Soma'da yeni bir 13 Mayıs yaşansa T. Maden iş "ocaklar açılsın" demenin hesabını nasıl verecek?

Somalı maden emekçisi kardeşlerimin dikkatine:

Bugün Maden İş'in eylemine ilişkin yaptığım haber ve sonra gelişmeler ışığında hazırladığım habere ilişkin bir açıklama yapma gereği duydum.

Soma Kömür İşletmesi A.Ş. çalışanı maden emekçilerinin büyük çoğunluğunun örgütlü olduğu T. Maden İş sendikasının 13 Mayıs'taki facia öncesinde işçiye ve işverene karşı tutumunu işçi ifadelerinden defalarca defa haberleştirdim. Hepimizin malumu.

Geçtiğimiz günlerde Soma'daki tüm Maden İş şubelerinin ortak bir şekilde dağıttıkları bildiride FİRMANIN MAL VARLIĞINA KONULAN TEDBİR KARARININ KALDIRILMASI ve OCAKLARIN AÇILMASI taleplerini dillendirdiler.

Bugün de Maden İş 3 No’lu şubesinin yayınladığı bildiride "MADENLERİN KAPATILMASINA VE BAŞKA FİRMAYA PEŞKEŞ ÇEKİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ" denildi.

Cafer Bülbül, bildiriye ilişkin bir açıklama yaparak, o cümleden Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin haricinde bir firmaya ocakların verilmesini istedikleri gibi bir anlam çıkmaması gerektiğini, Taner Yıldız'ın Atabacası ve Eynez kapatılır, Demirexport ve İMBAT'a işçiler dağıtılır açıklamasına yanıt olarak bu cümleyi kurduklarını ve DEVLET EĞER SOMA AŞ İLE ÇALIŞMAK İSTİYORSA FİRMAYA DESTEK VERMEK ZORUNDA OLDUĞUNU düşündüklerini belirtti. İlk yayınlanan ve kendilerinin de destek verdikleri bildiriyi YAZILDIKTAN SONRA GÖRDÜKLERİNİ ve FİRMANIN MAL VARLIĞINDAKİ TEDBİRİN KALDIRILMASI TALEBİNİ DOĞRU BULMADIKLARINI diğer şubedeki arkadaşlarına söylediğini ancak yine de birlikte hareket ettiklerini belirtti.

Tüm gelişmeleri haberlerimde tarafsızca belirttim. Şimdi olması gerekeni dillendirelim. Bu bildirilerde bakıldığı zaman akıllara sadece tek bir soru düşüyor; “İşçi sendikası olan T. Maden İş işverenin parasının yerine işçinin parasının peşine mi düşüyor?”

UYAR Madencilik mağduru işçilerin durumu ortada. Tazminatlarını, içeride olan maaşlarını hala alamayan işçilerin sıkıntısı gözler önündeyken, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. çalışanı işçilerin nerede çalışmaya devam edecekleri, maaşlarını alıp alamayacakları sorunları ortadayken, YERALTINDA ÇALIŞAN İŞÇİLERİN İŞ GÜVENLİĞİ VE SAĞLIĞINA İLİŞKİN HİÇBİR YASAL DÜZENLEME YAPILMAMIŞKEN, sendikaya düşen aynı güvenliksiz ocakların açılması için kamuoyu oluşturmak mıdır, yoksa Türkiye’deki tüm madenler birkaç aylığına kapatılsın, gerekli denetlemeler doğru dürüst yapılsın ve daha mekanize olmuş ocaklarda işçiler ölümlere yürütülmeden, insana yaraşır koşullarda çalıştırılsın demek midir?

İşçilerin SGK pirimleri yatıyorken, henüz Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. ve TKİ arasındaki sözleşme bitmemişken, ocaklar kapatılmamışken, işçiler hala alt işverenin işçileri iken işlerine son verildiği takdirde tazminatlarını almalıdırlar, iş akdi sürecekse de maaşlarını eksiksiz, kesintisiz almalıdırlar; işçiler bu belirsizlikten bir an önce kurtarılmalıdır demek yerine, işyerinde 301 emekçi hayatını kaybettiği halde, bırakın hesabı, kendisine tek bir soru dahi sorulmayan ALP GÜRKAN’IN PARASININ DERDİNE DÜŞMEK işçi sendikasına yakışır mı?

