Manisa'daki CHP'liler yalana değil emeğe inanacak

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören’e TKİ Genel Müdürü Mustafa Aktaş aracılığı ile fabrikaları üzerinden şahsına rant sağlayıp sağlamadığını sordum.

Doğalgaz kullandığı firmasına neden ELİ aracılığı ile kömür verildiğini sordum.

İki firmanın da 2013 yılı içerisinde hiçbir üretim faaliyeti olmadığı halde onlara neden kömür verildiğini, verilen kömürün daha sonraki itirazların hemen akabinde firmaların isminin ELİ’nin tahsilat listelerinden silindiğini sordum.

Önceki yazımda sordum bunları.

HASAN ÖREN GAZETEYİ ARAYIP, “BU BELGELERİ CHP’Lİ BİR İSİM VERDİ” DEDİ

Sonra ertesi gün öğle saatlerinde gazetemizin muhabirlerinden Mahsun aradı beni. CHP’li Hasan Ören’in gazeteyi aradığını söyledi. Uçağa yetişmeye çalışıyordum, kendisine dönüş yapabilmem için numarasını bıraktı mı diye soracaktım, ki Mahsun konuşmama fırsat vermeden başladı anlatmaya. CHP’li milletvekili Hasan Ören, ilk defa görüştüğü Mahsun’a benim yazıma konu olan belgeleri CHP’li bir isimden (anlamsız bir şekilde yeterince mağdur edildiği için ismini anmak istemiyorum)aldığımı iddia etmiş. Yok yok, iddia demeyelim; “söylemiş” diyelim. Açık açık, “Ben biliyorum, o kişi verdi belgeleri” demiş çocuğa. Hayrete düştüm. Daha da neler dediğini burada anlatsam, siz dehşete düşersiniz. Danışmanından aldım telefonunu, aradım kendisini.

KENDİSİNİ ARAYIP “ÖYLE Mİ DEDİNİZ” DİYE SORUNCA “HAYIR” DEDİ

Telefonu da açar açmaz kendimi tanıtıp direkt olarak sordum:

“Hasan Bey; siz gazetemi arayıp, muhabirime Ece Hanım bu belgeleri şu şahıstan almış, ben biliyorum” dediniz mi, demediniz mi?

Şaşırdı.

“Evet, dedim” diyemedi biliyor musunuz?

Önce kem küm..

Sonra,

“Öyle bir şey demedim” dedi.

Yazık.

Kaç Manisalıyı temsil ediyor oysa, kaç kişinin oyları ile parlamentoda.

Hasan Ören, 10 dakika önce muhabirime kurduğu cümleyi yüzüme kuramadı.

İki kişiden birisi yalan söylüyor bu durumda.

Ama şu bir gerçek ki; yazım yayınlandıktan sonra neredeyse bir hafta boyunca bu yazı üzerinden Mahsun’a kurduğu cümlelerle baya baya siyasi entrika çevrildi. O CHP’li isim neden zorda bırakılmaya çalışıldı dersiniz?

HASAN ÖREN FACİADAN GÜNLER SONRA GİTTİĞİ SOMA’DA NEDEN SESSİZ KALDI?

Manisa’da 301 can yitmiş gitmiş.

Ben yemin etmişim, bu mezalimin hesabının sorulması için elimden ne gelirse yapacağım diye.

Ben kalemim, Hasan Ören söz.

Bu hesabı onunla birlikte sormayı beklerken, Hasan Ören’in mezalime sessiz kaldığını görmüşüm.

Komisyon toplantısında sesi soluğu çıkmayan Hasan Ören neden susar demişim, başlamışım araştırmaya.

BELGELER ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SERHAT ORHAN’IN

Kimin bana ne belgesi vermeye ihtiyacı var?

Bu yazdığım ELİ’nin kömür tahsilatı konusu zaten Eski Belediye Başkanı Serhat Orhan tarafından kamuoyunun dikkatine sunulmuştu. Belgeler de onun belgeler anlayacağınız.

Yeni bir şey söylemedim ki!

Hangi CHP’li isim bana bu belgeleri, niye versin? Hasan Ören böyle bir komplo teorisini ne amaçla üretti dersiniz?

Ortada gizemli bir kaynak durumu filan da yok anlayacağınız. Kaynaklarımı açıklamam ama ortada kaynak yok zaten. Daha önce bahsi geçmiş bu konuların, ülke gündemini işgal etmiş. Ben bu belgelere istinaden Hasan Ören’e sessiz kalıp kalmadığını sormuşum, yazım kirli siyasete alet edilmiş. Olay bundan ibaret.

HASAN ÖREN BELGELERİN ORHAN’DAN GELDİĞİNİ BİLİYORDU

Hasan Ören’e telefonda bunu açık açık söyledim. Kendisi de anladığını beyan etti. Peki ama bu kirli siyasete neden devam edildi, CHP’li bir isim, CHP’li bir ismi belgesiz delilsiz neden karalamaya çalıştı?

