CHP'li Ağbaba: "Bazı arkadaşlarımız CHP'ye ayar vermek isteyen bir partiden etkileniyor"

CHP’nin 18. Olağanüstü Kurultayı’na haftalar kaldı. Kurultay öncesinde Genel Merkez’e giderek, MYK toplantısı öncesinde ve sonrasında yöneticilerin ne düşündüğünü görmek için bir dizi görüşmeler yaptım.

CHP’nin genç yöneticilerinden Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ile kurultay ve Cumhurbaşkanlığı seçimi gündemli bir röportaj gerçekleştirdim.

CHP’li Ağbaba, röportaj dışı yaptığımız sohbette, tüm bu kurultay koşuşturmacasının haricinde, Türkiye genelinde yerel yöneticiler eğitimi temalı bir çalışmaya hazırlandıklarını ve yeni dönem CHP’sinde Gezi ruhunu hem kadrolara hem de projelerine yansıtmaya çalıştıklarını anlattı.

Haziran direnişi sırasında hayatını kaybeden gençlerin resmedildiği tabloyu çalışma odasına asan Ağbaba, “Yitirdiğimiz bu güzel çocukları her düşündüğümde, AKP’nin yükselen faşizmini “henüz yok edemediği gençler” üzerinde uygulamayı sürdürdüğünü biliyor ve bu tabloya baktıkça daha da bilenerek çalışmamız gerektiğini anlıyorum” diyor.

Kurultay ile ilgili sorularıma samimiyetle yanıt veren Ağbaba, hala ikinci bir adayın çıkacağına ihtimal vermediğini belirtiyor. Bir delege olarak çarşaf listeden yana oy kullanacağını açıklamaktan çekinmiyor ve ön seçimin engellenmesine yönelik bir tüzük değişikliği çalışmalarının olmadığını kaydediyor.

-Kurultaydan sonra nasıl bir CHP göreceğiz?

Eskiye göre yenilenmiş, yüzünü sola dönmüş, özgürlükçü ve demokrasiyi savunan bir CHP göreceğiz.

-Fakat dün de bu söylediklerinizi söylüyordu zaten CHP. Ne değişti? Tabandan gelen bir talep mi var?

Tabandan Genel Başkan’ın değişimi ile ilgili bir talep yok. Ancak Genel Başkanımızın 2015 öncesi yeni bir heyecan yaratma noktasında bir isteği var. Partinin “yeni şeyler söylenmesi” gibi bir isteği olduğunu görüyoruz. Yeni arkadaşlarımızın girmesi ile ilgili Genel Başkanımıza bir talep olduğunu düşünüyoruz.

-“Sürpriz isimler” olarak bahsetti bu yenilikten Sayın Kılıçdaroğlu. Bazı sanatçıların isimleri basında yer aldı. Siz bu konuyu ya da isimleri MYK’da konuştunuz mu?

Yok, MYK’da konuşmadık. Genel Başkanımızın takdiri, Genel Başkanımız kimi ister.. Mutlaka yeni arkadaşlarımız girer.

-Mansur Yavaş ile yeniden alevlenen partinin ekseninin sağa kayması tartışmalarına gelirsek.. CHP’nin bir program kurultayına ihtiyacı var mı?

90 yıllık bir partiden bahsediyoruz. Bir kişinin gelmesi ile sağa filan kaydığı yok. Bu parti sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini benimsemiş, bunu savunan bir parti. Bir kişi gelince ne ekseni değişir ne sağa kayar. Bir partinin kendisine oy vermeyen kesimlerden oy almak için uğraşması kadar doğal bir şey olamaz.

“BAZI ARKADAŞLARIMIZ CHP’Yİ DIŞARIDAN YÖNETMEK İSTEYEN BAŞKA BİR PARTİDEN ETKİLENİYORLAR”

-Bu yönelim tabandan kayıp verdiriyor mu dersiniz?

Yok. Sadece partiyi dışarıdan yönetmeye çalışan ama partinin üyesi olmayan küçük bir siyasal partinin.. Partiyi yönetmek için uğraş veriyor. Maalesef bazı arkadaşlarımız da bunlardan etkileniyor.

-Hangi siyasal parti?

Siz biliyorsunuz, böyle küçük bir grup partiye ayar vermeye çalışıyor.

-Dışarıdan gelen mi?

Bizim içimizdekiler etkileniyor. Her attığımız adımı sanki parti programına, ilkelerine aykırıymış gibi aktarmaya çalışıyorlar. Bunlar küçük bir grup. Seçmen tabanında karşılığı yok. Ama bizim içimizdeki bazı arkadaşlarımız dediğim gibi, bunlardan etkileniyor.

-Bu bahsettiğiniz grubun üyesi milletvekilleri ya başka partilerde siyaset yapıyordu ya akademisyenlerdi. Kemal Bey “yeni bir söylem”den bahsederek, kendisi getirdi bu partiye. Bugün mevcut yönetimin ya da Kemal Bey’in onlardan duyduğu rahatsızlığın sebebi ne olabilir? Ne değişti yani, ne yanlış gitti?

