Tüzük yönetmelikle değiştirilemez, CHP ön seçimden kaçamaz!

CHP Parti Meclisi; "kendi Anayasası" olan parti tüzüğünü yönetmelikle değiştirecekmiş!

“400 vekili verin, bu iş huzur içinde çözülsün” diyerek arzuladığı sistemi getirebilmek adına her yolu deneyen Cumhurbaşkanı Erdoğan boşuna uğraşıyormuş demek ki.

CHP Parti Meclisi gibi, yönetmelikle Anayasa’yı değiştirip Başkan olsa ya!

7 Haziran sonrası yaşanan;

Bir “yenileme seçimi”, yani bir erken seçimdir.

İptal halinde ortaya çıkan, “yeniden yapılan”, yani “tekrar seçim” değildir.

Sanırım CHP yönetiminin erken seçime ilişkin ilginç bir kafa karışıklığı yaşaması durumu var.

Durumu aydınlatalım o halde... 

Anayasa ve yasalarda yenileme seçimi denilen seçimin uygulamadaki adı, erken seçimdir. Erken seçim adı hiçbir yazılı düzenlemede geçmemektedir. 

Dört yıl için seçilenler, ister bir aylıkken, ister üç yıllıkken dört yıl dolmadan bir seçim kararı alındığında, dört yıl dolmadan yaşanan bir seçim, bir yenileme yani erken seçim halidir. 

Yenileme yani erken seçim kararını ya TBMM ya da Cumhurbaşkanı almaktadır. Bu kararı alana göre söz konusu olan iki tür yenileme seçimi için mevzuatta bazı farklılıklar düzenlenmiş ise de, farklılık olmayan konulardan birisi, bu seçim kararını kim alırsa alsın, adayların belirlenmesinde bir farklılık öngörülmemesidir.

CHP, yerinde olarak TBMM tarafından alınan seçimlerin yenilenmesi kararını erken seçim olarak nitelemektedir. Erken seçimde de seçimlerle ilgili tüm işlemler yenilenmektedir.

Cumhurbaşkanının bu konudaki seçimlerin yenilenmesi kararını ise her nedense erken seçim olarak nitelemeyip, Cumhurbaşkanının aldığı kararla yaşanan bu durumu, bir tekrar seçimmiş gibi yeniden yani aynı listelerle yapılan bir seçim olarak sunmaktadır. Oysa tekrar seçimler, ölüm ve istifa dışında aynı listelerle ve iptal halinde yapılmaktadır. Örneğin Erdoğan’ın seçildiği Siirt seçimleri gibi… Oysa şimdi ortada iptal edilen bir seçim yoktur. CHP’nin seçim hukukun alfabesini bilmemesi düşünülemez. 

Yenileme (erken) seçimi ve yeniden yapılan (tekrar) seçim gibi yakın sözcüklerden kaynaklı kavram karmaşasından hareketle, kafalar iyice karıştırılmaktadır! Bundan da farklı sonuçlar yaratılmaktadır.

CHP, “Cumhurbaşkanının karar aldığı durumla ilk kez karşılaşılıyor, bu erken seçim değil, tekrar seçimdir” diyor. Ve yapay gerekçelere sığınılıyor. Oysa bu hal Anayasada öngörülmüştür. Anayasa 116 ncı madde bu durumu, 45 gün içinde ortaya çıkan bir iptal seçimine bağlı tekrar seçim değil, bir yenileme yani erken seçim olarak saymıştır! Cumhurbaşkanı karar almayıp ta Eylül ayında TBMM aynı kararı alsa ne değişecektir! Yine benzer zaman diliminde yine benzer bir erken seçim olmayacak mıydı!

Bir kez daha vurgulamalı ki, ortada bir iptal kararı olmadığından, Cumhurbaşkanı da TBMM de hangisi alırsa alsın, süresinden önce yapılan yenileme seçimi, her durumda bir erken seçimdir ve yeni listelerle yapılması gereken bir seçimdir.

