenmemişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa’da miting yapacağı günün bir gün öncesinde 500 – 1500 TL arasında değişen bir tutar ödeme, işçilerin hesabına “tazminat ödemesi” şeklinde yatırılsa da, işçiler tazminat namına hiçbir ödemeyi tekrar alamadılar.

Soma’da tazminatını alamayan işçiler için yasal bir düzenlemeye gidilmişti. O düzenlemeye göre, Soma Holding’in patronu Alp Gürkan’ın malları TMSF aracılığıyla satılarak, işçilerin (ortalama 35 milyon TL tutarındaki) tazminatı ödenecekti. İşçilere ödenen ilk ve tek para da bu şekilde ödenmişti.

Ancak T. Maden İş Sendikası Genel Merkezi ve Soma Şubesi, TMSF’ye giderek, “Bakın, biz Soma AŞ ile protokol imzaladık. Bu protokole göre firma işçilere 24 taksitte tazminatı ödeyecek. Alp Gürkan’ın mallarını satmanıza gerek yok” deyince, TMSF aradan çekildi.

CagdasSes.com, geçtiğimiz ay firmanın ve sendikanın herkesten gizlediği protokolde Ekim ayında ikinci taksit ödemesinin gerçekleştirilmesi gerektiğini yazdığını duyurmuştu.

Ancak Soma AŞ hiçbir şekilde ödeme gerçekleştirmediği gibi, durumu sorduğum AKP’li milletvekilleri, Vali, firma ve sendika yöneticileri birbiriyle çelişen açıklamalar yapmaktan çekinmediler.

Soma’daki maden emekçisi kardeşlerimiz, tazminatlarının ne zaman ödeneceğine ilişkin gazetemize sayısız telefon açıp, mailler gönderiyorlar. Buradan, 4 Aralık Dünya Madenciler gününde işçi kardeşlerime yeniden belirtmek istiyorum ki; eğer T. Maden İş sendikası, sizden habersiz bir şekilde Soma AŞ ile o protokolü imzalamış olmasaydı, TMSF Alp Gürkan’ın mallarını satarak tazminatlarınızı sorunsuz bir şekilde ödemeye devam edecekti.

Bugün tazminatlarınızı alamıyorsanız eğer, bunun sebebi; Alp Gürkan’ın mallarının satılmasına kıyamayan T. Maden İş yöneticileridir.

Beni arayan işçilere dedim ki, “Gidin, sendikadaki yöneticilerinize hesap sorun”. Gidenler, döndüklerinde şunu dediler bana; “Abla, biz öyle bir protokol imzalamadık diyorlar.”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TMSF'ye ve TKİ'ye tazminatları sorduğu zaman, TMSF durumun tam da böyle olduğunu yazdı verdiği cevapta. TMSF de mi yalan söylüyor?

Ben de buradan sesleniyorum:

Recep Satır!

Yasin Karatay!

Tamer Küçükgencay!

Sözleşme Sekreteri Hasan Hüseyin arkadaş!

Hepinizle görüşmedim mi? Bana “elimizde değil” demediniz mi? Kiminiz “Biz değil, Genel Merkez imzaladı” dedi, kimileriniz “Biz değil, şube ilgilendi”…

İnkar mı ediyorsunuz protokolü imzaladığınızı?

Hadi gelsinler, bana söylesinler “imzalamadık” diye.

Hadi gelsinler de, bana söylesinler “Alp Gürkan’ın mallarını sattırmaya kıyamadığımız yalan” diye.

Söylesinler de sizin vermek istediğiniz halde veremediğiniz cevabı ben vereyim onlara.

Malum, ekmek parası.

Kanlı ekmek.

Yorumlar