Bizim açımızdan; yönetim açısından bir şeyin yanlış gittiği yok. Arkadaşların bu konudaki niyeti önemli.

“EKMELEDDİN İHSANOĞLU MUHAFAZAKAR KESİMDEN DE OY ALIR DÜŞÜNCESİYLE ADAYLAŞTIRILDI”

-Peki Cumhurbaşkanlığı seçimine bakalım biraz da. Sizce bu seçimin sonucu başarı mıydı, başarısızlık mıydı?

Karşımızdaki aday Erdoğan’dı. Tüm milletvekillerinin imzasıyla aday oldu. Basın, örgütü, STK’lar onu destekledi. Böyle bir aday açıklaması yaptı Erdoğan. Biz nasıl açıkladık? Biz açıkladıktan dakikalar sonra eleştiri Tweetleri yağmaya başladı. Ardından imza tartışması oldu, sonra tüm tartışmalar bitti, aday gösterdik İhsanoğlunu. Bu kez de yeni aday arayışları başladı. Hala oy vermeyeceğini söyleyen arkadaşlarımız oldu. Böyle bir durumda muhafazakar kimliğinden dolayı muhafazakar kesimden oy alır düşüncesiyle aday gösterildi. Fakat bazı arkadaşlar Atatürk düşmanı olarak göstermeye çalıştılar Ekmeleddin Bey’i. Aslında kendi çizgisini anlatabilmiş olsaydı.. Biliyorsunuz, sağdan soldan çok büyük karalama kampanyaları yapıldı..

-İçeriden de oldu hatta eleştiriler.

İçeriden de oldu. Şimdi bu başarı mı değil mi, sonuca baktığınız zaman kazanamadıysanız bu başarı değil.

-Aday doğru muydu?

Bence aday doğruydu.

-Adaylaştırma süreci doğru muydu?

Bunlar tartışılabilir ama eğer siz kendi tabanınız dışından da oy almak istiyorsanız böyle bir şey yapmanız lazım.

“CHP TABANI DAHA ÖNCE HİÇ TANIMADIĞI BİR ADAYI SIRF PARTİSİ DESTEKLİYOR DİYE KABULLENDİ”

-Peki bir iletişim sorunu yok mu? Hem parti tabanında hem de halklar nezdinde?

Parti tabanı ile iletişim sorunumuz yok. Parti tabanımız, her türlü övgünün üzerinde; müthiş bir taban. Daha önce hiç tanımadığı bir ismi, partimiz destekliyor diye sahiplendi, kabullendi. Parti tabanıyla ilgili hiç sorunumuz yok; özellikle bizim tabanımız oy verme konusunda çok duyarlı davrandı.

-Sandığa yansıması nasıl oldu bunun? Tabanın sandığa gitmeyen kısmını düşünürsek..

Sandığa gitmeme konusunda bizim tabanımızı kimse eleştirmemeli. Yani herkes çok büyük bir özveri ile çalıştı.

“SANDIĞA GİDİLSEYDİ, SEÇİM İKİNCİ TURA KALIRDI”

-Genel Başkan sandığa gidilseydi sonuç değişirdi demişti.

Tabi, sandığa katılım yüksek olsaydı Erdoğan bu kadar oy alamazdı.

-Sonuç değişir miydi sizce?

İkinci tura kalırdı.

-Ama zaten bu kadar siyasal partinin desteğini almış bir isimdi Ekmeleddin Bey. Parlamentoda HDP destek verir miydi ki sonuç değişsin?

Onu bilemem tabi.

“KADIN VE GENÇ KONUSUNDA YAPILACAK TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ TÜZÜK KURULTAYINA KALIR”

-Kurultaya dönelim tekrar. Tüzükte de ufak çaplı bir değişikliğe gidileceği konuşuluyor. Gençlik ve kadınla ilgili bir düzenleme yapacak mısınız?

Hayır. Tüzük niye değişsin? Geriye dönüş olmaz.

-Kadın ve genç konusunda olumlu yönde bir değişiklik olur mu yoksa tüzük kurultayı mı beklenir?

Tüzük kurultayı beklenir. Tüzük değişikliği noktasında kapsamlı değil, dar bir değişiklik düşünülüyor.

“ÖN SEÇİMDE SINIRLAMALAR GETİRİLMEYECEK, ÇARŞAF LİSTEYİ DESTEKLİYORUZ”

-Milletvekili aday listeleri belirlenirken ön seçim konusunda sınırlamalar getirileceği konuşuluyor.

Öyle bir şey yok.

-Genel Başkan blok liste ile mi PM’yi belirleyecek?

Çarşaf liste ile gideceğimizi söyledik.

-Blok olması yönünde önerge gelirse ya?

Kurultay karar verir. Bizim esasımız çarşaf liste. Tüzüğümüz de böyle söylüyor.

“BEN DELEGE OLARAK ÇARŞAF LİSTEYE OY VERİRİM”

-Peki, siz delegesiniz aynı zamanda. Blok liste için önerge gelirse siz oy verir misiniz?

Çarşaf listeye oy veririm.

