Soma Belediyesi'ndeki müdürler hangi projeye imza vermedikleri için yerlerinden edildiler?

Soma’da hangi taşı kaldırsan, altından rant çıkıyor.

Toprağından rant çıkıyor, betonundan rant çıkıyor.

Öyle ki, tüm ilişkiler de paranın etrafında şekillenip, güç “hak” doğuruyor.

301 maden şehidi ve geride bıraktıkları yetimlerin araladığı kapı, ne yazık ki Soma’da madencinin emeğinden, vatandaşın birikiminden kimlerce nasıl çalındığını bir bir gözler önüne seriyor.

Soma Spor Kulübü’nün önceki yönetimi ile Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. arasındaki “duygusal” ilişkiyi kaleme almamın ardından değişen kulüp yönetiminden sonra, Soma Belediyesi’nde neler oluyor diye şöyle bir bakayım dedim.

Karşıma hep aynı isimler çıktı:

Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, AKP Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, Güral Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Güral, AKP Soma İlçe Başkanı Mehmet Ali Özkan, müteahhitler Aziz Kır ve Hacı Yılmaz, Nuri Şerifoğlu, Hakkı Duran.

Daha da var tabi, bunlar birlikte gezmeyi pek seven, Soma’da “erk sahibi” isimler. Hepsini yazacağım, hiç kimse merak etmesin.

Belediye binasının ihale süreci çok ilginç mesela. Oradan başlayalım kurcalamaya. Müteahhit Aziz Kır’ın belediye binasının yapım ihalesini ikinci turda aldığını kaleme almıştım. O süreç nasıl oldu sahi? İlk turdan sonra nasıl bir müdahale oldu da iptal edildi?

Daha önce Başbakan’ın danışmanlığını yapan ve Başbakan Erdoğan’ın arzusu ile Cakarta Büyükelçisi (Endonezya) olarak atanan Zekeriya Akçam’ın öz yeğeni olduğunu öğrendiğim Ramazan Güral aynı zamanda Soma Belediyesi’nin binasının alt katlarının sahibi midir acaba? Sahibiyse buraları nasıl mülk edinmiştir dersiniz? Bu dükkanları işletmesi için büyük firmalara kiraya vermiş midir? Merak ediyorum. Bir anlatsalar da, aydınlansak hep birlikte.

Soma’da yaptırdığı otelin temel atma töreninde konuşan Güral Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Güral, “Şükürler olsun ki bu yatırımımızı da Soma’da yapıyoruz. Bu otelin bugün temelinin atılmasında emekleri olan Manisa Milletvekilimiz Hüseyin Tanrıverdi’ye, Valimiz Abdurrahman Savaş’a, belde belediye başkanlarımıza ve Yusuf Değirmenci abimize teşekkür ediyoruz” demişti.

Hüseyin Bey’in “katkılarını” net bir şekilde anlamak mümkün zaten de biz Yusuf ağabeyinin katkılarını merak ettik. O da anlatsa otelde nasıl “katkıcı” olduğunu ne güzel olur, değil mi? Bizimkisi de merak işte.

AKP Soma İlçe Başkanı Mehmet Ali Özkan’ın, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene’nin, AKP’li milletvekilleri Hüseyin Tanrıverdi’nin ve Selçuk Özdağ’ın katıldığı temel atma töreninin ardından Güral / Egerens Otel ile ilgili kamuoyuna yansıyan pek bir gelişme olmamıştı. Sadece aynı AKP’li ekibin inşaat alanına yaptıkları ziyaretle otelin inşa sürecinin takipçileri olduklarını öğrenebilmiştik.

Daha sonra duraklayan sürecin ardından otel sahiplerinin “ruhsat” problemi ile karşı karşıya oldukları duyumunu aldım. Soruşturdukça yine ilginç sorularla karşılaştım.

Otelin “havuzu” pek güzelmiş, öncelikle belirteyim. Otelin “sığınağı” nerede acaba? Bir anlatsalar, çok güzel olur sanıyorum.

