Ön seçim talebi - Örgüt Kılıçdaroğlu'ndan 'Kemal'ini istiyor!

CHP’lilerin bugünlerde sohbet konularının en önemli bölümünü milletvekili adaylarının nasıl tespit edileceği sorunu oluşturuyor.

CHP 2015 milletvekili adayları nasıl tespit edilecek;

     1) Atama  

             a- Fermuar  

             b- Eğilim yoklaması

     2- Ön seçim

Yöntem ne olacak ? hiç kimse bilmiyor. Herkes fil’i tuttuğu yerden tarif ediyor

  • Atama : Bugün örgütün tamamına yakını bu yönteme karşı. Sadece Genel Merkez yönetiminde olup kendisini atayacaklar ile bir şekilde adı geçen yöneticileri etkileyeceğini, listede kendilerine yer bulacaklarını düşünen‘’ MAVİ BONCUKLULAR’’bütün illerde atamayı destekliyor. Çıkar odaklarının kendilerini destekleyeceğini, Genel Merkezi etkileyeceğini düşünenler önseçime karşı çıkıyorlar ve ‘’ bu üye yapısıyla önseçim olmaz,yükleme üyeler yapılmış…’’ masallarını anlatıyorlar. Halbuki mevcut ilçe ve il örgütleri ile Genel Başkan ve parti meclisini gökten inen melekler seçmedi. Örgütün bu şekilde dışlanmaya çalışılması ahlaki bir durum olmayıp CHP tüzüğüne göre ‘’ ayrımcılık’’ suçu işlenmektedir. CHP üyeleri bu suçlamayı hak etmiyor.Ankara Mamak örneğinden hareket edersek üyelerimiz asker değil, şoven değil, bölgeci değil,mezhepçi değil… üyelerimiz sadece ‘‘sol a bakıyorlar ‘’

%10 barajının altında kalan illerde, CHP’lilerin başka partilere oy vermesi yada sandığa gitmeyişinin gerekçeleri tespit edilmelidir,tüzük işletilmelidir. Meslek yada geçim kaynağı haline gelen yöneticilik modeline son verilmelidir.

     a-Fermuar yöntemi: Genel Merkezin siyasi partiler yasasından kaynaklanan % 5 atama yetkisi ile siyaset dışından gelen ya da uzmanlaşmış siyasetçilerin, milletvekili listelerinin üst sıralarına gelmesine ve listenin kalanının önseçim ile belirlenmesine hiç kimsenin itirazı yok. Örgüt dışında mesleki başarı ve toplumsal destek gibi ölçülerle CHP ne güç katacak kadrolara doğal olarak her CHP li yerini vermeye hazırdır.

       b-Eğilim yoklaması: Önseçim yöntemi veya delegelerin eğilimleri tespit edilerek, listelerin atama ile oluşturulması. Yani ilçe örgütü denetiminde sandık koyulması. Geçmişte ki deneyimler göz önüne alındığında aynı sıkıntıları örgüt tekrar yaşamamalıdır!

2-   Ön seçim: Bütün üyelerin katılımı ile hakim denetiminde milletvekili adaylarının tespit edilmesi en ideal yöntem olarak gözükmektedir. Siyasetin hukuki ve ahlaki gerekçeleri ön seçimi zorunlu kılmaktadır. Söylemlerde ki inandırıcılık sorunu önseçim ile ortadan kalkacaktır.

Sosyal demokrasinin temel ilkeleri önseçim diyor

SORUN NEREDE BAŞLIYOR?

CHP Genel Merkezinin %5 yasal yetkisine ilave %15 daha atama yetkisini kullanma eğilimi örgütte sıkıntı yaratıyor. %15 neye göre ve nasıl kullanılacak? Örgütün buna ihtiyacı olmadığı ortada, volkan kaynıyor.% 15 ilave atma yetkisi tüzükte yer alsa bile kullanılması ‘’ hukuki’’ değildir, CHP tüzüğünün bağlı maddelerine aykırıdır.

Bu konuda ki hukuki dayanaklar:

