Bakan Taner Yıldız Erdoğan'ın hangi talimatını yerine getirmedi?

13 Mayıs’ta Soma’da meydana gelen işçi katliamının sonrasında Başbakan ve Bakanlarla görüşerek, eylemde olan madencilerin taleplerini ileten işçilere verilen sözler hala tutulmadı.

Madencilerin acil olarak yerine getirilmelerini istedikleri 15 maddelik talepleri için Başbakan Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Zafer Çağlayan, Salih Kapusuz, ve AKP’li Manisa Milletvekilleri Hüseyin Tanrıverdi, Uğur Aydemir, Recai Berber, Öznur Çalık, Selçuk Özdağ’ın verilen sözlere şahit olduğunu belirttikleri maden emekçileri ile birer birer görüştüm. Hepsi, vekillerin, bakanların ve Başbakan’ın net bir şekilde bu maddelerin kabul edileceğini söylediklerini belirtti.

BAŞBAKAN MADENCİLERİN TALEPLERİNİ AZ BULDU

Başbakan ve ilgili Bakanlarla yapılan görüşmedeki heyetin içinde yer alan Tevrat Cün, Bakan Yıldız’ın “Türkiye’nin en güvenilir maden ocağı” dediği facianın meydana geldiği Eynez’deki ocakta olmasa da, mantık açısından “daha az güvenilir” olduğu düşünülebilecek Atabacası’nda çalışıyor. Faciadan 1,5 saat sonra ocakta olduğunu ve 5 gün boyunca madenden ayrılmadığını, arama kurtarma çalışmalarına katıldığını anlatıyor.

Başbakan ile görüşmesinde kendilerine ne sözler verildiğini sorduğum Cün, Başbakan’ın kendilerine “Bu talepler az bile, biz daha da fazlasını yapacağız. Merak etmeyin, tüm bu talepler yerine getirilecek” diye söz verdiğini anlattı.

AKP’Lİ VEKİLLER DE BELEDİYEDE SÖZ VERDİ

Cün, aynı zamanda oturma eylemi sırasında yanlarına gelen Salih Kapusuz’un da bu sözleri verdiğini, Kapusuz’un gelişinden bir hafta sonrasında Soma Belediyesi’nde yapılan bir toplantıdaki gelişmelerin daha da ilginç olduğunu aktardı.

Cün’ün katıldığı ve Belediye Başkanı Hasan Ergene’nin katıldığı toplantıda AKP Manisa Milletvekilleri Recai Berber, Muzaffer Yurttaş ve Hüseyin Tanrıverdi de hazır bulunmuş. Recai Berber, madencilere “Korkmayın, çifte maaşınız hesaplarınızda olacak. Biz de vereceğiz diyoruz işte ama maden firmasına da yazık değil mi” demiş. Cün de AKP’li Berber’e “Bizden yediklerine, yaptıkları yolsuzluklara saysınlar” diye yanıt vermiş. Cün’ün iddiasına göre, AKP’li Berber onaylamış maden emekçisinin bu çıkışını. 60 maddelik önergelerini çıkarmış, koymuş masaya; “Bakın, demiş. Rahat olun. İşte ne talebiniz varsa hepsini yasalaştıracağız, hepsi burada” demiş. Önergeyi gösterdi bana Cün, “torbayı çorba yaptılar” diye de ekledi. Verdikleri sözleri tutmadıkları gibi, bir de “tüp bebek” konusunu bile torbaya katarak kendileriyle dalga geçildiği serzenişinde bulundu.

BAŞBAKAN 36 SAAT OLACAK DEDİ, AKP’Lİ VEKİLLER 45 SAAT

Cün haklı, AKP’li vekiller madencilerin çalışma saatlerinin haftalık 36 saate düşürülmesine yönelik taleplerine Başbakan “olur” verdiği halde 45 saat olarak komisyona önerdiler. TBMM Soma’daki Maden Faciasını Araştırma Komisyonu Başkanı Alaboyun, hatta bir adım ileri giderek, Zonguldak’taki araştırmaları sırasında bir meslektaş arkadaşımın sorusu üzerine “45 saatlik çalışma periyodunu komisyona önereceklerini, muhalefetin üyelerinin de bu öneride mutabık olduklarını” söyledi.

