Muhalefete ve Erdoğan'a çağrı: Derhal özür dile!

FETÖ ile elbette etkin mücadele edilmelidir.

FETÖ ile mücadele Erdoğan'ın değil, "sorumlu organların"görev alanı içinde kalmasına rağmen, "Darbe ve muhtıralara hayır" söylemine sığınarak, Anayasa uyarınca sorumsuz olan Erdoğan; Anayasal konumunu aşarak, hükümetin görev alanına müdahalelerden, sürekli alanlardan ve ekranlardan uzak da kalamıyor.

FETÖ'YLE MÜCADELE SÖMÜRÜSÜ YAPARAK, KENDİSİ MUHTIRA VERİYOR

Bu yolla, FETÖ ile mücadele sömürüsü yaparak, gerçekte amaçladığı sistemle ilgili muhtıralar vermeye devam ediyor,

Öte yandan Erdoğan, FETÖ ile mücadele sömürüsününde ötesinde, artık doğrudan Cumhuriyete, Cumhuriyeti kuranlara ve Atatürk'e saldırıyor.

ATATÜRK'ÜN ADINI AĞZINA ALAMIYOR

Erdoğan, hala daha Atatürk'ün adını ağzına almayıp, Gazi Mustafa Kemal diye geçiştiriyor,

Kurtuluş mücadelesini yapanlar ile 15 Temmuz arasında karşılaştırma yapıyor:

15 Temmuz'u, ikinci kurtuluş savaşı olarak niteliyor!

Bu mücadelelerin, "Çılgın Türkler tarafından yapıldığını" söylüyor.

BUGÜN MÜCADELE EDENLERİN GEÇMİŞTEKİLERDEN FARKLI OLARAK İMANLI OLDUĞUNU NEDEN VURGULUYOR? 

Ancak bugün mücadele verenlerin geçmiştekilerden farklı ve imanlı olduğunu vurgulamakla, geçmiştekiler için nasıl bir bakış açısına da sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Bu niteleme, Kurtuluş mücalesine, bu mücadeleyi verenlere, o kadrolara ve Ulu Önder'e saygısızlık ve de saldırıdır.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE AYRIMCILIK

Ayrıca, geçmiş ve günümüz arasında ayrımcılık yapmak, hala daha din tüccarlığını sürdürmek demektir.

Öte yandan, bir Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmesi ise, taşıdığı sıfatla da bağdaşmamaktadır.

Hala daha din tüccarlığı yapan; Cumhuriyet'e ve Cumhuriyet'i kuran kadrolara, Atatürk'e saldıran Erdoğan'ı kınıyor, özür dilemeye ve görev gereklerine uygun davranmaya, bu görevinden çekilmeye davet ediyor, ayrıca konu hakkında muhalefeti göreve çağırıyorum.

Yorumlar