İptal durumu ortaya çıkarsa o zaman aynı listelere bağlı kalınmaktadır ki böyle bir durum zaten söz konusu değildir.

7 Haziranda seçilenler, 25. Dönem milletvekilleri olarak Genel Kurul’da yerlerini almışlardır.

Şimdi yapılacak bir tekrar seçim değil, yenileme yani erken seçim olduğundan, bunun sonrasında da 26 ncı Dönem milletvekilleri seçilmiş olacak.

Yani, yaşananlar “tekrar seçim” değil, “erken seçim”dir.

Bu nedenle 7 Haziran için nasıl bir takvim işlediyse, önümüzdeki erken yapılan genel seçim için de öyle bir takvim işletilmek zorunluluğu vardır.

Eğer ki bu önümüzdeki takvim bizlere “tekrar seçim” sürecini getirseydi, (yani 7 Haziran genel seçimleri iptal edilmiş olsaydı) partiler aynı listeyle yeniden seçime gidebileceklerdi.

Çünkü 7 Haziran seçimleri neticesinde iptali gerektirecek hiçbir gelişme, itiraz, hukuki sonuç ortaya çıkmamakla birlikte; Hükümet kurulamadığı gerekçesiyle erken seçim kararı alındı.

Erken seçim, tekrar seçim kavramlarına ve hukuki sürece ilişkin yarın geniş bir yazı kaleme alacağım zaten köşemden. 

7 HAZİRAN’DA ADAY OLMAYANLARININ SEÇİLME HAKKI ENGELLENEMEZ! 

CHP tarafından; 7 Haziranda aday olmayanların, o seçim için seçilme hakkını elde etmeyenlerin, yine o seçimde zamanında görevden çekilmediği söylenen Atilla Sertel’in ve başvuru yapmayı düşünen daha bir çok kişinin seçilme hakları ellerinden alınıp, önümüzdeki erken seçimde aday olmaları engellenemez!

Önseçimle demokrasi çıtası yükseltilirken, daha önce önseçim yapılan yerler, şimdi yeni adaylık başvurularına kapatılmakta, demokrasi ve seçimler, seçilme hakkı dondurulmakta, rafa kaldırılmaktadır!

CHP’nin ön seçim yapmamak için formül arayışı nafile bir çabadır.

Şöyle ki...

Ön seçim konusunda parti tüzüğünde bile isterse bir ay içinde yapılsın, herhangi bir erken seçim (yani yenileme seçimi) durumu istisna sayılmıyor.

Bu konu Tüzükle düzenlenmektedir. Tüzüğü değiştirmeye Kurultay yetkilidir. Kurultay’dan sonra en yetkili organ olan Parti Meclisi tüzüğü askıya alması veya etkisiz kılması asla düşünülemez.

Erdoğan’ın bile ben başkan olmalıyım dediği, bunun için anayasa değişikliği istediği, bir Yönetmelikle Anayasa’yı değiştirip ben başkan oldum demediği ve bu konuların tartışıldığı bir dönemde, parti anayasası olan Parti Tüzüğünün, Kurultay yerine Parti Meclisince ve de bir Yönetmelikle değiştirilip benzer bir fiili yetki kullanımı yaratılmamalıdır.

ÖN SEÇİMDEN KAÇILAMAZ!

CHP’nin örgütünün ve adaylarının ön seçim için yorgun oldukları gerekçesi, önümüzdeki erken seçim için de enerjileri kalmadığı argümanını da yanında taşımaktadır. Oysa partinin yetkili organlarındaki “etkili” isimler, CHP’nin her koşulda bir erken seçimi taşıyabilecek potansiyelde olduğunu dillendirmekteler.

Öyleyse ön seçimden kaçılamaz!

“Yorgunluk” gerekçesi kabul edilemez!

Parti içi demokrasi esaslarına uygunluk konusuna, YSK’nın “ben karışmam” sözü veya günü kurtaran bir kararı, partinin kendi içinde demokrasiyi askıya almasını haklı kılmaz! 

Yorumlar