İnanmadım, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’e sordum, “Asla kabul etmedik. Ciddi tartışmalar yaşıyoruz hatta. 36 saat kırmızı çizgimizdir, işçi eğer rıza gösterir ve talep ederlerse haftada 2 gün tatil olmak kaydıyla 7,5 saat kabul edilebilir dedik, üzerine tartışmaya da devam ediyoruz. Bitmiş bir şey yok yani” diyerek tahminimi doğruladı. (TIKLAYINIZ)

AKP’nin verilen sözlerin üzerine komisyonda geri adım atmaları, Soma’yı unutmaya başlayan basının da sessizliği ile Genel Kurul’da da etkisini gösterecek gibi duruyor.

Demin bahsettiğim, AKP’li Recai Berber’in madencilere “rahat olunuz” diyerek elinde salladığı, Bakanlar Kurulu tarafından Meclis’e sevk edilen tasarının 7’inci maddesi İş Kanunu’nun çalışma sürelerini düzenleyen 63’üncü maddesinin birinci fıkrasına şu cümlenin eklenmesini öngörüyordu: “Yeraltı işlerinde çalışan işçiler için çalışma süresi haftada en çok otuz altı saat olup günlük çalışma süresi altı saatten fazla olamaz.”

Böylece maden işçileri de dâhil olmak üzere yeraltı işlerinde çalışan işçilerin haftalık çalışma süresi 45 saatten 36 saate düşüyor, işçinin günlük çalışma süresi ise 6 saat ile sınırlandırılıyordu. Bu düzenlemeye göre, işçiler, 45 saat değil 36 saat çalışarak, bugünkü ücretlerine hak kazanacaktı. Örneğin radyoloji teknisyenleri gibi maden işçileri de yasal 45 saatlik çalışma süresinin altında bir süre ile çalışmış olacaktı.

BAŞBAKAN’IN SÖZÜNÜ MADEN BARONLARINA EZDİRDİLER

Ancak bu değişiklik maden patronlarının tepkisini çekti ve maden patronları AKP grubu üzerinde yoğun baskı kurdu ve AKP Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’in verdiği değişiklik önergesi yine AKP’li vekillerin oylarıyla kabul edilerek çalışma saatlerinin 45 saat olarak kalması yönünde görüşe varıldı.

AKP’li Şahin’in önergesinin gerekçesinde, “Yeraltında çalışan işçilerin yeraltındaki yapacakları çalışmaya ilişkin süreler konusunda tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır” denildi. Oysa ilk düzenlemede herhangi bir tereddüt söz konusu değildi.

Başbakan ile görüşen madencilerden birisi olan Engin Sal da Cün’ün ifadelerine eklemelerde bulunarak, “Bakanlar taleplerimizi onayladı. Yerine getirileceğini belirtti. AKP Genel Merkezi’ne giderek Başbakan ile de görüştük. Başbakan, Bakan Yıldız’a döndü ve dedi ki, ‘Taner, bu kardeşlerimiz isteklerinde haklılar. Az bile. Daha da yapacağız. Ne gerekiyorsa ilgilenilecek’. Biz de sevindik. Bu talepler sadece bizim taleplerimiz değil, tüm madencilerin talepleri çünkü”şeklinde konuştu.

Taleplerin iletildiği sırada söz alarak, Bakan Yıldız ile arasında geçen diyalogu anlatmasını istediğim maden emekçisi Arif Şengül, “Ben Sayın Bakanımıza ‘Ocağımız emniyette olsun istiyoruz’ dedim. Sayın Bakanımız da bana ‘Arif, bu ocakların kapatılmasını istiyor musun?’ diye sordu. ‘Hayır, asla istemiyorum’ dedim. ‘Benim gibi kaç maden işçisi o ocaklardan ekmek yiyor. Ama şartlarımızın iyileştirilmesini istiyorum. Devlet denetlemeleri düzgünce yapsın istiyorum’dedim. Madencinin maaşı ne kadar olmalı diye sorduğunda, en düşük madenci maaşının 2000 TL olması gerektiğini düşündüğümüzü belirttim. ‘Siz bir Bakansınız, ben bir işçiyim. İkimizin de ortak bir noktası var; insanız. Siz insanca yaşayabiliyorken, ben madene iniyorum diye neden insanca yaşayamayayım’ diye sordum” dedi.

Yine aynı ekipten maden emekçisi Ahmet Arslanbey ile konuştuğumda, görüşmeler sırasında tuttuğu notları benimle paylaştı. Arkadaşlarının anlattıkları birebir notlarında vardı. Ayrıca, madencilerin senelik izinlerinin yerüstü olarak yatırıldığını Bakan Faruk Çelik’e aktardığında, Bakan’ın “Peki, yeraltı olarak yatırılacak” dediğini aktardı. Madencilerin emeklilik yaşını düşüreceklerinin sözünü verdi Bakan Çelik madencilere.

