Hakan Şükür vekil olduğunu bugün hatırladı

Son yıllarda tuhaf işler oluyor.Yengemizin Arnavut ciğeri, gelinimizin Çerkez tavuğu, görümcemizin Kürt böreği, eltimizin Acem pilavı ile donanan sofralarımızın uğurlu bereketinde birilerinin gözü kalmış olacak ki herkesi teker teker ötekileştiriyorlar. Böylece sofrayı dağıtacak, herkesi kendi köşesinde kısır tepsilerde bir başına yemek durumunda bırakacaklar.

Hey gidi Hakan Şükür! İlk gençlik yıllarımızda tanıştığımız spor- magazin haberleri sayesinde sadece sporculuğu ile değil, özel hayatıyla da sürekli takip ettiğimiz, destek olduğumuz, sevinciyle mutlu olup üzüntüsüyle dertlendiğimiz Hakan Şükür! Torino’daki gururumuz, Milli Takımımızda diğer hepsi gibi umudumuz, futbolumuzun yıldızı, sarı kırmızı renklere gönül vermiş küçük kardeşlerimizin idolü, rakiplerinin kabusu, ama milletimizin iftiharı Hakan Şükür.

Milletin vekalet vererek Türkiye Büyük Milet Meclisi’ne kendini temsilen gönderdiği milletvekili Hakan Şükür... Kendileri buyurmuşlar: “..Aslında ben Türk değilim Arnavutum ama bu topraklarda ekmek yedim, bu topraklarda yaşıyorum..”

Güler misin ağlar mısın? Milletin iftiharı hatta vekili Hakan Şükür, kendi ile bu millet arasındaki bağı bir cümleyle yurt dışından ülkemize gelen profesyonel futbolcular ile tiribünler arasında kurulan gönül bağının bile aşağısında bir yerlere koyuyor. Ekmeğini yemiş, burada yaşamış!

Ya başka nereden ekmek yiyecek nerede yaşayacaktın? Başka ocağın, evin yurdun mu var? Başka milletin, ailen mi var? Sen gol atınca Tiran sokakları mı coşuyor? Maçta burnun kırılsa ertesi gün Arnavutluk okullarının bahçelerindeki çocuklar mı arkadaşlarıyla senin için kavga ediyor? Torino’da sıla hasreti çektiğinde gözünün önüne Arnavutluk mu geliyor?

Bakıyor ki çok saçma olmuş söyledikleri düzeltiyor: “Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un da aslen Arnavut kökenli olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak Milli mücadeleye bu topraklara yaptığı büyük katkıları hatırlatmak isterim. Bu düşüncelerle aziz milletimize vekil olarak hizmet etmekten şeref duyduğumu herkesin bilmesini isterim.”

Bana, milletine İstiklal Marşı’nı armağan etmiş Mehmet Akif Arnavutmuş, Lazmış, Kürtmüş, Arapmış bana ne? Millete ne? Bize ne?

Merakımdan büyüklerimize soruyorum: Kimi zaman ay yıldızlı formayı giyerek milli takımımıza kaptanlık yapma onuruna erişmiş Lefter, acaba hiç etnik kimliğini açıklama ihtiyacı duymuş muydu? Ya da bu millet O’nun Fenerbahçeli olması dışında kim olduğunu sormuş muydu?

İyi de spor yorumculuğu ile milletvekilliğini bir arada yürüten aslen Arnavut olup da bu topraklarda ekmek yiyen bu topraklarda yaşayan Hakan Şükür’ün bu açıklaması niyeydi?

Çok şükür bu işlere milletin karnı tok, sabrı çok da kimi vekillerinin devirdiği çamları ya acemiliklerine veriyor görmezden geliyor, ya da ciddiye almıyor gülüp geçiyor. Ya da diyor “bir sonraki seçimlere yatırım yapmıştır, genel başkanının gözüne girmeye çalışıyor". Şimdi artık öyle bir durumu da kalmadığına göre...

O zaman millet sabrediyor, dikkatle inceliyor. Öyle ya yeni anayasa yapılacak, kim bilir başkanlık ortaya çıkacak, en hafifinden yerel yönetimler güçlenecek (güçlenmekten ne anlayacağız bir öğrenebilsek) tüm bunlar için önce siyasetin yolu açılacak, bu yol İmralı'dan da geçecek. "Ona göre konuşması lazım demek ki vekilin" diyor. O da vereceği oyu ona göre hesaplıyor. İlle de sofrasını birlikte kuracak bu millet bereketini hesap hatalarında kaybetmek istemiyor.

Ve Hakan Şükür'ün vekil olduğu ilk kez aklına geliyor. Dünün zalimi bugünün mazlumu yapıldığı gün.

Yorumlar