CHP’de Olağan Kurultayın Ocak 2016'da toplanması nasıl sağlanacak?

CHP MYK, iki yıl içinde yapılması gereken kurultayı bir yıl erteledikten sonra, seçimlerin yaklaşmasından hareketle, kongrelerin 7 Haziran 2015 sonrasında yapılacağını açıklamıştır. Buna göre, bitirilecek kongreler sonrasında da kurultayın yapılması, bu sürecin 17 Temmuz 2015 tarihine kadar sonuçlanması gerekmektedir.

MYK, 13 Temmuz 2015 tarihinde aldığı kararla, il kongrelerinin 29 Kasım 2015 tarihinde bitirileceğini açıklamış, kurultay konusunda ise tarih vermekten kaçınmıştır.

Yargıtay’a ise kurultayın Aralık 2015’te yapılacağı ifade edilmiştir.

***

Kurultay için zorunlu olan en geç üç yıllık sürenin dolduğu 17 Temmuz 2015 tarihine kadar kurultayın yapılmaması durumunda, kurultayın yapılmamasına yönelik ortaya çıkan aykırılığın giderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının da, Anayasa Mahkemesinden ihtar ve ayrıca tedbir talebinde bulunması, tedbir yoluyla da genel başkan dahil tüm genel merkez yönetiminin yetki ve görev kullanmasının da önüne geçilmesi gerekirken, Kurultayın yapılması konusundaki anılan ifade karşısında, Aralık 2015 tarihinde kurultayın yapılacağını gözeten Başsavcılığın, bu yola başvurması engellenmiş, Başsavcılık hareketsiz kılınmıştır.

CHP yönetimi, bu sonucu yarattıktan sonra, MYK 3 Kasım 2015 tarihinde, il kongrelerinin 3 Ocak 2016 tarihinde bitirileceğini öngören yeni bir karar almış ve bu konuya yönelik takvim açıklanmıştır.

***

Seçim ve hukuk işlerinden sorumlu Genel Başkan yardımcısı Sayın Bülent Tezcan, 20 Haziran’da sürecin başlatıldığını ve Ocak 2016 tarihinde kurultayın tamamlanacağını, Kurultay konusunda herhangi bir hukuksal sorun bulunmadığını bu tabloda ifade edebilmektedir.

Sayın Bülent Tezcan ve onun anlayışına sahip olanların, 17 Temmuz 2015 tarihine kadar kurultayın yapılmasını sağlamamak karşısında, çıkarak Partinin tarihinde ilk kez içine düşürüldüğü böyle bir durum nedeniyle, tüm örgütlerden ve partililerden özür dilemesi gerekirken, hala daha hiç bir sorun olmadığını açıklamaları ve Kurultayın Ocak 2016’da yapılacağını ifade etmeleri, CHP’lilik onur ve nitelikleri ile asla bağdaşmamaktadır.

***

Kongrelerin 3 Ocak’ta tamamlanacağı gözetildiğinde ise, kongrelere yönelik itirazlar ve süreleri, olağan kurultay için çağrı ve süresi gözetildiğinde, Ocak 2016 da hukuksal çerçevedeki bir Kurultay’ın gerçekleşebilmesi söz konusu değildir. Ben yaptım oldu yöntemiyle bu duruma sürüklenen Parti’de ise, kuşkusuz her şeyin yapılabilmesi olanaklıdır.

Sorun kişi olarak Sayın Bülent Tezcan sorunu değil, parti yönetiminde Sayın Bülent Tezcan’ın anlayış ve uygulamasında olanların bulunmaları sorunudur.

Sorun bu anlayıştakilerce Partinin yönetilmesi, CHP’nin ben yaptım oldu zihniyetiyle yönetilmesi sorunudur.

Bu nedenle sorun, sadece bir genel başkan değişikliği gerektiren bir sorun olmayıp, bu anlayışa sahip bütün yönetimin değişmesini gerektiren bir sorundur.