Şimdi soru bu.

Ören, bana telefonda isim silinmesi ile ilgili olarak, “ELİ’ye ben kendim yazı yazdım; Firmalarımda üretim yok, benim firmamı listelerden çıkarın dedim” dedi.

Kömürü aldınız mı soruma, konuşmanın başında sürüncemede bir cevap verse de, konuşmanın sonunda “Hayır, almadım” diye belirtti.

Öyleyse gönderin o yazıyı, noterden tekzip de çekin. Ben bu konuyu ve diğerlerini araştırmaya devam edeceğim diye belirttim.

Gönderemedi.

ELİ’YE BAŞVURAN SERHAT ORHAN, HASAN ÖREN “BEN BAŞVURDUM” DEDİ

Bu arada Serhat Orhan ELİ’ye kendisi başvuruyor, Hasan Ören’in iki firmada üretim yok, nasıl kömür verirsiniz diyor. Ertesi gün bir bakıyor Orhan, listelerden Hasan Ören’in firmaların ismi silinmiş. İşte bu da Orhan’ın başvurusunun belgesi. Ben belgelerimi paylaşıyorum, Hasan Ören de paylaşsın da kamuoyu olarak kendisine rant devşirip devşirmediğini öğrenelim.

Orhan’ın başvuru belgesi:

Orhan’ın başvurusundan önce, listelerde Hasan Ören’in iki firması yer alıyor. (Belgeler için tıklayınız)

Orhan’ın başvurusunun ertesi günü listelerden Hasan Ören’in firmalarının isimleri siliniyor (Belgeler için tıklayınız)

HASAN ÖREN BANA, “CHP’Lİ İSİM O BELGELERİ NEREDEN BULACAK” DEDİ

Bu belgeleri de mi CHP’li isim verdi Hasan Ören? Diyorum; soruyorum kendisine, “Hayır canım, o CHP’li isim nereden bulacak bu belgeleri” diyor bana. Gayet samimi buluyorum o an bu tepkisini.

Bir de ekliyor bana, “Beni Manisa’da seven boldur, içkim, kumarım, hiçbir kötü alışkanlığım yoktur” diyor. 20 dakika boyunca 10 kere “Asla yalan söylemem” diye belirtiyor. Hasan Ören’e kız istemeye gitseydik, bu reklamla baya yol kat ederdik ama oy istemeye gitseydik, işe yarayacağını pek sanmıyorum.

Partide sistem böyle ne yazık ki, delege ağalığı.

MANİSA’DAN GELEN TELEFONLAR

İyi niyetimle Hasan Ören’in CHP’li isim üzerinden yürüttüğü iddiaları kendisine isim vererek çürüttüğümü düşünürken, Manisa’nın çeşitli yerlerinden çeşitli telefonlar geliyor.

Yarısı “Hasan Ören şu CHP’li isim benim hakkımda basına belge veriyor dedi” diyor, diğer yarısı “Hasan Ören Ece Sevim Öztürk’ün belgesi yokmuş” dedi diyor.

Yapmayın arkadaşlar diyorum, iftira atmayın; Hasan Ören yalan söylemez. Bana “demedim” dedi işte.

Kirli siyasetin her türlüsünden midem bulanıyor.

Hep bulandı.

Soma söz konusu olduğunda Rıfat Dağdelen’deki toplantıda olduğu gibi (tutanak için tıklayınız) sessiz kalmayı tercih eden Hasan Ören, siyasi geleceğini tehdit altında hissettiği için mi konudan ilgisiz isimleri ön plana sürerek mağduriyet yaratmaya çalışıyor?

Nükleer Enerji firmasının maliyetini karşıladığı Enerji Komisyonu’nun gezisine katılmayı içine sindiren Hasan Ören iyi bilsin ki;

Ben kimsenin taşeronu da değilim, tetikçisi de değilim.

Benim gazetecilik faaliyetime belgelerle yanıt vermek yerine, yaratılan kriz fırsata çevrilmeye çalışılıp, Manisalıların onuru, benim aklımla alay edilmiş, konudan haberi dahi olmayan bir isim sırf Hasan Ören’in ihtirasları yüzünden mi “arkasından çeşitli ortamlarda çeşitli isimler konuşturularak; dedikodu ve karaçalma” ile mağdur edilmiştir?

Hasan Bey, istediği maden baronuyla siyaset yapabilir; benim kalemim o gün karşılarında sessiz kaldığı işçinin kelamını yazıp, ahvalini anlatmaya devam edecek.

Manisa’da Cumhuriyet Halk Partili onurlu yurttaşlarının vicdanına sesleniyorum;

İşte birilerinin “yok” dediği belgeler.

İşte böyle çirkin bir iddianın yalan olduğunu bildiği halde, sürdürmekten başka hiçbir yöntemle karalamayı başaramadığı siyasi rakiplerini yok etmek için kirli siyasete başvuranlar.

Kim haklı, kim haksız.

Kim mağdur?

Karar sizin.

 

Yorumlar