Soldan esen rüzgar

Sağlıktan ve diğer kamu hizmetlerinden yana Hükümet’in hayal kırıklığı yaşattığı Şili Halkı’nı ayağa kaldıran, sadece 23 yaşında bir genç kadının mücadelesi değil,  “artık ben de söz sahibi olmalıyım” bilinci oldu.

Öğrenciler ile Şili Halkı’nı bir araya getiren en büyük güç, muazzam derecede sevilmeyen Devlet Başkanı’nın halktan yana olmayan tutumları ve eğitim başta olmak üzere toplumda büyük oranda hissedilen eşitsizlik oldu.

Özellikle işçiler, 23 yaşındaki Devrimci Camila’nın çağrısına uydular ve hükümetin uygulamalarına karşı başlarını gömdükleri kumdan kaldırdılar. Ağustos ayında düzenlenen 48 saat süren ulusal greve, polisin sert müdahalesini göze alarak katıldılar. Zira, güvenlik güçlerinin halklar üzerinde kullandığı orantısız gücün tüm dünyada bir utanç tablosu olarak karşımıza çıktığını bir kez daha görmüş olduk.

Türk basını da Şili’deki hareketlenmeye duyarsız kalmadı. Ancak olayın sadece magazinsel boyutuyla ilgilendiler. Büyük medya kuruluşlarının Şili’deki olaylarda “haber değeri” gördükleri tek konu Devrimci Camila’nın güzelliği idi. Oysa Camila, 73 darbesinin getirdiği despotizmin yaşı gereği şiddetini yaşamış olmasa da, darbe zihniyetinin getirilerini akranları gibi gören ve yoldaşlarıyla Hükümet Kongre’sinde, sosyal ağlarda ve televizyon programlarında halkı bu zulme ve eşitsizliğe karşı davete çekinmeyecek kadar cesaret sahibi bir gençti. Ve her konuşmasında liderliğe soyunmuş olmasına rağmen, açlık grevi yapan ve baskıya maruz kalan yoldaşlarını ön planda tutacak kadar da mütevaziydi. Tek meziyeti güzelliği değildi anlayacağınız Camila’nın.

Şili’de gerçekleşen büyük çaplı mitinglerde İçişleri Bakanı Rodrigo Hinzpeter’in kontrolünde yaşanan orantısız güç sayısız gencin ölümüne sebep oldu. Dünya’nın neresinde olursa olsun, baskıya ve zulme, adalet ve eşitlik talebiyle baş kaldıran her fidanın maruz kaldığı tutum ne yazık ki bu oluyor.

- See more at: http://arsiv.cagdasses.com/yazar/169-ece-s-ozturk-soldan-esen-ruzgar.html#sthash.YRTND4FQ.dpuf

Yorumlar