CHP yönetimi Gezi'den gerekli dersi aldı mı?

CHP yönetimi son 5-6 yıldır yaptığı stratejik seçim hatalarına bir yenisini daha ekleyerek son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız bir sonuç elde etmiş ve bu başarısızlığın gölgesinde muhalif milletvekillerinin de dayatmasıyla olağanüstü kurultay kararı almıştır. Ancak mevcut delege yapısı ile CHP’ nin olağanüstü kongre de değiştirebileceği herhangi bir şey yoktur. Görünen o ki mevcut yönetim değişmeyecektir. Önemli olan parti tüzüğünün demokratik hale getirilmesi ve uygulanan sağ politikalardan vazgeçip CHP’ nin kuruluşundaki ruhuna geri dönülmesi ve gerçekten çağdaş, sosyal demokrasiye ve politikalarına uygun hareket edilmesidir.

 

Konuyu açık ifade edecek olursak genel başkanlık seçimi haricinde parti meclisi seçimi de yapılacaktır. Parti meclisi seçimi ile ilgili olarak son günlerde mevcut yönetimin “kapsayıcı liste” oluşturacağı kamuoyuna duyurulmuştur. Kapsayıcı liste uygulaması, eski başarısız sağ politikaların devamı anlamına gelmektedir. Efendim CHP listelerinde muhafazakar sağ ve merkez sağ kadrolarda yer alacakmış. Saygıdeğer CHP yönetimi ve seçmeni bilmelidir ki CHP’ nin Atatürk ilke ve devrimlerini çağdaş bir akılla yorumlayan ve çağdaş, sosyal demokrat uygulamalara dayalı politikalara ihtiyacı vardır. CHP’ nin parti meclisinde sağ adayların yer alması doğru bir politika değildir. Bu yöntemle CHP sosyal demokrasiden iyice uzaklaşacak ve bilinen herhangi bir ağ parti haline gelecektir. Halbuki siyasette sağ kulvar, muhafazakar AKP ve milliyetçi MHP tarafından doldurulmuştur. O zaman CHP’ nin ne yapması lazım?

Eğer CHP iktidar olmak istiyorsa; 1. CHP’ nin yapması gereken ilk uygulama siyasi partiler kanunun demokratikleşmesini beklemeden kendi parti tüzüğünü ivedilikle demokratikleştirmesi ve en altta olan üyelerinin alınan kararlara katılımının sağlanması gerekir. Bu nedenle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi partinin yetkili karar organları kendi yetkilerini aldıkları bir kararla genel başkanına vermemelidir. Aksi taktirde Türk siyasetinde sanki bir karışıklık varmış gibi algılanıyor. CHP seçmenine ve üyelerine saygı duyarak onların kararlara gerçekten katılımını sağlamalıdır. CHP kendi seçmenin ve üyelerinin aklıyla dalga geçerse son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüldüğü gibi seçmende CHP yönetimini sandığa gitmeyerek cezalandırır.

Anlaşılacağı üzere CHP karanlık, çapraşık ilişkilerden arınmalı ve tüm politikalarını halkın çıkarlarını ön planda tutarak, halkın taleplerine uygun olarak, şeffaf bir şekilde oluşturmalıdır. Ancak bu şekilde halkı ikna edebilir ve inandırabilir. Aksi taktirde CHP seçmeninin oyuna alamayan parti yönetimi başka seçmenlerin oyunu hiç alamaz, iktidar yüzü göremez. Son olarak şunu söyleyelim, görüleceği üzere CHP acil olarak parti tüzüğünü demokratikleştirmeli ve partiyi tam kurumsal hale getirmelidir.

Burada sormamız gerek soru şudur; CHP kentlerdeki yoksul oyarı ve varoşları hangi yanlış politikalarla kaybetmiştir.

2. CHP tüzüğe uygun olarak partiyi gençleştirmelidir. Defalarca belirtildiği gibi hiçbir genel merkez ve il yöneticisi, parti tüzüğünde kotalar olmasına rağmen, gençlerin ve kadınların siyasette yer alması için uğraşmamış, aksine yeterince yer almaması için önlerini tıkamışlardır. Böyle olunca da diğer sağ partilerde olduğu gibi paralı, yağlı göbekli, kendi çıkarlarından başka bir şey savunmayan tipler parti yönetimini ve politikalarını belirlemektedirler.

Burada da sormamız gerekir ki acaba CHP yönetimi “muhteşem gezi” mücadelesinden gerekli dersi alamamış mıdır?

3. Mevcut durumda son altı, yedi yıldır CHP’ nin AKP karşıtlığı üzerine politikalar oluşturduğu algısı vardır. Hâlbuki dünyada mevcut çağdaş, sosyal demokrat partilerde olduğu gibi sosyal demokrasi söylemi, daha fazla özgürlük, eşitlik, adalet, çevre, ekonomi, gençlik ve gelecek üzerine politikalar oluşturulmalı ve samimi olarak halka inilmelidir.

Burada belirtmem gerekir ki CHP ülke sorunları üzerine son altı, yedi yıldır bir çalışma yapıp halka bunu raporlarla anlatmamış, daha önceden yaptığı ve raporladığı çalışmaları kamuoyunun gündeminde tutarak bir çabalama içine girmiştir. Sadece bazı milletvekillerinin yaptığı basın toplantılarıyla sorunlar çözülemez. Halkın gündeminde CHP tutulamaz. Türkiye’ de mevcut sorunlarla ilgili yeni bilimsel çalışmalara ve bunların yer aldığı yeni sosyal demokrat politikalara ihtiyaç vardır. Çünkü CHP Türkiye Cumhuriyet’ ini kuran, Cumhuriyet’ in güvencesini oluşturan ve bugünde iskeleti olan bir partidir.

Sahi CHP’ nin oluşturduğu bir gölge kabine vardı, bu gölge kabinenin çalışmalarından haberdar olan var mı?

Sonuç; Türkiye Cumhuriyetinin devamı ve mevcut cumhuriyet rejimin ayakta kalması için bu milletin CHP ’ye ihtiyacı vardır. Mustafa Kemal Atatürk’ ün bu ülkeyi kurarken CHP üflediği ruhu yeniden oluşturmalıyız. Daha önceden de belirttiğim gibi CHP bu kuruluş ruhuyla beraber dünyadaki sosyal demokrat partilerin iktidar yolundaki çalışmalarını da dikkate alarak, sığ olan sağ politikalardan vazgeçip rotasını yeniden sosyal demokrasiye çevirmelidir.

Değişim, ilerleme insanların değişmesiyle değil, yeni program ve politikalarla olmalıdır. Altı okun yeniden yorumlanmaya değil, çağdaş politikalarla tam olarak uygulanmasına ihtiyaç vardı…

 

Yorumlar