AKP'li vekil "definecilik yaptığı" iddiasıyla Erdoğan'a şikayet edildi

Soma’daki birer sarmala dönüşerek iç içe giren ve 301 maden emekçisini yutan, tarımı bitirip, insanları ucuz iş gücüne dönüştürerek güvenliksiz madenlerde insanlık dışı koşullarda çalışmaya mahkum eden zihniyeti ortaya çıkarmak için mücadele verdiğimiz kirli yapının siyaset – sermaye ilişkisini kurcalamaya kaldığımız yerden devam edelim.

AKP Manisa Milletvekili Recai Berber bu hafta köşemizin “baş konuğu” olsun. Zira daha üzerine konuşacağımız çok kişi var.

Dönemin İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSKİ Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışan Recai Berber, Manisa Kırkağaç’ın Yağmurlu köyünden.

AKP’li Berber, ekibine vefa gösterme konusunda eline su dökülmeyecek olan Recep Tayyip Erdoğan yükseldikçe, onunla birlikte yükselmeye devam etmiş isimlerden. Demir ve çelik alanı olmadığı halde (kendisi İktisatçı ve Maliyeci çünkü) Erdemir’in Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmıştı mesela. Kardemir ile birleşme tartışmaları sırasında dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile ters düşmüş olsa da “sorunu kendi aralarında çözmekte üzerlerine olmadığı” için kendileri açısından sıkıntı kalmamıştı.

AKP’DEN MANİSA’DA GENEL SEÇİMLERDE YENİLENME HAMLESİ

Bu genel hatırlatmanın ardından, Manisa’da yaşanan büyük maden faciasından sonra kendi içlerindeki sıkıntıyı dışarı çok fazla yansıtmak istemeseler de, AKP kanadının düştüğü keşmekeşin içinde, Manisa’da yapmayı planladığı büyük revizyonunu yine AKP kulislerinden edindiğim bilgilerle paylaşayım.

AKP Genel Merkezi’nde işadamı Ramazan Güral’a TKİ’nin kömürlerinin bayilik adı altında peşkeş çekilmesine ön ayak olan ve bu konuyu yazdığımdan beri hiçbir yalanlamada bulunmayan diğer bir AKP Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi’nin AKP’nin 3 dönem kuralı sebebiyle yeniden adaylaştırılmayacağı, Recai Berber’in de önümüzdeki dönem başka bir ilden milletvekili adayı yapılması tartışmaları üzerinde ciddi bir şekilde duruyor. Buna sebep olan ise Genel Merkez’e iletilen, aslında pek de aşina olmadığımız şikayetler olarak gösteriliyor. AKP Soma İlçe Başkanı Mehmet Ali Özkan'ın milletvekilliği için adaylığını koyacağı yakın çevresi tarafından dillendirse de AKP’li üyeler, insanlar madenlerde yakınlarının cesetlerini toplarken parti binasında pasta kesip, doğum günü kutlaması yapan Özkan’ı parti içinde de pek sevmedikleri için, Genel Merkez düzeyinde pek şansı yok gibi görünüyor.

Erdoğan’a Recai Berber’e ilişkin iletilen şikayetlerden bahsedeyim biraz.

AKP’Lİ BERBER’İN TOPLADIĞI ARAZİNİN YANINDAN YOL GEÇTİ

AKP'lilerin iddiasına göre, Recai Berber kendi köyü olan Yağmurlu civarındaki çorak tarlaları tek tek cüz’i rakamlara toplamış. Satanlar kendilerine külfet haline gelen tarlalardan kurtuldukları için sevinmişler tabi. Sonra bir gün o bölgeden otoban geçeceğini öğrenmişler. Tesadüf bu ya, otoban tam da Recai Berber’in topladığı tarlaların yanından geçiyormuş. Köylüler Genel Merkez’e kandırıldıklarını söyleyerek gitmişler ama her şey yasal tabi, hak filan talep edemezsiniz denilmiş köylülere.

AKP'li Berber bu arazileri satın almış mıdır acaba? Satın aldıysa eğer, bu arazilerden yol geçmiş midir? Yakında öğreniriz.

AKP’Lİ VEKİL DEFİNECİLİK Mİ YAPIYOR?

Bunların üzerine, bir de Recai Berber’in bu bölgelerde tarihi eser arattırdığı (definecilik) iddiaları eklenince AKP Genel Merkezi fena tedirgin olmuş. Yağmurlulu bazı köylüler Genel Merkez’e giderek, “Recai Berber’e bizim buralarda ‘Kuyumcu Recai’ derler. Bizim köyden adamlara para vererek kazı yaptırıyor. Jandarma da bizim çocukları alınca Berber geliyor, karakoldan çıkartıyor. ‘Hemşerisine yardım eden milletvekili’ olarak bu sefer de ortada dolaşıyor.’ Üç dört ay geçip, sular durulduktan sonra çocuklar kazıya devam ediyorlar” demişler.

Kırkağaç’ta yine Yağmurlu köyü yakınlarında bir antik kent vardır: Trakhoula (Soma’nın 3 km güneyinde). Darkale köyü ile ilgili Soma Spor Kulübü Başkanı Sinan Vardar’ın bu bölgeden arsa aldığını yazmıştım hatırlarsanız. Sinan Vardar da beni arayarak, bu bilgiyi doğrulamış, oraya otel yapacağını belirtmişti.

