Soma'da SEAŞ'ın özelleştirilme savaşı - Madencilerin maaşındaki son gelişme

301 maden emekçisinin hayatını kaybettiği ve benim ‘işçi soykırımı’ olarak anmak istediğim facianın ardından, onları ölüme yürüten düzenin Soma’da nasıl şekillendiğini anlayabilmek ve sistemin işleyişine dur diyebilecek toplumsal uyanışı ortaya koyabilmek adına beş aydır yazdığım yazılarda Soma’da siyaset, sermaye, sendika, sivil toplum ve siyasi partiler endeksinde süregelen haksızlıkları, yolsuzlukları, çaresizlikleri ve acıları aktarmaya çalışıyorum.

Şimdiki durağım ise anlamsız bir şekilde özelleştirme aşamasına itilmiş olan SEAŞ.

1 Aralık’ta dosyaların teslim edileceği SEAŞ için şimdiden kollar sıvanmış durumda. Soma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Işık, Soma Maden İş Şube Başkanı Recep Satır, Soma Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Dursun Solak, Soma Esnaf ve Sanayi Odası Başkanı Ali Ayan, Soma Nakliyeciler Koop. Başkanı Mehmet Yağcı, Soma Seyahat Koop. Başkanı Osman Gündoğan, Somalılar Dernek Başkanı Engin Bozdemir, Soma Batı Trakyalılar Dernek Başkanı Mehmet Akın, Soma Balıkesirliler Yöresi Dernek Başkanı Ferhat Akgöz ve Soma Kütahyalılar Dernek Başkanı Abdullah Altmış Ankara’ya AKP’li Manisa milletvekilleri ile görüşmeye gittiler dün. TES-İŞ’in öncülüğünde gerçekleşecek toplantı bugün yapılacak.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Işık’a “SEAŞ özelleştirilmesin ama illa ki özelleştirilecekse biz ilçenin önde gelen isimleriyle bir firma kuralım, bize verilsin” açıklamasını sordum öncelikle. Dosya 1 Aralık’ta son olduğu için bu firmayı kurmalarının çok zor olduğunu söyledi. “Hiç değilse birkaç sene erteletelim istiyoruz” diye konuştu. Kendisine “Recep Tayyip Erdoğan’a daha önce SEAŞ’a talip olduğunuzu ilettiniz mi” diye sorduğumda bu konu özelinde bir görüşmenin gerçekleşmediğini söyledi. Demek ki Soma AKP İlçe Yöneticisi (Hakan Işık tarafından yalanlandığı için adını vermiyorum) “Erdoğan ile Ticaret ve Sanayi Odası yetkililerinin gerçekleştirdiğini söylediği özel görüşmede Erdoğan’ın ‘Biz orayı verdik, verdik’ dediğini parti içindeki yakın çevresine dillendirmekte başka bir amacı var. Zira o yönetici, Kolin’in yurtdışından alacağı kredi / teminat için Erdoğan’ın Kolin’e bizzat kefil olduğunu, AKP yönetiminin Kolin yetkililerine ‘isterseniz özelleştirme sürecini erteleyelim’ dediğinde, Kolin’in ‘bizim her dosyamız, işimiz tamam, ertelemeye gerek yok’ dediklerini her yerde dillendiriyor.

SEAŞ özelleşecekse de ‘biz yönetelim’ diyen Soma’nın sivil toplumunun “önde gelen” temsilcilerinin çoğunluğunun bu girişimlerinin sebebini yorumlamaya çalışalım.

740 kamu işçisi, 150 mühendis ve memur, 700 taşeron işçisi olmak üzere toplam 1590 kişinin çalıştığı SEAŞ ile iş yapanlardan bazılarını analım öncelikle.

SEAŞ’ta bandın 13 kilometrelik kısmının hurda niyetine peşkeş çekilmesinin ardından Soma’da ‘durumu iyi olan neredeyse herkesin’ kamyonu olduğu gerçeği ile karşılaşıyorsunuz. Yusuf Değirmenci ‘nam-ı diğer Yusuf Amca’ döneminden beri süregelen bu düzenle, firmalara ve kurumlara kömür nakliyesinin sağlanmasına aracılık eden Soma Nakliyeciler Kooperatifi vesilesiyle, görünürde SEAŞ’a gönderilen 420 kamyon sürekli faaliyette.

