CHP’de söylem değil, artık siyasal çizgisinde bir eylem dönemi

CHP’de yönetim karşıtı olduğunu söyleyenler ne dediler.

CHP’nin 7 Haziran öncesinde etkin muhalefet yapamadığını, bu nedenle AKP’nin iktidarda kalmasında pay sahibi olduğunu belirttiler.

Ayrıca, bu tarihten sonra da iktidar hedefini ortaya koyamadığı için muhalefeti bir araya toplayamayıp, açılan 1 Kasım yolunda AKP’nin tekrar iktidara gelmesine de yol açtığını belirttiler.

1 Kasım sonuçları karşısında CHP’de tekrar genel başkanlık konusu gündeme atıldı.

Evet CHP’de bir yönetim sorunu vardı.

Yapılmayan, hukuksal yönden süreleri de aşılan bir kurultay da ortada idi.

Siyasal çizgisinden uzaklaşmış, tabanına da heyecan aşılamayan bir parti söz konusu idi.

Bu durumda, söylenen değişim için, herkesin kişisel beklentilerini aşarak, tabanla buluşan bir kadro hareketine yönelmesi, siyasal boyutu öne çekmesi gerekirken, neler mi oldu…

Yönetime getirilen eleştirilerin haklılık payı vardı tamam.

Peki, onlara seçenek olarak ortaya çıkanlarda farklı olarak ne vardı…

Eleştirilenlerin aynısı bu sefer onlarla bir daha yaşandı, farklılık bununla kaldı.

 

Mevcut yapıda kurultayda yönetimin karşısına tek adayla çıkılması dışında bir olasılık söz konusu değildi.

Daha ilk günden son güne kadar, yönetimi eleştirenler, yan yana gelip, el birliği içinde olamadılar.

Ortak bir irade sergileyemediler.

Açıkça ya da yarım ağız olarak adayım diyenler, gerekirse çekilirim, esas olan Partidir bile diyemediler.

Hepsi, kendi adaylığına koşullanıp, kendi adaylığını dayatıp, bunun gerçekleşmesi için bekleyip durdular.

Öte yandan, söylem dışında, emek ve eylem sergilemeyip, kendilerini bir köşeden bir şekilde hissettirip, keşke altın tepsi ile bana sunulsa diyenler de olmadı değil.

Ve hiç kimse, her türlü çabaya rağmen, bu ortamda bile esas olan partidir diyemeyince, mevcut yönetime tekrar yönetim yolu da açıldı.

Görülen bir kez daha ne oldu.

İsimleri dolaşan bu kişilerden hangisi yönetime gelirse gelsin, kendilerini ve kendi anlayışlarını esas alacakları ve partiyi öne çekemeyecekleri için, bugün yaşanan sorunlar, yarın da bir başka cephede yaşanır olacaktı.

Şu an ki yönetimden farklı bir durum ortaya çıkmayacaktı.

Yani CHP’de, CHP’nin her yerinde bir kimlik ve siyasal çizgi sorunu yaşanmakta.

O halde yapılması gereken,

Bu tabanda ifadesini bulan hiç kimseyi dışlamadan bir araya toplayıp, çoğulculuk içinde, CHP’nin siyasal kimliğini esas alarak, söylem dönemini geride bırakıp, halkıyla bütünleşen emek ve eylemi esas alan, bir kadro hareketi ile yola devam etmek…

Yorumlar