İşçilerin E-Devlet şifresini alan patrondan açıklama var

Örma Tekstil ve Burcu Tekstil’in emekçilerinin patron baskısı ile “patron sendikasına” geçmeleri için toplu halde E-Devet şifrelerinin alındığını kaleme aldığım yazımın ardından işverenlerden açıklama geldi. 

Patronlar şöyle buyurmuşlar:

“Biz işçilerin izniyle oynuyormuşuz. Fabrikamızda bir işçinin izni 23 gün ise, biz ona 22 gün izin veremeyiz. Biz kurumsal bir firmayız. Uluslararası denetim şirketleri ile denetleniyoruz. Böyle bir durum söz konusu değildir. Bizim firmamızda çalışan herkes işinden memnundur. Ortalığı karıştıranlar var. Bu girişimlere izin vermeyiz.

İddiaya göre biz işçilerin kimlik fotokopilerini alarak, imza karşılığında E-Devlet şifrelerini veriyormuşuz. Bu başlı başına iftiradır. Biz işçinin E-Devlet şifrelerini ne yapalım? Olayın aslı şöyle; Düzce’deki imalat fabrikamızda çalışan işçiler E-Devlet şifresini alabilmek için izin istemişler. Günde 10 işçiye izin verirsek işlerimiz aksayacak. Biz, yurt dışına ihracat yapan bir firmayız. Her işçiye günde 3 saat izin versek, fabrikada işlerimiz aksar. E-Devlet şifrelerinin toplu bir şekilde alınması için müdürlerimizden birisi PTT’ye giderek; “Bizim işçilerimiz buraya toplu halde gelecek, bekletmeden şifrelerini verirseniz memnun oluruz” diye ricada bulunmuş. İşçilerimiz üçerli beşerli gruplar halinde bizzat kendileri gidip E-Devlet şifrelerini almışlar. Olay bundan ibarettir. Aksini söyleyen varsa yetkili kuruma gidip, olayın aslını buradan öğrenebilirler”

PATRON ŞİFRELERİ “TOPLU ALMADIK”, PTT MÜDÜRÜ “TOPLU VERDİK” DİYOR

Patronun “işler aksamasın diye müdürler ricacı oldu” diyerek savunmaya çalıştığı, işçilerin E-Devlet şifrelerinin illegal bir şekilde alınması suçunu, Başakşehir PTT Müdürü Bülent Kaya’nın emniyetteki ifadelerinde “toplu bir halde verdiğini” itiraf ettiğini belirtmişti anlatan tekstil emekçisi kardeşimin açıklamalarını belirtmiştim önceki yazımda.

Patronun açıklamaları üzerine istişarede bulunduğum TEKSİF Sendikası Örgütlenme Dairesi Müdürü Asalettin Arslanoğlu’ndan, Düzce’deki fabrikadaki işçilerle patron sendikasına karşı verdikleri direnişin ardından, işçileri temsilen bir açıklama yazmasını istedim. Biliyorum ki, Burcu ve Örma Tekstil emekçileri, Asalettin Bey’i çok seviyor ve kendilerinin temsilcisi olarak görüyorlar. Asalettin Bey’in yazdığı metni; noktasına, virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşıyorum:

“Düzce'den gece döndüm, size de bu mesajı Örma Tekstil ve Burcu Tekstil in Esenyurt fabrikasının kapısından yazıyorum.

İşverenin yıllık izinlerden söz etmesi işten attığı işçi sayılarından söz etmesi konuyu dağıtmaya çalışmasından kaynaklanmaktadır. Burada dikkat çekici olan hem Örma da hem de Burcu da bir yandan işçilerin işten atılıyor diğer taraftan da yeni işçilerin işe alınıyor olmasıdır. Türk iş hukuku "esaslı bir gerekçe olmadan işçi işten çıkartılamaz" demektedir. İşverenler ise onlarca işçiyi keyfi ve sendikal gerekçelerle işten atmakta yerine yeni işçiler almakta, yasaları ihlal etmektedir. İşten atılan işçilerin şirket aleyhinde açmış olduğu "haksız nedenle iş akdi fesih ve sendikal nedenle iş akdi fesih" davalarının sonucunu hep birlikte göreceğiz.

E devlet şifrelerinin Başakşehir postanesinden bizzat işçiler tarafından alındığı gerçek dışıdır. Onlarca işçinin gerek Cumhuriyet Başsavcısı huzurunda gerekse karakollarda verdiği ifadeler bunun kanıtıdır. Hem Örma Tekstil hem de Burcu Tekstil işverenin e devlet şifrelerini Başakşehir PTT merkezinden aldığı, öz iplik iş sendikasına üye olmayı kabul edenlere teslim edip derhal bu kişileri öziplik iş sendikasına üye yaptığı, patronun "Teksif sendikası örgütlenirse fabrikayı kapatırım" tehditlerine rağmen öziplik iş sendikasına üye olmayı reddedenlere ise e devlet şifrelerini vermediği ifadeler ile sabittir. Hele Düzce'de çalışanlar ne Başakşehir PTT merkezini ne de adlarına alınmış olan e devlet şifrelerini görmemiştir.

PATRON SENDİKACILIK YAPMAYA ÇALIŞIRSA OLACAĞI BUDUR

Patron öziplik iş sendikasının YETKİLİ SENDİKA olduğunu söylemektedir ki bu doğru değildir. Patron sendikacılık yapmaya kalkışırsa olacağı da budur. Patrona tavsiyemiz kendi işine bakmasıdır. Öziplik iş sendikası patronun baskıları, sahte iş ve işlemlerine sırtını yaslayarak sadece çoğunluk tespiti almıştır. Her iki şirkette de yetki ancak mahkemeler sonucunda belirlenebilecektir.

İŞÇİLERİN ÖZGÜR TERCİHİ “TEKSİF SENDİKASI”DIR

Patronun sözünü ettiği "sendikalar arası çatışma" olmamıştır,  olmayacaktır da. Patron işçiler adına kendisini sendika tercih etmiştir. Bu yasadışıdır, sendika tercihi işçilerin özgür iradesi ile yapılmalıdır, işçilerin özgür tercihi TEKSİF SENDİKASI'dır. İşçilerin duruma yorumu açıktır,  öziplik iş sendikasına "patronun sendikası" demektedirler”

Patronlara, üretim yaptıkları H&M, Esprit, Decatlon gibi markalara samimi davetimiz şudur: işçilerin özgür iradesinin, sendikal tercihinin ne olduğunu REFERANDUM ile 'bağımsız' gözlemciler tarafından yönetilen bir referandum ile GİZLİ OY AÇIK SAYIM ile belirleyelim mi?”

DÜZCE’YE BİR MÜJDE VERELİM

Venüs Giyim’de işten atılan tekstil emekçilerinin açtığı mahkemede, dört işçinin davası sonuçlandı. Haksız nedenle ve TEKSİF sendikasına üye oldukları gerekçesiyle işten çıkartıldıklarına, bu nedenle her birine net dörder maaş tutarında ödeme yapılmasına ve brüt 12 maaşları tutarında (sendikal tazminat) ceza ödenmesine, toplam 16 maaş tutarında ceza ödenip, işe geri alınmalarına karar verildi.

İşte kısa karar:

Yorumlar