Yine resmiyette, SEAŞ’taki işçi ve memurların nakliyesinin sağlanması işinden Soma Seyahat yılda 832 bin TL, Soma Minibüsçüler Kooperatifi ise yılda 312 bin TL kazanıyor.

Sermayenin el değiştirdiği Soma’da sistemin değişmesinin değil de paranın girdiği cebin değişmesinin telaşına düşülünce, bu girişimler işçi tarafından da samimi bulunmuyor haliyle.

***

Köylüleri ‘özel güvenlik’ elbisesi giydirdiği paralı askerleriyle ‘kanun dışı emirler vererek’ darp ettiren Kolin yetkililerinin SEAŞ’ı neden bu kadar arzu ettiğini yazmıştık.

Soma’daki şalt sahasını, Sevişler Barajı’nı(Yağcılı Çayı üzerinde, sulama amacı ile 1977-1981 yılları arasında inşa edilmiş olan baraj) ve Ayıtlı Kül Barajı’nı hiçbir kuruş ödemeden kullanmayı planlayan Kolin Şirketler Grubu’nun müdürlerinin her hafta SEAŞ’taki müdürlerle toplantı aldığını belirtelim öncelikle. SEAŞ yetkililerinden bu özel toplantıların sebeplerini açıklamalarını bekliyorum.

SEAŞ normalde firmalara vinç kiralayabiliyor, biliyorsunuz. Ancak Yırca’da zeytinlikleri hukuksuz bir şekilde yok eden Kolin Şirketler Grubu yetkililerine 20.10.2014’te sağlanan vincin kiralanmasına ilişkin SEAŞ’ta hiçbir kayıt bulunmuyor. SEAŞ’tan alınan vinci kullanan da SEAŞ çalışanı bir işçi zaten.(Kendisine verilen emri uygulayan bir şoför olduğu için ismini saklı tutuyorum) Daha sonra sıkıntıya düşülmesin diye Kolin Şirketler Grubu bünyesindeki enerji şirketlerinden biri olan HİDRO-GEN ENERJİ İTHALAT İHRACAT DAĞITIM VE TİCARET A.Ş üzerinden 22.10.2014 itibariyle SEAŞ’a sepetli vinç kiralamak istediklerine ilişkin yazı gönderiliyor. SEAŞ yönetimi Yırca’daki zeytinlikleri kanuna uygun olmayan bir biçimde katletsin diye mi Kolin’e ‘bedava vinç’ jesti yapıldı?

Sizce de ilginç değil mi? SEAŞ’ta müdürlük ve Genel Müdürlük bazında Kolin’e karşı bu özel hoşgörü neden kaynaklanıyor dersiniz?

Genel Müdür Nuri Şerifoğlu’nun aylardır bitmeyen odasını yenileme sebebiyle süren inşaat mı dersiniz, SEAŞ’ta çalışan taşeron işçilerin ayın 15’inde almaları gereken maaşlarını hala alamamış olmaları mı dersiniz, SEAŞ’ı çalkalayan yolsuzluklar, usülsüzlükler mi dersiniz… Ne ararsanız karşınıza çıkıyor dosyaları aradığınızda.

SEAŞ’ta geçtiğimiz günlerde kontrol teşkilatında çalışan yetkili neden görevden alındı mesela? Hangi firmaya kesilen faturadaki fazla tutara imza atmak istemedi? Ödenmesi istenilen fazla meblağ devletin kasasından çıkmıyor mu?

Yetkililer açıklama yapmazsa eğer, savcılık devreye girsin, biz de Somalıların parası, kimlerin cebine kimler tarafından haksız kazanca çevrilerek gönderiliyor, hep birlikte öğrenelim.

***

SEAŞ’ın özelleştirilmesi ile ilgili son yazdığım yazıdan sonra pek çok geri dönüş oldu. İşçiler kendilerinin elinden tutan hiç kimsenin olmadığını ve yaşadıkları mağduriyetleri anlattılar. İşçilerin sıkıntılarına, özelleştirme sürecinde yaşanan belirsizliklere ve kurum içerisindeki gelişmelere değinmeden önce, gazetecilik etik ilkelerinin gerektirdiği gibi yazımda adı geçen şahıslar için doğan cevap hakkından dolayı yaptığım görüşmeleri aktarayım öncelikle, sonra da değerlendirmesini yapalım.