Kuruluşunun I.Ö.2. yüzyılın başlarına kadar dayandığı bilinen bu antik köyü ‘yenileme çalışmaları’ aklıma farklı ‘çalışmalar’ getiriyor.

Taşı toprağı, insanı, tarihi, doğayı, yaşamı ranta çeviren AKP zihniyeti’nin ve sermayenin Soma ve Soma Spor aşkı nereden geliyor diye merak edenler oluyordur elbet benim gibi.

Soma’da bulunan Hamza Dağ’ın üstü turizm açısından olağanüstü zenginliğe sahip bir bölge. Buraya yerleştirilmesi planlanan teleferik ve çevre dizaynının haricinde, dağın eteklerinde kentsel dönüşüme müsait alanları da eklediğimizde çıkan manzara AKP için dağın manzarasından daha güzel bir hal alıyor.

İlişkiler ağının Darkale ayağını önümüzdeki yazılarda irdelemeye devam edeceğimi belirterek, sizlerin dikkatini çokça tartıştığımız başka bir konuya çekmek istiyorum.

***

Şimdi nerden nereye? Recai Berber’in tarih aşkını ‘şimdilik’ bir kenara bırakalım, gelelim Soma Linyit Lisesi’ne. Soma Linyit Lisesi (ortaokulun bulunduğu bina) 1968’de açılmış köklü bir eğitim kurumu. Binanın işgal ettiği alan (spor salonunu da kattığımızda) muazzam değerli bir yatırım alanı. Soma Turgutalp’te bulunan İmam Hatip Lisesi’ni Diyanet Vakfı yıllar önce İHL yapılması için bağışlıyor ve buraya Soma İmam Hatip Lisesi yapılıyor. Bu binanın ise hali hazırda resmi olarak “Her an yıkılabilir” raporu var. Uzmanlarca imzalanmış ve kanıtlanmış bir rapordan bahsediyorum.

Soma Kaymakamı Bahattin Atçı bu raporu yazıyla Manisa Valisine sunuyor ve “Burada kaza riski var her an felaket olabilir derhal boşaltılması gerek” diyor. (Demek ki Kaymakam’ın Yırca’da Kolin Şirketler Grubu’nun, Soma’da Soma Grubu’nun sözcülüğünü yapmaktan başka işleri de varmış) Vali bunu onaylamıyor ama Vali Yardımcısına vekâleten imzalattırıyor. Soma İmam hatip Lisesi için Devlet Hastanesinin altına “İmam Hatip Lisesi” yapılıyor. Öğrenciler buraya taşınmaya hazırlanırken “birileri” Soma Linyit Lisesi’nin bu yeni yapılan İmam Hatip Lisesi’ne taşınması ve mevcut Linyit Lisesi’nin ise Yunus Emre İmam Hatip ortaokuluna tahsis edilmesine karar veriyor.

Haberlerden takip etmişsinizdir, Soma Linyit Liseliler ve veliler ayaklanarak, yürüyüş yaptılar bu kararın önüne geçebilmek için. Tam lise geri alınırken bu topluluktan birisi “gerici eğitim- imam hatipler vs.” tarzında bir pankart açtı. Soma Memur Sen Başkanı Ahmet Açar ve İmam Hatip Ortaokul Aile Başkanı Mustafa Ilgar da pankartı mesnet alarak “Bu eylemler imam hatip karşıtıdır” diye açıklama yaptı.

500 ÇOCUĞU YIKILMA TEHLİKESİ OLAN OKULA SOKTULAR

SEAŞ başteknisyenken bazı ‘sürme ve su taşıma hizmeti içerikli sıkıntılı iddialar’la birlikte apar topar emekliye ayrılan Mustafa Ilgar ile Soma Memur Sen Başkanı Ahmet Açar’ın istediği oluyor tabi. Neyse, STK desteklerini de arkalarına alarak Linyit Liselileri “Vay din düşmanları-İmam hatip eğitimine karşı olan zihniyet” edebiyatını kuşanarak Yunus Emre İmam Hatip Ortaokulu’na gönderiyorlar. 20’den fazla derslik boş. 3-5 yıl sonra Ece yazmıştı dersiniz, “Mevcut Yunus Emre Ortaokulu yetmediğinden yerine yeni bir okul binası yapılmalıdır” lakırdıları çevirecek aynı zihniyet. O gün de başka bir rant devşirecekler. Yani imam hatipti, değildi tartışmaları zerre umurlarında değil.

Linyit Lisesi’nin bulunduğu alan daha sonra ne amaçlı kullanılacak, nasılsa çok yakında ortaya çıkarırız. Yaklaşık 500 öğrenciyi yıkılma tehlikesi bulunan okula rant için sokanlarınsa, olası bir faciada ne yapacaklarını düşünmeden hareket etmeleri akıl alır gibi değil!

301’miş, 500’müş ne fark eder?

Soma’da sayılar sadece yanında para birimi olduğunda anlamlı çünkü.

Yorumlar