Bakan Yıldız da denetimler neticesinde “iş güvenliği sağlandığına inanılırsa”, Bakanlar ve milletvekilleri ocağı denetimlerden sonra gezdiklerinde “tamamdır” derlerse ancak işbaşı yapılabileceğini belirtmiş.

BAŞBAKAN’DAN EYNEZ’DEKİ MADENCİLERE ÇİFTE MAAŞ

Başbakan Erdoğan’ın ağzından şu sözleri not almış Ahmet: “Soma’ya geldiğimde maaşlarınızın düşük olduğunu gördüm. Patronunuza ‘sendika yok mu’ diye sorduğumda ‘bizde prim sistemi var’ dedi. Maden şehitlerimizin sivil şehit sayılması için gerekli talimatları da verdim. Ölüm aylığı için 900 gün şartı aranıyordu, tek gün bile çalışmış olsa madenci kardeşim ölüm aylığı bağlanacak. Eynez’deki ocakta çalışanlara bir maaş devletten bir maaş firmadan ödenecek”

KOMİSYON’DAKİ AKP’Lİ VEKİLLER BAKANLARI VE BAŞBAKAN’I CİDDİYE ALMIYOR MU?

Başbakan ve Bakanlar tarafından sıcağı sıcağına sözler verilip, AKP’li vekiller tarafından komisyonda geri adım atılıyorsa Bakanlar Başbakan’ı, AKP’li vekiller de Bakanları ciddiye almıyor demektir. Öyle değilse eğer, madencilerin ve acılı ailelerin gazını almak için hükümet yetkililerince yalan söyleniyor demektir. Bunu Meclis Genel Kurulu’ndaki oylama sonrasında göreceğiz.

***

DHA ve ana akım medyanın büyük çoğunluğu Soma’da maden işçisine maaşı firma tarafından geç de olsa yatırıldığında “Madenciler maaşları ile hatıra fotoğrafı çektirdiler”, “Madenciler banka kuyruğunda mutluluklarını paylaştılar”, “Madenciler maaşlarında hiçbir eksiklik olmadığını söylediler” şeklinde utanç haberleri yapanların karşısında, madencilerin maaşlarında ciddi kesintiler olduğunu, bordrolara yansıtıldığı üzere facianın yaşandığı güne kadar 13 gün yeraltı, 17 gün yerüstü çalışılmış gösterildiğini sadece CagdasSes.com haberleştirdi. (TIKLAYINIZ)

Konuyu “gerçek anlamda” önemseyen tek milletvekili olan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’e aktardığımda takipçisi olacağının sözünü verdi. Oldu da. Komisyon’da Maliye’ye konunun incelenmesi için teklif verdi ve Maliye’den kendisine iletilen cevap ile, yeraltı çalışmalarına uygulanan gelir vergisi muafiyetinin kaza sonrası günler için uygulamadığını, dolayısı ile maaşlardan vergi kesintisinin bu sonucu doğurduğunu öğrendi ve aksi yönde yayınlar yapan medya organlarını bu sonuçla yalanlanmış oldu. “Şimdi Maliye Bakanlığı bu konuda bir çalışma yapacak, kesintinin iadesi yönünde görüş bildirirlerse madencilerden yapılan kesintiler geri ödenebilecek” diyerek madencilere bekledikleri müjdeyi verdi. Recai Berber’in, Muzaffer Yurttaş’ın ve Hüseyin Tanrıverdi’nin maden emekçilerine verdikleri 36 saat sözünün komisyondan AKP’li vekillerin oyları ile dönmesini nasıl açıklayacaklarını bilmiyoruz ama vicdanı en rahat olan vekilin CHP’li Özel olması gerektiğini biliyoruz.

GELİR VERGİSİNİ BİLE MADENCİNİN SIRTINA YÜKLEDİLER

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Özel’in Meclis gündemine taşıdığı gelir vergisi kesintilerine yönelik yaptığı açıklamayı çok önemsedim. Bakan Şimşek, üretimin durdurulduğu Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye bağlı madenlerde işverenlerce ödenen ücretler üzerinden Gelir Vergisi stopajının yapılmaması gerektiğini söyledi. Bu madencilerin maaşlarından yapılan kesintinin geri ödeneceğine ilişkin en belirgin açıklama oldu. Ben de en kısa süre içerisinde maden emekçisi kardeşlerime maaşlarındaki eksikliğin geri ödeneceğinin müjdesini verebilirim diye umut ediyorum.