Soma Kaymakamı Bahattin Atçı beni arayarak “şirket sözcülüğü” lafını kabul etmediğini söyledi. Kendisine “Kolin Şirketler Grubu ve Soma Grubu hukuksuz ağaç kesimi ve Işıklar ocağında üretimin sürme sorunsalına karşın bir açıklama yapmıyorken sizin açıklama yapmanız sebebiyle bu ifadeyi kullandım” diye aktardım. Yine de kabul etmediğini, işçinin kapısına dayandığı için açıklama yaptığını; işçinin ve köylünün yanında olduğunu ve ancak onların sözcüsü olabileceğini belirtti.

SEAŞ’taki ‘hurda’ niyetine boruları istettiğini yazmıştım hatırlarsanız, bu malzemeleri istettiğini kabul etti. Malzemeleri Soma’daki eski Postane binasını  ‘kültür merkezi, kütüphane, vs’ gibi hizmet verebilecek bir yapı olarak yeniden inşa etmek amacıyla istettiğini söyledi.

‘İşçinin temsilcisi’ olduğunu söyleyen Bahattin Bey’e Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. çalışanları için kurulan fakat işçilerin maaşlarından yapılan toplamda yüzlerce liralık kesintilerin bulunduğu Yardımlaşma Derneği’nin paralarının neden ödenmediğini kendisinin sorması gerektiğini hatırlattığımda, maaşlarda kesintilere kendisinin de karşı olduğunu ve konudan haberdar olmadığını ve ilgileneceğini söyledi. Maden emekçisi kardeşlerime Bahattin Bey’e bu konuyu hatırlatabileceklerini ve konunun takipçisi olacağımı belirteyim.

Arkasından arayan AKP Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu’nun görevden alınması için Hüseyin Tanrıverdi’nin verdiği uğraşı kaleme aldığım bölümle ilgili olarak kendisinin korumacı yaklaşmadığını, “Bakanlık nezdinde vs. görevden alınmanın önüne geçecek girişimlerde bulunmadım” ifadeleriyle belirtti. Fakat ‘Ben dürüst adamlara sahip çıkarım elbette, Nuri Şerifoğlu dürüst bir adamdır’ diye konuştu.

Iğnak Elektrik’in sahiplerinden Nüvit Iğnak da arayarak kendilerinin Soma’da köklü bir firma olduklarını ve batık denilmesinin yanlış algıya sebep olduğunu belirtti. Soma Spor Kulübü’nün yönetiminde bulunmuş olmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Iğnak, kendisine yönetime girmesi için ricacı olduklarını, daha önce de kulüp yöneticiliği yaptığını söyledi.

***

Soma Kömür İşletmesi A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Eynez, Işıklar ve Atabacası çalışanı işçiler hala maaşlarını alamadılar. T. Maden İş Ege Bölge Şubesi yöneticileri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AKP Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, Çalışma Bakanı Müsteşarı Ahmet Erdem, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Recai Berber, AKP Manisa Milletvekili Uğur Aydemir,TKİ Genel Müdürü Mustafa Aktaş ve İŞ KUR Genel Müdürü Nusret Yazıcıile ‘yatırılmayan maaşlar’a ilişkin görüşmeler gerçekleştirdiğini duyurdu. Fakat hala bir ses seda çıkmış değil. Bugün bir açıklama yapmaları bekleniyor.

Yazıyı yayına hazırladığım saatler içerisinde Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. çalışanı işçilerin maaş durumunda bir gelişme yaşandı. Işıklar ocağında çalışan işçilere hazırlanan bordrolar dağıtıldı. Bordrolarda işe yeni başlayana da uzun süredir çalışan ustaya da aynı ücret (1800 TL) yazılmıştı. Maaş dağıtımındaki haksızlık karşısında direnen işçiler, ocağa inmeyi reddederek yöneticileri protesto ettiler. Görüştüğüm işçiler iki vardiyanın ücretlerde hak eşitliği sağlanana kadar ocağa girmeyeceklerini, sabahki vardiyanın da direnişe katılacağını söylediler.

İşçiler sürekli her sene kendi hakları olan kömürleri bu sene şirket tarafından verilmediğini ve maaşlarını da alamamış olmaları sebebiyle, ‘ömür’ dedikleri ‘kömür’ü alacak paralarının olmadığını anlatıyorlar.

Bir yanda trilyonların ‘kimin cebinde kalacağı’ tartışmaları, öbür yanda 301 madenciden geriye kalan arkadaşlarının verdiği yaşam mücadelesi.

Herkesi Soma’yı anlamaya çalışırken rehberini vicdanı kılmaya davet ediyorum.

Yorumlar