Adalet Yürüyüşü ve CHP'ye dair ne varsa

ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE CHP’YE DAİR NE VARSA

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun casusluk ithamıyla 25 yıla mahkum edilip, Yargıtay kararı beklenmeden tedbir tutuklaması yapan mahkemenin kararının ardından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, adalet için Ankara’dan İstanbul’a protesto yürüyüşü başlattı.

69 yaşındaki bir siyasetçinin hem fiziksel hem de mevsimsel sebeplerden dolayı bu yürüyüşü yapamayacağını, yapmasının sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturacağını söylediler ve ben de aynı kanaati paylaşanlardandım. Buradan yanılmamdan dolayı çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum.

Sevgili okurlarım,

Bir şey çok açık. Biz bu ülkede adalet isteyen insanlar olarak Enis Berberoğlu için yürüdük. Ama sadece Enis Berberoğlu için yürümedik.

Biz, ne kadar haksızlığa, hukuksuzluğa, Kanun Hükmünde Kararnamelerle yargısız infazlarla, işinden, ailesinden, toplumdan, kariyerinden koparılan insanların hepsi için yürüdük.

Adalete olan inancımızla yürümeye devam ediyoruz!

İşte, Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarını yürüten, o enerjiyi, azmi veren 69 yaşında bir insana oruçluyken bile 40 derece sıcağın altında 400 km yolu yürüten güç, adalete olan ihtiyacıdır, inancıdır.

Bakın, bir önceki yazımda “Bu CHP, iktidar faşizminin karşısında yüzde 49’u konsolide edip, yüzde 51 oyu, desteği toparlamayı başarabilir mi?” diye sormuştum. Şimdi, bu sorduğum sorunun cevabını kendim vereyim:

Bu şekilde mücadele verildiği sürece başarabileceği yönünde hiçbir şüphe duymuyorum.

Neden mi?

Cevap basit. Bakın, bir şey çok açık. CHP, her zaman için iç dinamizmi kaynayan bir partidir. Hatta bu durum, merkez medya ile yandaş basının çok işine gelir. AKP’yi eleştiremedikleri için CHP’nin iç meselelerini gündeme taşıyarak AKP’nin ekmeğine yağ sürerler.

Şimdi bakın, CHP’de bir aydır hiçbir şekilde –ki kongreler süreci- hiç tartışma haberi duyuyor musunuz? Hayır. Demek ki, CHP’deki muhalefet de, anlamlı ve haklı bir muhalefet.

Örnek mi? Daha önceki olağanüstü kurultayda genel başkan adayı olmuş, ciddi de bir oy almış, benim de öğretmenim olan, onun il başkanlığı döneminde beraber görev yaptığımız Yalova milletvekili Muharrem İnce, salona girerken “Rakibinizim” dedi. “Ama şu an genel başkan seçildiniz. Emrinizdeyim. Benim de genel başkanımsınız” dedi.

“Referandumdan hemen sonra mevcut durumu analiz edip, doğru tespitlerde bulunup, geleceği kurgulayabilmemiz için olağanüstü kurultayı toplayalım” dedi. Ama genel başkanın herkese adalet için başlattığı bu büyük eyleme, tereddüt etmeden her an destek verdi, katıldı.

Bu çok önemli bir şey arkadaşlar.

Haksızca disipline verildiğine inandığım Fikri Sağlar, ceza aldı, partiyi mahkemelerde tartıştırmadı, ağzı sulanan medyaya malzeme vermedi. Her gün o yürüyüşte tabanlarını patlattı, terini akıttı.

Muharrem İnce’yi destekleyen milletvekilleri de yürüdü, Fikri Sağlar gibi düşünenler de yürüdü.

“Biz farklıyız” demediler. “Bir bütünün farklı parçalarıyız” dediler ama, bir bütün olduğumuz gerçeğini unutmadılar.

Aslında partinin eksik kalan imajı, aranan ruhu, özlem duyulan duruş da buydu.

Bu yürüyüş Türkiye’ye adalet getirir mi getirmez mi zaman gösterecek ama hiçbir şüphe yok ki Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Fikri Sağlar ve sayısız CHP’linin kol kola girmesiyle çok daha güçlü bir CHP, çok daha fazla umut vadeden CHP’yi meydana getireceği açıktır.

Buradan ben, iktidar baskısına rağmen elini taşın altına koyan CHP’li belediye başkanlarımızı da isim vermeden, reklam yapmadan tebrik ediyorum. Siz cesur yürek oldukça, örgütümüz sizin için mücadele vermekte daha cesur davranacaktır.

Gelelim Deniz Baykal’a.

Sayın Baykal, fiziki şartlarınız, sağlık durumunuz, Antalya’nın yaz sıcağında günde 1000-1500 kulaç atmaya uygun. Ne demek “Bizi de yürümek zorunda bırakmayın” demek? Bütün CHP’liler, adalet arayanlar, doğusunda batısında, kuzeyinde güneyinde caddelere inmiş yürüyor, bu parti, bu ülke, sayısız kariyer vermiş size, on yedi yıl genel başkan olmuşsunuz ama partiyi on yedi gün iktidar yapamamışsınız, hala yanlışa ısrar edip, bu birlik ve beraberlik sürecinde o yürüyüşte olmuyorsunuz. Geçmişiniz ve şahsınız namına ortaya koyduğum bu sitemimi not etmenizi rica ederim.

Bu köşeden adalet için istisnasız herkese adalet için yürüyen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, bütün hesapları bırakıp genel başkanının yanında ülkesi ve partisi için mücadele veren az evvel ismini saydığım veya sayamadığım bütün mücadele arkadaşlarımıza sonsuz bir minnet ve şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Bu ülkede hiçbir şey bitmiş değil, çünkü CHP var ve “CHP varsa herkes için var” sözü ispat bakımından bu yürüyüşün ruhuyla, bu yürüyüşün kol kola giren farklı düşünceleriyle ortaya konulmuştur.

Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu,

Özlenen ve aranan mücadele tarzı budur. Ama, geçmişte yaptığım her türlü eleştirinin ötesinde ortaya koyduğunuz bu eylem takdire şayandır. Partimizdeki ve ülkemizdeki farklılıkları bir zenginlik addedip, kucak açarak kol kola mücadele vermekte ve bu durumun sürdürülebilmesi de liderimiz olarak sizin sorumluluğunuzdadır.

Ayrıca sanat dünyasının bu yürüyüşe bizzat katılmasını, destek vermesini bu baskıcı ortamda çok zor olmasına rağmen süreci organize eden, emek harcayan, CHP İstanbul Milletvekili ve PM üyesi Gamze Akkuş İlgezdi’yi de bir yurttaş olarak tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum.

Bu yürüyüşe katılan herkesin düşüncesine ve ayaklarına sağlıklar diliyorum.

Ve yüreği temiz bir şekilde adalet arayan her bir yurttaşımızı 9 Temmuz Pazar günü saat 18.00’de Maltepe Sahilde yapılacak olan Adalet Mitingine katılmayı davet ediyorum.

Yorumlar