Yersiz düşünceler...

 


Bu düşünceler yersiz olmakla kalmayacak. Beklenebilirdi bu da. Zamana aykırılık denen o yersiz biçimine sahip hemen görülebilir zaten. Beklenen yanıtlar, bir kez daha, hem gecikmiş hem de erken olacaklar.

Derrida, Marx ve Mahdumları kitabının açılış sözleri.

Bazı çağının önünde yaşayanlar, bazı düşünceleri, bazı sözleri, kelimeleri herkesten evvel dillendirirler. Ve hep erken konuşmuş olurlar! Ne tuhaf, yaşadığınız zamanın ötesindeki her şeyin zamansız görülmesi! Sizce de tuhaf değil mi?

Dünya yuvarlak dedi biri, kafir dediler, ulan dediler, dünya düz, nasıl yuvarlak dersin dediler, tövbeye çağırdılar… Düşünceleri, söyledikleri, işaret ettikleri gelecek yersiz olarak mı kaldı? Tüm o korkulara, o korkuların bekçilerine rağmen şimdi o zamanın aydınlık işaretçilerinin işaret ettikleri geleceği yaşamıyor muyuz? Korkuları, korkularının esiri olanları ve onlara bekçilik edenleri tarih şimdi bir leke olarak, bir karanlık olarak yazmıyor mu?

Zaman hep ileri akmaz. Bazıları karanlıktan beslenir. Korkulardan beslenir. Geçmişin karanlığı kanlarındaki adrenali yükseltir ve büyük bir coşku ile oraya dönmek isterler. Oraya gitmek için ne var ne yok yeniden inşa ederler! Bundan, korkunun karanlığından, aldıkları haz vampirlerin kana susamışlıkları ile yarışır.

Ülkemiz, bir zamanların umut vadedeni şimdilerde korkulu bir karanlığa dönüşen ülkemiz…

Bir zamanların kendi kendine yeteni, şimdilerin kimselere yetmeyeni…

Birazdan başımıza ne gelecek, nasıl bir tezgaha geleceğiz acaba diye paranoyak bir ruh haline savrulduğumuz güzelim cennet-cehennem!

Bir aydınlık düşünden bir karanlığa nasıl da savulduk.

Nereye baksan kir pas.

Nereye baksan çirkinlikler.

Nereye baksan ölümler, facialar, kaza süsleri…

Bir imam çıkıp doğruyu söylüyor, çekmediği kalmıyor!

Bir maden çöküyor tedbirsizlik ve denetimsizlikten, sonra suçlu olan ölenler oluyor. Fakir olan, garip olan mahkum oluyor!

Bayram günü ansızın ortalığı cehenneme çevirip sokaklarda insan avlıyorlar, peşinden suçlu olan yine o avlananlar oluyor! Avcı hep haklı!

Çocuklara bir sözlerinden hareketle hayatlarını karartabilecek kadar düşmanlar.

Her şeye nefret ve öfke ile kin ve intikam güdüsüyle yaklaşıp iş görüyorlar.

Bunca öfkeyi, nefreti, kini bir bünyeye nasıl sığdırıyorlar, nasıl yaşıyorlar bunca pisliği içlerinde biriktirerek?

Bir nevi yeni bir canlı formu bu tür! Fezanın dipsiz boylarında ve dünyada olmayan sadece ülkemizde yetişen ender, eşsiz bir canlı formu!

Bu canlı formuna bunca kötülük, pislik yerli de bu pis karanlıkta, bu kötülük içinde yaşamak istemiyoruz demek yersiz oluyor!

Bu eşsiz canlı formu da bir gün doğal yaşamın sonuna gelecek! Yaşamlarının sonuna gelmeden, yarattıkları bu dev hapishanenin duvarları ya üzerine yıkılacak ya da o duvarlara kendileri hapsolacak!

Yorumlar