İşte darbenin yazılı metni: KHK

Hukuk ve demokrasiyi korumak için, olağanüstü hal KHK'ları aleyhine mutlaka ve ivedilikle AYM'ne iptal davası açılmalıdır.
Anayasa'nın 148/1 maddesinde, olağanüstü hal KHK'larına karşı AYM'ne başvurulamayacağı belirtilmektedir. 
AYM, bu hükmün olağanüstü hal amaç ve sınırları aşılmadan, olağanüstü halin gerektirdiği koşullarda çıkarılan KHK'lar için geçerli olduğunu ısrarla vurgulamaktadır. 
Bu nedenle, çıkartılan düzenlemenin adına bakarak, adında olağanüstü hal KHK'sı ifadesinin yer almasının, tek başına iptal başvurusu için red nedeni sayılmayacağını belirtmiştir. 
AYM incelemesini, her durumda, bu düzenlemelerin içeriğine bakarak yapacağını, düzenlemenin içeriğinde amaç ve sınırların aşılması veya durumun gerektirdiği koşulların aşılmasını saptadığında, iptal kararı vereceğini ifade etmiştir.
AYM, olağanüstü halde çıkarılan KHK'lar yoluyla yasalarda değişiklik yapılır ise, bu durumda olağanüstü hal sonrasına sarkan düzenlemeler ortaya çıkacağını,bunun olağanüstü halin kalıcı kılınması anlamına geleceğini vurgulayarak, bu gibi durumları KHK içeriğine bakarak saptadığında, iptal kararları vermiştir.
AYM, eğer olağanüstü hal KHK'larında, bu KHK'ların çıkarılabileceği koşullar aşılmış ise, çıkarılan bu KHK'ların iptal edileceğini 1991, 1992 ve de 2003 yılındaki 424, 425, 430 ve 285 sayılı KHK'lala ilgili iptal kararlarında açıkça ortaya koymuştur.
AYM'nin bu kararları uyarınca, AYM'ne bu KHK'lar aleyhine, bu KHK'ler yasalaşmadan da başvurulabilmesi söz konusudur.
TBMM İçtüzüğüne 1996 yılında eklenen 128 inci madde uyarınca, bu KHK'ların, artık 30 gün içinde TBMM'de görüşülmesi ve karara bağlanması da gerekmektedir. Getirilen bu düzenleme, olağanüstü hal KHK'larının yasalaşmaları öncesinde bunlar aleyhine AYM'ne başvuru yapılmasına engel oluşturmamaktadır.
Olağanüstü hal KHK'ları 30 gün içinde TBMM'de görüşülüp yasalaştıktan sonra, bu düzenlemeler aleyhine diğer yasalar gibi AYM'ne başvurulabileceği kuşkusuzdur. 
İçtüzüğe eklenen bu hükme rağmen, söz konusu süre içinde görüşülmemeleri ve karara bağlanmamaları durumunda bu KHK'ların akıbetinin ne olacağı konusu ise düzenlenmemiştir. Öyle bir durumda da bu KHK'lar aleyhine AYM'ne başvurulduğunda,durumun gerektirdiği koşulların aşılmasından hareketle iptal kararı verileceği açıktır.
Olağanüstü hal süresinde çıkartılan KHK'lara bakıldığında, ortaya çıkan demokrasiye sahiplenme iradesi değil, demokrasinin var olan kırıntılarının da yok edilmesi iradesidir.
FETÖ ile kuşkusuz etkin mücadele edilmelidir. 
Bir darbe teşebüsünün önlendiğinde, hukuk ve demokrasi etkin duruma gelmelidir.
Oysa önlenen darbe teşebbüsü sonrası çıkarılan KHK'ların anlamı, hukuk ve demokrasinin etkin kılınması veya güvenceye alınması değil, hukuk ve demokrasinin yok edilmesi, yani hukuk ve demokrasiye yapılan bir darbedir.
Bu KHK'lar, darbe teşebbüsü sonrası yapılan darbenin yazılı metinleridir. 
Olağanüstü hal KHK'ları yürürlükte kaldıkça FETÖ ile mücadele etmek yerine, ifade edilen mücadelede hukuktan uzaklaşılmaktadır. Bu ise yarın mücadelenin sonuçsuz kalmasına yol açacaktır.
Öte yandan olağanüstü hal KHK'ları ile, olağanüstü halin gerektirmediği konularda düzenlemeler yapılarak devlet yeni baştan yapılandırılmaktadır.
Tüm bu durumlar görmezden gelinmemeli, söylemle geçiştirilmemeli, mutlaka ve mutlaka AYM'ye başvuru yapılması gerekmektedir. Bu konuda görev ise, TBMM'deki muhalefet partilerine düşmektedir.

Yorumlar