Ege Linyit İşletmeleri Müessese Müdürlüğü’nün önünde bugün eylem yapmak isteyen maden emekçisi kardeşlerim, polis izin vermedikleri için hükümet konağının önüne gittiler. Onlar ekmeklerinin, alın terlerinin, hakları olan kazancın peşindeler, bundan hiç kimsenin zerre kadar şüphesi yok. Ancak bu taleplerle önce ELİ’ye ardından Hükümet Konağı önüne çağırılan işçilerin katılımının yoğun olmamasının sebebi olarak haberlerimi göstermek yerine, sendikanın taleplerinin işçinin talebi olup olmadığına bakmalarını tavsiye ediyorum yönetici arkadaşlara.

Aylardır verdiğim mücadele, Taner Yıldız’ın ve AKP hükümetinin kötü enerji politikaları sebebi ile ülkeyi kömüre, kömürü maden baronlarına ve madenciyi ölüme mahkum ettikleri sistem içerisinde işçiyi güvenliksiz ocaklara sokmalarını önlemeye çalışmak oldu.

Çünkü yarın o ocaklara indiğinizde bir tane işçinin ölmeyeceğinin garantisini kim verebilir?

Maden İş sendikası yetkilileri “açılsın” dedikleri ocakta (Allah korusun) bir 13 Mayıs daha yaşanırsa, bunun hesabını verebilirler mi?

Bakan Taner Yıldız Eynez için; “EYNEZ TÜRKİYE’NİN EN GÜVENİLİR MADEN OCAĞIDIR” demedi mi?

En güvenlisi Eynez ise, gerisi ne durumda?

Van Valisi, ilk depremin ardından “Sorun yok, evlerinize dönün” dedikten sonra evlerinde yakalandıkları ikinci depremde hayatını kaybedenlerin hesabını bu ülkede mahkemelere vermediyse, kendi vicdanına, ahirette Hak’ka verecek.

Bir sendikanın açıktan, dağıttığı bildirilerle “OCAKLAR AÇILSIN” demesi kadar tehlikeli bir cümle daha önce ben duymadım.

Ocaklar kapalıyken devletten ve firmadan işçinin aldığı maaş anasının ak sütü gibi helaldir, işçinin üzerine “hak etmediğin parayı almaktan mutlu musun” baskısı kuranlar bunu iyi bilsin.

Maden İş üyesi işçi kardeşlerime de sesleniyorum; sendikanızın talepleri ortada. Aylardır bana anlattığınız taleplerin ise 301 maden emekçisi kardeşimizin çocuklarının mezar taşlarına bıraktığı mektupları tekrar görmek değil; evlerinizden güvenle ocağa giderken ak yüzlerinden öpüp koklamak, ailenize ekmeğini, aşını kimseye minnet etmeden götürebilmek, hepimize 13 Mayısları yaşatanlardan hesap sorabilmek ve bir daha o kara günleri tekrar yaşamamak olduğunu biliyorum.

Ermenek’te 18 madencinin yerin altında ölüme gönderildikleri gün “Haydi, Ankara’ya” deyip de, Alp Gürkan’ın parasının peşine düşenlerin yaşattıkları başarısızlık sebebiyle umudunuzu kıranların kimler olduğunu sizler gibi ben de biliyorum.

İşçinin yoksulluğunu, çaresizliğini, içine düşürüldüğü belirsizlikten doğan kimsesizliğini kullanarak taleplerini Meclis’e kabul ettirmek isteyen maden baronlarının Soma’da hangi oyunları hangi kanallar aracıyla çevirmek istediklerini sizler gibi ben de biliyorum.

Hepsini yazacağım.

Yani ne Maden İş’in içerisindeki şubelerin yöneticilerinin bürokratik sendikacılık veya başka sebeplerle düştükleri kavgalar ne de firmanın 13 Mayıs öncesinde olduğu gibi maliyet yüzünden giriştiği uygulamalar umurumda değil.

Benim umurumda olan işçinin ölmemesi, insana yaraşır bir şekilde çalışması, yaşaması, aylarca beklediği ve hakkı olan kömür fişini arkadaşına satmak zorunda kalmaması.

Sizin umurunuzda olan ne?

Yorumlar