  • Tüzüğümüzün 2. maddesinde partimizin kuruluş ilkeleri, sosyal demokrasinin insan hakları, özgürlük ve eşitlik ilkesine dayandırılır.%15 ilave atama yetkisi üye haklarının kullanımı ile ilgili eşit olmayan bir durum yaratmaktadır. Her ne kadar tüzükte yer alsa da demokrasinin özü ve temsil konusunda ; neye göre ve nasıl kullanılacağı bilinmediğinden anti demokratiktir. CHP nin kuruluş ilkesi ile çelişen bu durum dikkate alınmalıdır.
  • Tüzüğümüzün 3. maddesinde yer alan katılımcılık ve çoğulcu demokratik düzenin sağlanması ile ayrımcılıkla mücadele görevi CHP nin dir. %15 ilave atama yetkisi üyelerin katılımını fiilen engellemekte olup çoğulculuğa aykırıdır. Ayrıca atama yetkisi kullanımında ‘’kriter’’ belli olmadığı için üyeler arasında ayrımcılık ortaya çıkacaktır. Demokrasinin özü yönetime katılımdır. Demokrasinin özüne ve ruhuna aykırı .% 15 ilave atma yetkisi kullanılmamalıdır.
  • Tüzüğümüzün 4. maddesi ‘’ siyasi yetkiler çıkarlar özel çıkarlar için kullanılamaz’’ diyor. Atama yetkisini kullananların ( parti meclisi) kendilerini ataması bu madde ile çelişmektedir. Niyet okuma yeteneğim yok ama Fikri Sağlar’ın önseçim ile ilgili önergesinin PM de red edilmesi tüzüğümüzün bu maddesinin çiğnenme niyetini gösteriyor.
  • Tüzüğümüzün 5. maddesi ‘’ siyasal yaşamda erdemliliğe uyma ‘’ yı zorunlu kılar. CHP tüzüğü üye ve yöneticilerine ‘’ erdemlilik’’ görevini vermişken, kendisini atamak bu durum ile çelişir.  
  • Tüzüğümüzün 7. maddesi her CHP üyesine ‘’ haksızlıklara karşı savunulmayı isteme’’ görevini verir.%15 ilave atama gibi bir haksızlığa karşı ‘’ üye çıkarının korunmasını talep etmek’’ her üyenin hakkıdır

CHP tüzüğünün uygulanması Genel Başkan ve MYK nın sorumluluğundadır.

Tüzükte yer almasına rağmen hukuka aykırı sayılan gerekçelere ilave siyasi etiğe aykırı tutulan gerekçeler ise;    Sn. Kemal Kılıçdaroğlu göreve geldiğinde ‘’ parti içi demokrasi, önseçim…’’ dedi. Örgüt canlandı,halkımızın beklentisi yükseldi ve ‘’umudun adı Kemal’’ oldu. Artık derneklerle,sendikalarla ve meslek örgütleriyle bağlarımız gelişecekti. Artık içimizde demokrasi işleyecek,hak ve hukuk temelinde siyaset yapılacaktı. Artık parti sol a bakacaktı. Artık yanlı,destekli atamalar sona erecekti.

Bu süreçte ; Sn. Kılıçdaroğlu öncesinde ki yönetimlerin destekçisi olan il ve ilçe örgütleri bir gecede ‘’ Kılıçdaroğlu yanlısı’’ oldular. Kongre sürecinde delegeler çoğunlukla eski alışkanlıkla masa başında tespit edildi. Örgüt ve üye iradesi yine yönetim dışı kaldı,bu seferde ‘’ Kılıçdaroğlu yanlılarına’’takıldı. Çankaya ilçe kongresin de görüldüğü gibi ‘’ Kılıçdaroğlu ’’ adına ilçe başkanı seçildi.Sav ve Baykal patentli yeni’’ Kılıçdaroğlu yanlıları ‘’bir sefer daha görevde kaldı,üye ve örgüt bir sefer daha dirsek yedi. Yeni ‘’ Kılıçdaroğlu yanlısı’’ kadrolar örgüt katılımının artması için getiriler 56. ve 57. maddelerde ki kurulları bile şeklen işlettiler. Gerekçeleri ise ‘’eleştiriler’’ idi. Laf söyletmedikleri eski Genel başkan ve Genel sekreteri bir gecede unutan örgütler kendilerine gelen eleştirileri ‘’Genel Başkana laf söyletmeyiz’’ türküleriyle geçiştirdiler. Yenileşme süreci eski kadrolarla sadece ‘’söylemde’’ kaldı. Örgüt ve üye iradesinin yönetime yansıtılması hayali bir başka bahara kaldı. Baykal ve Sav’ın tedrisatından geçen kadrolar ile görevde kalmak üzerine kurgulu yönetimlerle; hedeflenen toplumsal dönüşüm ve kitle örgütleri ve halk ile bütünleşme gerçekleşemedi.Genel merkez ile uyumlu olmak adına yanlışlara ses çıkaran olmadı. Umudun adı ile millet vekili seçimine girdik. Listeler atama ile belirlendi. Genel Başkanımız Başbakan olacaktı olmadı. Yerel seçimlere sıra geldi; yine atam furyası başladı listeler genelde atama ile belirlendi, umudun adı önseçim yapmadı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayı son anda açıkladık. Yaşanan seçimlerde gördük ki delege hakimiyeti ile kurulan il ve ilçe örgütleri( tecrübeli kadroları dışlayıp) seçmenin verdiği oylara ve seçim sandığına sahip çıkamadılar. Siyaset yapma biçimi ve güdüleri delege hakimiyeti üzerine kurulu kadrolar sorumluluğu kendileri dışında her kesime yüklediler!

