AFAD yardımından faydalanmak için madencinin ölmesi mi gerekiyor?

301 maden emekçisinin hayatını kaybettiği Soma’da sular hiç durulmuyor.

Soma’da önce facianın meydana geldiği gün Bakan Taner Yıldız saat başı guguklu saat gibi kameraların karşısına çıkarak basın açıklaması yaparken, onun sözlerini kafa sallayarak yanı başından onaylayan Türk-İş Başkanı’na duyulan tepki büyüdü yavaş yavaş.

Sonra maden emekçilerinin değil, maden baronlarının yanında tavır alan; işçi greve çıkmak istediğinde, argo sözlerle “Madene ineceksiniz” baskısı kuran ve delegasyon üzerinde kurdukları hakimiyet ile patronlara en yakın isimleri liste başı yapan T. Maden – İş Sendikası yetkilileri faciaların ardından daha fazla direnemeyerek istifa etmek zorunda kalmışlardı.

Ya da biz öyle biliyorduk.

Maden işçileri Kaymakamlıktan, Türkiye Maden İş Sendikası Ege Bölge Başkanlığı'nın bulunduğu yere kadar “Sendika istifa” sloganlarıyla yürümüş, Türkiye Maden İş Ege Şube Başkanı Tamer Küçükgencay meydana gelerek işçilere görevinden istifa ettiğini açıklamıştı. Derken diğer istifaların da birer birer gelerek yönetimin düştüğü duyurulmuştu.

KÜÇÜKGENCAY VE YÖNETİMİ MEĞER İSTİFA ETMEMİŞ

Ancak birkaç gün önce edindiğim bilgi, bende büyük hayret uyanmasına sebep oldu.

Meğer, Küçükgencay ve yönetimi, mahkeme kararı ile sendikanın yönetiminin başına geri dönmüş.

Bu durumda istifa süreci yokmuş, görevden alınma süreci varmış diye düşünüyorum.

Öyleyse bile başlı başına facia.

Söylenen yalanlar ortada çünkü.

Biraz daha kurcalıyorum ve sendikanın yeni geçici yönetiminin ve Genel Merkez’in de kafasının en az benim kadar karışık olduğunu görüyorum.

Soma’daki yetkililer “Karar defterleri ortada yok. İstifa filan olduğuna inanmıyoruz. Nedir, ne değildir biz de bilmiyoruz” diyorlar.

Yeni yönetimi belirleyecek yönetimin seçilmesi için doğrudan işçiye gidilmişti. Sürecin neden bu kadar aceleye getirildiğini önceki yazılarımda sormuştum.

Bir gariplik vardı.

Ellerinde haksız görevden alındıkları hükmünü içinde barındıran mahkeme kararı ile “biz hala yönetimiz” diyen eski yönetimin karşı karşıya kaldığı “ilginç bir problem” mevzu bahis.

YÖNETİM DÜŞTÜKTEN SONRA SENDİKA BÖLGEYİ ÜÇ BÖLGEYE AYIRDI

Eski yönetim düştükten sonra T. Maden İş Genel Merkezi, Ege Bölge Şubesi’ni üç bölgeye ayırdı:

1 Nolu Şube E.L.İ. ve Koza Altın Madeni olurken, 2 Nolu Şube İmbat A.Ş, 3 Nolu Şube ise Soma Kömür İşletmeleri olarak açıklandı.

Edindiğim bilgiye göre, Eski Ege Bölge Şubesi yönetimi bununla ilgili de dava açtı. 16 Temmuz’da görülecek davada mahkeme üçe ayrılan yönetimi gayrimeşru sayarsa eğer ilginç gelişmelerle karşılaşabiliriz.

***

Süreci yakından takip ettiğimi belirtiyor, kendi iç savaşına düşen ve 40 kişiden oluşan maden firmasına yakın isimlerin organize ettiği “madenler açılsın” mitingine destek veren T. Maden İş’teki gelişmelere virgül koyuyor ve geçen gün DİSK’e bağlı Dev-Maden SEN’in organize ettiği “Soma Geleceğini Tartışıyor” forumuna değinmek istiyorum.

İŞÇİ SINIFI HAKLARINI DAYANIŞMA İLE KAZANACAK

İşçilerin yoğun katılım gösterdiği forum, Dev-Maden SEN Genel Başkanı Tayfun Görgün, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ile Dev-Maden SEN üyesi binlerce işçi ve Somalı tarafından miting havasında geçti.

Katılımcılar maden emekçilerine verilen sözlerin tutulması için Meclis’te, konuyla ilgili yasaların görüşüldüğü alt ve üst komisyonda verilen mücadeleyi, sendikal dayanışmanın önemini ve birlik içerisinde örgütlü bir yapı halinde; işçi sınıfının kazanımlarını elde edebilme yolunda en büyük adımların atıldığını anlattılar.