“HALA İKİNCİ BİR ADAY ÇIKACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”

-Hala tek adayla mı kurultaya gidileceğini düşünüyorsunuz?

Bizim partimiz diğer partilere benzemiyor. İlçe kongresinde bile ikinci aday çıkmasına izin vermeyen siyasal partiler var. Biz aday çıkmasını zenginlik olarak değerlendiriyoruz ama ben şu anda tabanda bir ikinci aday çıkmasına yönelik bir arayış olduğunu düşünmüyorum.

-Görüştüğünüz delegeler öyle mi söylüyor size?

Öyle bir arayış yok, tek adayla gidilmesi yönünde herkesin ortak bir iradesi var.

“DİKTATÖRLÜK POLEMİĞİ”

-Muharrem İnce’nin açıklamaları ile ilgili önce birkaç Tweet attınız, sonra da sert bir açıklama yaptınız. Diktatörlük üzerinden yürüyen bir tartışma oldu. Ona bir açıklık getirir misiniz, bir yanlış anlaşılma mı söz konusuydu?

Muharrem Bey Genel Başkan hakkında diktatör suçlamasında bulundu, ondan sonra da “Ben böyle demek istemedim” dedi. Onun için tartışma bitmiştir.

-Siz o söze mi tepki gösterdiniz?

Üç buçuk yıl milletvekilliğini yaptığınız insan…

-Ama “diktatörleşme” dedi Muharrem İnce. İşte “demokrasi söylemeleri ile” geldi, üç buçuk yılda “diktatörleşti” dedi.

Yani kurultayı isteyen Genel Başkan, parti tabanının böyle bir talebi olmadığı halde hem de… Bir grup arkadaş istiyor diye, “buyurun” dedi.

“GENEL BAŞKAN’IN MİLLETVEKİLLERİNE ‘KONUŞMAYIN’ TALİMATI”

-Genel Başkan’ın talimatıyla milletvekillerine bir mesaj gönderildiği konuşuldu, kurultay ile ilgili milletvekillerinin görüş belirtmemeleri noktasında. Siz bu mesaja rağmen açıklama yaptınız o zaman. Genel Başkan size “konuşmayın” mı dedi?

Sanırım bu bazı arkadaşlar destek mesajı vermeye başladılar. Bütünlük bozulmasın diye böyle bir talebe ihtiyaç yok dedi herhalde Genel Başkan veya Grup Başkanvekilleri.

-Yurtdışı örgütlerinden Genel Başkan’a destek maili gelmişti Basın Birimi üzerinden…

Hem yurtdışı örgütleri hem il başkanları Genel Başkan’ı destekliyor. İl Başkanları açıklama yaptı.

“İL BAŞKANLARININ DESTEK AÇIKLAMASI TOPLANTISI”

-Peki delegeler adına mı yaptı il başkanları bu açıklamayı?

Sonuçta il başkanları örgütü temsil ediyor. Delege buna uyar mı uymaz mı kurultayda belli olur. Ama örgütlerin fikri Genel Başkanla devam edilmesi.

-Isparta İl Başkanı açıklama yaptı; “Ben bu toplantıyı etik bulmuyorum, Kemal Bey’i de Muharrem Bey’i de destekleyebilirim” dedi, siz katılıyor musunuz kendisine?

O da onun fikri. Bizim kurultaylarımızda il başkanları iradelerini ortaya koyarlar.

-Önceden yapılan toplantılardan sonra olurdu bu genelde ama. CHP’nin geleneğinde vardır çünkü bu.

Bir toplantı yapıldı, il başkanları kendi aralarında bir toplantı yaptı. Genel Merkez’in bilgisi dahilinde olan bir toplantı değil. Bizim talebimiz olan bir toplantı değil, kendi iradelerini ortaya koydular.

“PM LİSTESİ BELİRLENİRKEN TASFİYE OLMAYACAK”

-Bu kurultayda PM’de büyük bir değişiklik bekliyor musunuz?

Bir değişiklik olur ama o kadar büyük olur mu, bu Genel Başkan’ın takdiri. Daha önce CHP’yi hiç yazmayıp son zamanda manşetlere taşıyan bazı basın organlarının; haram medyasının yazdığı gibi bir tasfiye söz konusu olmaz. Bütünleşerek, büyüyerek çıkarız bu kurultaydan. Bu kurultayın en büyük önemi, seçime vereceği mesajlardır. AKP’nin faşizminden etkilenen bütün mağdurlar kendilerini ifade edecekler, kurultayımızda olacaklar.

“BASKIN KURULTAY, KÜÇÜK SALON TARTIŞMASI”

-Peki, baskın kurultay mıydı?

Baskınla ne ilgisi var? Tüzüğümüz gereği yapılmış bir kurultay.

-Alelacele yapıldığı eleştirileri geldi.

15 günden erken, 45 günden sonra olamaz diyor tüzük. Tam ortasında yapılıyor kurultay.

-Kurultay salonu küçük tartışması oldu. Siz gittiniz mi hiç salona?

Bu salona izleyici alınmama gibi bir laf dolaşıyor. Göreceksiniz ki, izlemek isteyen herkes o salona girecek.

Yorumlar