Sorunun sadece bir kişiye, bir genel başkana, birkaç yöneticiye indirgenmesi durumunda, o cephede dün ve bugün yaşanan sorun, onların yerine partiyi gözeten değil kendilerini öne geçiren kişilerin gelmesi durumunda, yarın bir başka cephede yaşanır olacaktır.

O nedenle sorun kişi veya kişiler ile ilgili değil, yönetimde egemen olan anlayışla, yönetimle ilgili bir sorundur.

***

Görevden alınan, ilçe başkanları yerine yapılan atamalar üzerine en çok 30, il başkanları yerine atamalar üzerine en çok 45 gün geçmesine rağmen, geçici görevin anılan süreleri geçemeyeceği de gözetilmeden, bu yerlerin hiç birinde anılan görevler için seçimli kongre yapılması yoluna gidilmemiştir.

Böylece Parti tarihinde görülmemiş biçimde parti teşkilatlarına genel merkez tarafından adeta el konulmuştur.

Süresiz kılınan bu geçici yönetimlerle, il ve ilçe kongre süreçleri yürütülerek, olağan kurultay öncesinde, parti teşkilatlarının serbest iradesine müdahale edilmektedir.

Yeni delegelerin özellikle bu yönetimlerin etkisi altında seçilmesi iradesi sergilenmekte, anılan yönetimlerin ve delegelerin zan altında bırakılmasının ötesinde, olabildiğince ve etki edilebildiği ölçüde yeni delegelerin de serbest irade söz konusu edilmeden, genel merkez etkisiyle belirlenmesi istek ve amacı öne çekilmektedir.

Bu nedenle önceki delegelerle gerçekleştirilecek olağanüstü kurultaydan uzak durularak, bu süreçte değiştirilecek delege yapısıyla ve bu yapı değiştirilene kadar da olabildiğince uzatılan sürecin sonunda arzuladıkları bir tabloda, olağan kurultay istenmektedir.

CHP yönetimi, hukuktan yana tavır alması gerekirken, aksi uygulamalarını artırarak sürdürmekte, her geçen gün yeni hukuksal sorunlar ortaya çıkarmakta, parti üzerinde yaşanmamış bir genel merkez sultası ve vesayetine yol açmaktadırlar.

***

Öte yandan CHP’nin içine itildiği bu durum, CHP ilke ve değerlerinden, CHP’nin Cumhuriyet’ten, Cumhuriyetin niteliklerinden, halktan, halkın emek ve alınterinden uzaklaştırılmasıyla ortaya çıkmış bir durumdur.

Bu nedenle yapılması gereken, CHP’nin tekrar ilke ve değerlerine sahip kılınmasıdır. Olağanüstü kurultay isteğindeki amaç burada yatmaktadır.

CHP’de hem yönetim değişikliği sağlanacak, sadece bununla yetinilmeyerek hem de CHP kendi ilke ve değerlerine kavuşturulacaktır. Böyle bir yapıdaki CHP ile de, halka en büyük umut olarak demokrasi yolunda devam edilecektir.

***

Bu tabloda, ortaya çıkan sonucu gözetmeden Sayın Tezcan’ın, özür dilemek yerine çıkarak hiçbir sorun yokmuş gibi açıklama yapması, genel merkezin de bu açıklama karşısında susması, Başsavcılığın hareketsiz kılınmasından sonra, şimdi de olağanüstü kurultay için delegelerin etki altına alınmak istenmesine, delegelerin hareketsiz kılınmasına yönelik bir adım olduğu sonucunu açıkça yaratmaktadır ki, genel merkez bu konuya açıklama getirmeli, Sayın Tezcan ise, tüm delegelerden, parti örgüt ve üyelerinden özür dilemelidir.

CHP, böyle bir yönetim anlayışına elbette layık değildir.

CHP, halkı için, demokrasi için, yarınlar için var olduğunu, ülkede yaşanan sorunlardan çıkış konusunda da tek adres olduğunu, kendisini kuşatan bu anlayıştan kurtararak gösterecektir.

Yorumlar