Kurultaylar yaşadık. Delegenin tamamı 2012 kurultayında Genel Başkana sahip çıktı. Aynı delege 2 sene sonra 2014 te 740 oy verdi. Burada dünya siyaset tarihine geçecek örnek bir olay yaşandı. Genel Başkanı 940 delege önerdi.740 delege oy verdi. Genel Başkanın çevresinde bulunanlar bu açıklanamaz olayın mimarıdır. Yapısal sorunların göstergesi olan bu gerekçe bile tek başına %15 ilave atama yetkisinin kullanılmaması için yeterlidir !!! Partimizin Genel başkanını bu hoş olmayan duruma düşürenlerin öngörüsü göz önüne alındığında ; AKP karşısında ki olumlu şartlara rağmen oylarımızın neden artmadığı da görülecektir. Ayrıca mevcut kadroların atama yetkisini kullandıklarında ortaya çıkacak vahim tablo düşünülemez. AKP’nin önlenemez hakimiyetini durduramayan bu kadroların kötü niyetli olduğunu söylemek ise emeğe saygısızlıktır.Bu nedenle milletvekili adayları örgüt tarafından belirlenmeli, Genel Başkanın çevresinde öngörüsü yüksek, tabana duyarlı ve sağlıklı politikalar üretecek kadrolar yer almalıdır.

Ankara da Genel Başkan Yardımcımız Sn. Haluk Koç tarafından yapılan ilçe ve köy gezilerinde gördük ki; 4 yıl önce atama ile seçtirilmiş olan milletvekilleri kendi seçim bölgelerinde ki seçmen tarafından tanınmamakta,bilinmemektedir. Ankara da ki protokol görevleri atama vekiller için her şeyden önemlidir. CHP’nin halktan kopmasına yol açan,seçim bölgesiyle ilgisi olmayan kadrolara etiket kazandıran ‘’atama’’ yöntemi 2015 milletvekilliği seçimleri için kullanılmamalıdır. Ankara da seçildikten sonra hiçbir parti çalışmasında göremediğimiz iki vekil partimizden ayrıldı. Partimizden ayrılan vekiller sorunlu ise yöneticiler de sorumludur. Bu iki örnek ve geçmişte yaşanan yanlışlıklar göz önüne alındığında; önseçim esas yöntem olmalıdır.

NEDEN ÖNSEÇİM:

Levent Eyipişiren kardeşimiz hepimizin adına soruyor “Üyesi olmakla övündüğümüz Sosyalist Enternasyonalin üyelerine sorun bakalım, kaç milletvekilini atama ile belirlemişler?’’ Aday belirleme yönetmeliğinin eski PM üyemiz Eyipişiren tarafından mahkemeye taşınması ise tüzüğün7. maddesinde belirtilen ‘’ haksızlıklara karşı savunulmayı isteme’’ görevinin yerine getirilmesidir.

CHP kadrolarında değişime ihtiyaç olduğu gün gibi aşikardır. Parti politikalarını halka anlatılabilmesi için yukarıdan atanan değil, örgüt içinden seçilen vekiller görev almalıdır… AKP’nin bunca yanlışı bugün halkımıza anlatılamadıysa kendimizi sorgulamamız gerekmektedir. Halk mı bizi anlamıyor biz mi halkı anlayamıyoruz. Her şey halkın gözü önünde oluyor. 2015 milletvekilliği seçimlerinde halkın içinden gelen halkla aynı dili konuşan örgüt evlatları milletvekili olmalıdır.

CHP iktidar adayı ise önseçim şarttır…

Seçim çalışmalarına bütün örgütün katılımı önseçim ile sağlanabilir…

Seçimleri listeler değil, örgüt-seçmen desteği kazanır…

Seçim sandığında hakimiyet kurmanın yolu önseçimdir…

Oyların çalınmasının engellemenin yolu önseçimdir…

Tecrübeli kadroların seçimde görev almasının yolu önseçimdir

Atama kadro partilerine,önseçim kitle partilerine yakışan yöntemdir…

Geçmişte ki siyasal başarıların temelinde önseçim yatar…

2015 milletvekili seçimleri için :

  • Tüm üyelerin katılımı ile hakim denetiminde önseçim yapılmalıdır
  • Önseçim takvimi biran önce açıklanmalıdır…
  • %15 ilave atama yetkisi kullanılmamalıdır…
  • Siyasi partiler yasasından kaynaklanan %5 atama yetkisi amacına uygun kullanılmalıdır…

Cinsiyet Kotası ve Gençlik Kotasının uygulama şekli ise ayrı bir tartışma konusudur.

Yorumlar