Habertürk gerçeği

Fatih Altaylı “Pet Şişelerden Kurtulun” başlıklı bir yazı yazıp, gazetenin de manşetinden pet şişe savaşını başlatmıştı.

Habertürk Televizyonu üzerinden doktorları çıkarıp konuşturarak, plastik şişelerin kansere neden olduğunu, damacana ve pet şişelerde aldığımız su ve benzeri içecekleri eve gider gitmez cam şişelere boşaltmamız gerektiğini, böylelikle kanserin etkilerinden kurtulacağımızı anlattılar.

Bilimsel çalışmalar neticesinde böyle bir olayın gerçekliği veya geri dönüşüm açısından plastik şişelerin doğaya yüzlerce sene içerisinde karıştığını tartışabilir, anlatabiliriz. Bunda bir sorun yok. Sormamız gereken konu şu: Neden şimdi?

Mart 2009'da Başbakan Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in de katıldıkları törenle üretime açılan Eti Soda A.Ş.’nin %26 hissesi bir devlet kuruluşu olan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne ait olup, %74 hissesi Ciner Group’a ait olan, Türkiye’nin en büyük cam hammaddesi üretiminin Fatih Altaylı’nın ve Habertürk ailesinin patronu olan Ciner’in olması beraberinde akıllara farklı sorular getirdi.

Diyebilirsiniz ki, ne var bunda? Habertürk’te 11 Ağustos 2011’de yer alan habere göre Ciner Holging, madencilik, enerji ve medyadaki yatırımlarından sonra cam ambalaj üretmek için kolları sıvamıştı. Ciner Holding iştiraklerinden Park Cam Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Bilecik / Bozöyük Organize Sanayi Bölgesi’nde satın alınan yaklaşık 224 dönüm araziye kurulacak olan tesiste “çevre dostu, sağlıklı cam” üretilecekti.

Tesadüfler ülkesi Türkiye’nin tesadüf manşetlerinin süslediği kara puntolar, sağlık ve korku üzerinden sadece siyasetin değil, ticaretin de sürdürüldüğü gözler önüne seriliyor.

Ne zaman adam oluruz? Gazeteciliğin etik kurallarını paranın üzerinde tutup, iyi çocuk olabilmek için değerlerimizden vazgeçmediğimiz zaman.

Yorumlar