Belediyede birçok kişinin canını sıktı Egerens Otel bu hafta. Çok kişinin yeri değişti, bazıları belediyede kavga çıkardı, Başbakan tarafından “bizzat azarlanan” bazı Başkanlar odalarda esti gürledi.

Benim matematiğim hep iyiydi ve en çok havuz problemlerini severdim. İlgi alanıysa demek...

Bu problem biraz daha farklı fakat, çözüm denklemin içinde açıkça görülüyor.

Denklem de bazı soruları beraberinde getiriyor...

Şöyle ki...

Sayın Güral belediyeye gidip, “hemşerisi” belediye meclis üyesi ile ruhsat sorunu ile ilgili görüştü mü? Bu meclis üyesi “ilgili talepleri” belediye başkanına iletti mi? Belediye Başkanı bunun için memurların yerini değiştirdi mi? Değiştirildiyse imar müdürünün yeri neden değiştirildi? Acaba bu dosyaya imza atmamak için mi direndi? Bu inşaatın plan tadilatı değişikliği kaç kere yapıldı? Emsal dışı alanlar ticari alana çevrildi mi acaba? Haksız ek emsal kullandırıldı mı? Kullandırıldıysa ne kadar kullandırıldı?

Belediye’de Yeni Çarşı için tasarlanan proje sürerken Güral da oradan dükkan topluyor mu acaba?

Egerens için marka tescili başvurusunda bulunanlara bakınca ilginç isimlerle karşılaştım. İsmi listede yer alan Akın Ümmetoğlu’nun babası Kırkağaç’ın AKP’li Eski Belediye Meclis Üyelerinden Eczacı Recep Engin Ümmetoğlu. Diğer bir isim ise Nurdağ Madencilik’in sahibi Necdet Nurdağ. Hepsi Manisa’da AKP ile içiçe olan isimler. Sürekli bu size söz ettiğim isimler çeşitli sivil toplum derneklerinde birbirilerine “hayırseverlikleri” üzerinden plaketler verip duruyor. Fotoğrafları paylaşsam bitiremem, sıkılırsınız. Siyaset rantla birleşince her iş bir anda olur oluveriyor bu ülkede.

Hazır Ramazan Güral demişken, aklım biraz eskilere takıldı. 2006’da fakir fukaraya dağıtılmak üzere Aliağa Belediye şirketi kömür almış, bu kömürü tonu 119 TL’ten alıp bir kısmını 202 TL’ye halka satmışlardı. Ancak, 119 TL’den alınan kömür o günün piyasa şartlarında 230 TL ederken Ramazan Güral’a 113 TL’den satıldığı ortaya çıkmıştı. Hem de bu “yolsuzluk iddialarını” gündeme taşıyan isim AKP’li Belediye Meclis Üyesi Şafi Teymur’du. Teymur daha sonra AKP’nin Belediye Başkan Adayı oldu.

Teymur, AKP’li Belediye Başkanı Tansu Kaya ile Belediye Şirketler Genel Müdürü Murat Eminoğlu'nun göstermelik belgelerle halkı ve kamuoyunu yanılttığını ileri sürerken, “kirli pazarlıklar sonucu, belediyeyi kullanarak haksız kazanç elde etmişlerdir” ifadelerinde bulunmuştu.

AKP’li Şafi Teymur ve daha sonra CHP’li Belediye Başkanı Turgut Oğuz, tüm Aliağa’ya yetecek kadar (22 bin ton) kömür alındığını ama kömürün zararına Ramazan Güral’a 2007’de 138 TL’den alınıp 136 TL’den satıldığını aktarmışlardı. Daha sonra belediyenin tekrar kömüre ihtiyacı olmuş ki, 136 TL’den sattıkları kömürü yine Ramazan Güral’dan 169 TL’ye geri almışlardı. Sadece kömür işinden şirketin zararı 1 milyonun üzerinde olduğu belirtiliyordu. Bu şirket nasıl yönetilmiş, müdürden neden hesap sorulmamış bilen yok. İddialar yargıya intikal etmiş fakat bir daha da gündeme taşınmamıştı.

Hakikaten, nasıldı o iş?

Yorumlar