***

Geçtiğimiz günlerde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Soma’da yaşanan maden faciasının ardından AFAD bünyesinde toplanan yardımların 20 milyon TL olduğunu söyledi.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ise, Atalay’ın açıklamasından yaklaşık bir hafta sonra Başbakan Erdoğan’ı ziyaret ederek, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na Soma’ya yardım yapılması amaçlı verilmek üzere 16 milyon 838 bin 164 TL’lik çek verdi.

SOMA İÇİN AFAD TARAFINDAN TAM OLARAK NE KADAR YARDIM TOPLANDI?

Beşir Atalay, ilk açıklamayı yaparken TOBB’dan da ciddi yardımlar geldiğini söylemişti. 20 milyonluk yardımın içinde TOBB’un 16.8 milyonluk yardımı var mı? Yoksa yaklaşık 37 milyonluk bir yardım parası mı birikti AFAD’ın Soma hesabında?

Bu sorular acilen aydınlatılmalı. Beşir Atalay yeni bir açıklama yapmalı.

AFAD YARDIMLARI HAKÇA BÖLÜŞTÜRMELİ

Ayrıca AFAD listesinde sadece faciada hayatını kaybeden madencilerin aileleri ile hayatta kalanların ailelerin isimleri var. Oysa 6 bine yakın madenci yaklaşık 800 madenci ile aynı yaşam zorluklarında hayata tutunmaya çalışıyor. Soma’daki madencinin ailesinin AFAD’tan yardım alabilmesi için illa ki ölmesi ya da ölümden dönmesi mi gerekli? AFAD’tan yardım almayan diğer madenciler de aynı sömürü düzeninin içinde, aynı güvenliksiz koşullarda, aynı üç kuruşa, aynı firmanın insafında ömürlerini törpülediler yıllarca. Bunlar ciddi paralar ve büyük bir şeffaflıkla gerekli dağıtım, adil bir şekilde sağlanmalı. Her maden emekçisi, devletin güvencesini arkasında hissedebilmeli.

  1. MADEN – İŞ’İN YARDIMI NE ZAMAN DAĞITILACAK?

T. MADEN-İŞ’in Kaymakamlık üzerinden dağıtılması için aktardığı 800 bin TL hala dağıtılmış değil. Bu gecikmenin sebebi ile ilgili gerekli açıklamalar hem sendikadan hem de Kaymakamlıktan yapılmalı.

BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ’NİN MADENCİLERE KONUT SÖZÜ NE ZAMAN HAYATA GEÇİRİLECEK?

Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar madenci ailelerine birer konut yapacaklarının sözünü vermişti. Başkan Fikret Orman da çeşitli projelerle konut yapımına para aktaracaklarını belirtmişti. İki Başkan’ın da projeye ne zaman başlayacaklarını ve inşa sürecini yakından takip edeceğimi belirteyim.

MADEN EMEKÇİSİ DİLENCİ DEĞİL

Bu sömürü düzeninin sahipleri, yıllarca alnının terini, döktüğü kanını katık yaptılar madencinin, evine götürmek için mücadele verdiği ekmeğe.

Taşeronlaşma ile ömründen çaldılar madencinin, dayıbaşlarının üretim baskısı ile Güneş’lerinden.

Dayıbaşları üretim oldukça kazanırken, ayda on binlerce doları harcamakla bitiremezken; “hadi hadi” diyerek, kara zindana “bir oksijen maskesini çok görerek” attıkları madencinin, maaşından kesti firma Gelir Vergisi’ni.

Toplanan her bir para, yarını belirsiz maden emekçisinin analarının ak sütü kadar helal ve sonuna kadar hakları olan paradır.

Verilen sözler açık bir şekilde ortadadır ve kimse inkar edemez. Hükümet yetkililerine ve insanların güvenerek oy verdikleri Başkanlara en kısa sürede verdikleri sözleri yerine getirmek düşer.

Maden emekçileri sömürü düzeninin farkındadır ve artık “dur” demektedir.

Şimdi sıra, önce Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sonra da Meclis Genel Kurulu’nda maden emekçilerinin hakkını ve hukukunu gözeten, vicdan timsali yasalarla halkların karşısına çıkacak milletvekillerindedir.

Milletin temsilcileri milletin vicdanı ile hareket etmelidir.

Yorumlar