“MADENCİ BABASI” ÖZGÜR ÖZEL

Kendilerine verilen sözlerin tutulması için günlerce Kültür Park’ta oturma eylemi yapan maden emekçilerini ziyaret eden CHP’li Özgür Özel için işçiler; parkta, yürüyüşte ve forum sırasında “Özgür Özel onurumuzdur”, “Özgür’e uzanan eller kırılsın” şeklinde sloganlar atarak, “madenci babası” dedikleri vekillerine, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AKP’li milletvekili Feramuz Üstün tarafından uğradığı saldırıyı lanetleyerek, sahip çıktılar.

Forum boyunca bana ulaşan maden emekçileri forum boyunca sürekli olarak, katıldığı T. Maden-İş mitinginde madencilerin baskısı ile platforma çıkarılmak zorunda kalındığında, Türk – İş’in kürsüsünden “Soma’da 3S: Siyaset, Sendika ve Sermaye üçgenindeki kara delik madencileri yuttu. Bu mitingi Türk-İş’in bir özeleştirisi olarak görüyorum” diyebilen CHP'li Özel ile çekildiği fotoğrafları, sevgi sözlerini ilettiler zaten.

Ne güzel sormuştu Livaneli;

“Bir insan ömrünü neye vermeli?”

***

MADEN EMEKÇİLERİ SOMA’DAN MECLİS’E HAREKET ETTİLER

Kültür Park’ta direnişlerini sürdüren emekçiler, DİSK’in çağrısı ile oturma eylemine ara vererek, Meclis Genel Kurulu’nda maden emekçilerini ilgilendiren yasaların görüşülmesi sebebi ile işçiler Soma’dan Meclis’e hareket ettiler ve taleplerini, Meclis’in kapısında “bir de bizden dinleyin” diyerek anlatmaya ve maden baronlarının değil, emekçilerin sesinin yansıtılacağı yasaların geçmesi için yola çıktılar.

Yolları açık olsun.

***

MADEN EMEKÇİLERİ FACİANIN MEDYANA GELDİĞİ EYNEZ’E GİRMELERİ İÇİN ZORLANIYOR

Çarşamba günü faciayı soruşturan ve mahkemeye raporunu sunmak için işçi soykırımının meydana geldiği Eynez ocağına girerek incelemelerde bulunacak olan heyet için dayıbaşları harekete geçtiler.

İşçileri birer birer arayarak, “çifte maaş almak istiyorsanız işbaşı yapacaksınız” diyen dayıbaşları, Resmi Gazete’de yer alarak kanunlaşan Eynez ocağındaki işçilerin zaten çifte maaş alacakları gerçeğinden bihaber değiller muhakkak.

Ocağın ne denli güvenli olduğu bilinmezken, bu işçilerin Eynez’e sokulması ne kadar doğru?

Örülen duvarlar yıkıldı, barajlar kırıldı. Peki neden şilt, bant, elektrik gibi alanlarda çalışan işçiler özellikle çağırılıyor?

Diğer ocaklar için de üretime hazırlık mı yapıyor?

İşçi endişeli, işçi işini, ekmeğini kaybetmekten korkuyor.

İşçi ne yapacağını bilmiyor.

Ölmek mi zor, kalmak mı?

***

AFAD YARDIMINDAN FAYDALANMAK İÇİN “ÖLMEK” GEREKLİ

Başbakan Erdoğan, Meclis’teki Grup Toplantısı’nda AFAD aracılığı ile toplanan yardımların pay edilmesi ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Hayatını kaybeden maden emekçilerinin yakınlarının, faciadan sağ kurtulan işçilerin ve diğer vardiyalarda oldukları halde faciadan AFAD listesinde isimleri yer alan işçiler ve aileleri kadar etkilenen diğer madencilerin merakla beklediği açıklamayı yapan Erdoğan, “Soma için nakdi hesaplarda toplanan 46,5 milyon lirayı, hayatını kaybeden 301 madencinin ailesine 154 bin 450 lira olarak paylaştıracağız” diye konuştu.

Sadece hayatını kaybeden 301 kişi arasında bölüştürülecek 154 bin 450 TL nakdi yardım.

Ailesini nasıl geçindireceğini bilmeyen hayatta kalanlar ya da tesadüfen o vardiyada olmayan işçilerin, vatandaşların gönlünden kopan bağışlardan faydalanmaları için ölmeleri mi lazım gelirdi?

Adalet ve Kalkınma Partisi öyle mi?

Adalet, öyle mi?

Yorumlar