Soma Kömürleri A.Ş.'nin Soma Spor ile "duygusal ilişkisi"

Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Kömürleri A.Ş. bünyesinde üretim yapılan Eynez ocağında meydana gelen işçi soykırımının ardından, firmanın işçiler üzerindeki yaptırımlarının sadece “işten çıkarma tehdidi” ile sınırlı olmadığı ortaya çıktı.

Başbakan Erdoğan, Bakan Faruk Çelik, Eski Bakan Zafer Çağlayan, Bakan Taner Yıldız ve Salih Kapusuz tarafından Soma’daki maden işçilerine hem devletin hem de firmanın maaşlarını ödeyeceği sözleri verilmesine rağmen, işçiler kelimenin tam anlamıyla yoksulluk içerisinde yaşıyorlar.

TBMM’de konuya ilişkin olarak toplanan komisyondan çıkan ortak önerge ile geçici bir yasa maddesi çıkarılmış, “firmanın işçilerin maaşını ödemediği takdirde devlet eliyle firmadan tahsilata gidilerek, işçinin hesabına yatırılacağı” hükmü madde üzerinde Genel Kurul’da onaylanmıştı.

MADEN FİRMASI MAAŞLARI DEVLET TAHSİL ETMESİN DİYE EKSİK YATIRDI

Facianın yaşandığı 13 Mayıs tarihine kadar işçileri “yeraltında çalışır”, geri kalan 17 günü ise “yerüstünde çalışır” göstererek işçilerin maaşlarında ciddi bir kesintiye giden Soma Kömürleri A.Ş., böylece hem devlet eliyle tam tahsilatın yapılmasını önlemek hem de maaşları az yatırmak için akıllara zarar bir yönteme başvurdu.

CagdasSes.com, çeşitli haber ajanslarının Soma’dan “madenciler maaşlarını kesintisiz aldı” haberlerinin aksine, maden emekçilerinin maaşlarında kesinti ve hukuksuz bir uygulama ile bordroların düzenlenmesi yöntemine, taşeronlardan Tilaga Turizm üzerinden başvuran Soma Kömürleri A.Ş.’nin oyununu gün yüzüne çıkarmıştı.

MADEN İŞÇİSİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR

Tüm bu kesintilerle birlikte, maaşlardan geriye sadece 600 – 700 TL arası bir ücret kalan; başka hiçbir geçimleri olmayan, aile geçindirmek zorunda olan ve kira, fatura, kredi borcu gibi giderleri karşılamak mecburiyeti bulunan maden emekçisi açlık sınırının altında, ölümü koklayarak yaşıyor.

Bordrosunu faks çekmek isteyen bir işçi, faksın ulaşmasında bir sıkıntı olduğu için yeniden çekmesini rica ettiğimde, “İkinciyi çekecek param yok abla” dediğinde, maaşından yarı yarıya kesintiye gidilen diğer işçi “Ben çocuğuma dondurma alamadım. İstemişti oysa, eve nasıl gideyim şimdi” diye sorduğunda, 700 bin Dolar’lık saat takmayı vicdanına yediren adamın kendisini ziyaret eden sekiz işçinin talepleri karşısında nasıl düşünmüş, hangi psikoloji ile tutmak zorunda olmadıklarını hissettikleri sözler verdiklerini tasavvur etmeye çalışırken umudum kırılıyor.

T. MADEN İŞ: “BAKANLIK KESİNTİLERİ DÜZELTMEYE ÇALIŞIYOR”

Maaş kesintisi ile ilgili olarak, T. MADEN-İŞ Genel Merkezi’nde görevli bir avukatla görüştüğümde, Bakanlık müsteşarı ile iletişimde olduklarını, müsteşarın kendilerine “sıkıntının giderilmesi için harekete geçtiklerini, bu ay yerüstü olarak yatırılan maaşların düzenlenmesi için uğraş verdiklerini, bir dahaki ay bu kesintilerle maaşların yatırılmayacağını” belirttiklerini söyledi.

Soma’da yetkili başka bir sorumlu ile görüştüğüm T. MADEN-İŞ şube temsilcisi ise, işçiden yasal olarak kesilen sendika aidatlarını bu ay itibariyle almamayı gündemlerine aldıklarını belirtti.

T. MADEN İŞ’İN İŞÇİLERE AYIRDIĞI 800 BİN TL NEREDE?

T. MADEN-İŞ Genel Merkezi’nden geçtiğimiz günlerde edindiğim bilgiye göre, işçilerin aidatlarından toplanan 800 bin TL para Soma Kaymakamlığı’na işçilere dağıtılması için aktarılmış. Bu para hayatını kaybeden madencilerin ailesine ve sağ kurtulan işçilere eşit şekilde pay edilmesi talebiyle Kaymakamlık fonuna yönlendirilmiş.

Hala takipteyim, Kaymakamlık üzerinden bu paralar işçilere dağıtılmadı. Her bir kuruşuna kadar da takipçisi olmaya devam edeceğim.

YARDIMLARDAN SADECE BELİRLİ MADENCİLER FAYDALANABİLİYOR

Can sıkıcı husus ise sadece hayatını kaybeden işçilerin ve sağ kurtulanların bu yardımlardan faydalanacak olmaları. Oysa bu para tüm Soma Kömürleri A.Ş. çalışanlarının hakkı. Mesela paşa vardiyasında çalışan bir emekçi; “kendisinin facianın akşamında arama kurtarma çalışmalarına katıldığını, o çalışmalar sırasında kendisinin de fizyolojik olarak olumsuz etkilendiğini ve o vardiyada olmadığı için Kızılay ya da AFAD aracılığı ile yapılan yardımlardan faydalanamadığını, kendisi gibi yüzlerce işçinin sağ kurtulan işçilerle aynı durumda olmalarına rağmen devlet eliyle görmezden gelinerek, hak gaspına uğratıldıklarını” anlattı uzun uzun. O da onlar kadar yoksullaştırıldı ve ölüme mahkum edildi oysa. Devlet için ne kadar ölüysen, ne kadar ölüme yakınsan o kadar makbul işçisin çünkü.

T. MADEN-İŞ EMEKÇİNİN 35 BİN TL’SİNİ BOŞUNA HARCAMADIĞINI İSPATLAYABİLİR Mİ?

Sendika facianın yaşandığı gün tuttuğu otobüsler sebebiyle 35 bin TL’lik Soma Seyahat’e fatura kesti. Otobüsleri tutan sendika yetkilisi ile görüştüğümde, yaklaşık yirmi il – ilçe – belde ismi sayarak, kendilerine “cenazemiz var, biz de köye gitmek istiyoruz” diyen herkesi gönderdiklerini söyledi.

Görüştüğüm işçiler, 45 kişilik otobüslerde 3,5 kişinin gittiğine tanıklık ettiklerini anlattılar uzun uzun. Sendika yetkilisi de şaşırdı zaten 35 bin TL’yi direkt olarak belirtmeme. İsim tutmamışlar, toplu koyun alır gibi numaralarla toplu hizmet alımı yapmışlar. Baştan aşağı rezillik. Boşa giden her koltukta emekçinin alın terinden bir damla olduğunu bilmek ise utanç sebebi.

FİRMANIN MUHASEBESİ “ÇALIŞMADINIZ, NE YAPALIM” DİYOR

Madencinin ömründen çalanlar alnının terinden de çalmış, çok mu?

Soma Kömürleri A.Ş.’de muhasebe sorumlusu olarak çalışan hanımefendi, işçilerin maaşlarının çalışmadıkları 17 günü “yerüstü çalışanı” olarak göstermelerinin gerekçesini işçilere “Çalışmadınız, ne yapalım? Haliyle yerüstü” diye açıklıyor.

Çalışmadılarsa eğer yerüstünde de çalışmadılar, değil mi?

O hanımefendiye birkaç soru soracağım şimdi, anlayacağı dilden ilgisini çekeceğimi düşünüyorum.

·         Soma Kömürleri A.Ş., Soma Spor Kulübü’nün sponsoru mudur?

·         Soma Spor Kulübü Başkanı Gökhan Gür, Soma Kömürleri A.Ş.’de satın alma müdürü müdür?

·         Gökhan Gür’ün eşi ve kayınbiraderleri Soma Kömürleri A.Ş.’nin satın alma biriminde çalışmakta mıdırlar?

Soma Kömürleri A.Ş.’nin facianın olduğu dönemki Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun Soma Spor Kulübü Fahri Başkanı olduğunu anımsarsak;

·         Soma Kömürleri A.Ş.’de çalışan madencilerin maaş bordrolarındaki Soma Spor Kulübü’ne 2 TL’lik düzensiz kesintiler yapılmış mıdır?

·         İşçilerden “işten atılma” tehdidiyle bu kesintiler için zorla imza alınmış mıdır?

·         Soma Spor Kulübü’ne “bir kere bile koşmamış” adı sanı bilinmeyen futbolcuların satın alınmasına aracılık edilmiş midir?

Ramazan Doğru’nun eşi AKP’nin birinci sıradan listeye giren Belediye Meclis Üyesi Melike Doğru’nun koordinatörlüğündeki Soma Kömür işletmeleri İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne “sandık aidatı / kredi” adı altında işçilerin maaşlarında yapılan kesintileri anımsarsak;

·         İşçilere faizle kredi veren bu derneğin havuzunda toplanan paralardan, faciadan iki ay öncesine kadar “elimizde para yok” gerekçesiyle işçiye borç verilmemiş midir?

·         AKP’nin seçim kampanyasının Manisa’daki en güçlü kalesi olduğu belirtilen Soma Kömürleri A.Ş.’nin Melike Doğru adına kurulan sosyal tesislerinin getirisini görmezden bile gelsek, dernekte toplanan işçilerin parası ile Soma Kömürleri A.Ş.’de oluşan açık kapatılmak için uğraşılmış mıdır?

Bu soruların hiçbirisine yanıt verebileceğini düşünmüyorum o hanımefendinin. Beklemiyorum da zaten. Aynı cevaplara sahip olduğumuzu biliyorum çünkü.

Binlerce maden emekçisinin çaresizliğinde büyüyen dirençle yeşertiyorum ben umutlarımı. Vicdanım yol gösteriyor bana. Her bir emekçi kardeşimizin ve onların aydınlık geleceğinin mimarının yine kendileri olacaklarını anımsatarak, kaybedecek hiçbir şeyleri kalmayan işçi sınıfının mücadelesini selamlıyorum.

Madenci kardeşlerim bilsinler ki, bu sayfada onlara hep yer olacak.

Tıpkı güzel ülkemin birlikte inşa edeceğimiz yarınında olacağı gibi.

 

Yorumlar